ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), Peru'nun güneyindeki And Dağları'nda 6,7 büyüklüğünde güçlü bir depremin meydana geldiğini açıkladı. Depremin merkez üssünün, ülkenin güneyindeki Arequipa bölgesine bağlı Chivay kasabasının yaklaşık 30 kilometre kuzeydoğusu olduğu belirlendi. Sarsıntı, yerel saatle 22:47'de (TSİ 03:47) kaydedilirken, yaklaşık 100 kilometre derinlikte gerçekleşen depremin, yüzeye yakın bir depreme kıyasla daha az hasara yol açtığı ifade ediliyor. Perulu yetkililer, ilk belirlemelere göre can kaybı yaşanmadığını ancak bazı bölgelerde maddi hasar oluştuğunu duyurdu.
Depremin hissedildiği bölgeler ve ilk müdahale
Peru Jeofizik Enstitüsü'nün (IGP) verilerine göre deprem, başta Arequipa ve Ica olmak üzere ülkenin güneyindeki birçok bölgede hissedildi. Puno, Cusco ve Moquegua gibi komşu bölgelerden de sarsıntının hafif şiddette algılandığı yönünde ihbarlar yapıldı. Depremin ardından bölgede artçı sarsıntılar kaydedilirken, halkın bir kısmı geceyi açık alanlarda geçirdi. Peru Başbakanı Alberto Otárola, yaptığı açıklamada, ulusal afet müdahale ekiplerinin deprem bölgesine sevk edildiğini ve hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Ayrıca, deprem nedeniyle kıyı kesimlerinde tsunami tehlikesinin bulunmadığı açıklandı. Bölgedeki hastaneler ve sağlık merkezleri teyakkuza geçirilirken, okulların bir sonraki gün eğitime ara verebileceği ifade edildi.
Bölgesel risk ve hazırlık çalışmaları
Peru, Pasifik Ateş Çemberi olarak bilinen ve dünya genelindeki depremlerin büyük bir kısmının meydana geldiği kuşakta yer alıyor. Bu nedenle ülke, sismik açıdan en aktif bölgelerden biri olarak kabul ediliyor. Geçmişte 2007 yılında Pisco'da meydana gelen 8,0 büyüklüğündeki deprem yaklaşık 500 kişinin ölümüne yol açmıştı. Uzmanlar, bu tür depremlerin yapısal hasara ve ikincil afetlere neden olabileceği konusunda uyarıyor. Peru Hükümeti, son yıllarda deprem yönetmeliklerini güncellemiş ve erken uyarı sistemlerine yatırım yapmış olsa da, kırsal kesimdeki yapı stoğunun hâlâ kırılgan olduğu vurgulanıyor. Depremin, And Dağları'nın yüksek kesimlerinde toprak kayması riskini artırdığı ve yetkililerin bu konuda tedbirli olması gerektiği belirtiliyor. Bölgede yaşayanların deprem anında güvenli alanlara yönelmeleri, acil durum çantalarını hazırlamaları ve resmi talimatları takip etmeleri gerektiği hatırlatılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru'daki deprem, Türkiye gibi deprem kuşağında yer alan ülkeler için sismik risklerin küresel ölçeğini hatırlatıyor. Türkiye ile Peru arasındaki doğrudan ikili ilişkiler ticaret ve kültür alanlarında sınırlı olsa da, bu tür doğal afetler uluslararası dayanışma ve afet yönetimi konularında iş birliği fırsatlarını gündeme getiriyor. Türk Kızılay ve AFAD, geçmişte Latin Amerika'daki depremlere yardım göndererek deneyim kazanmış durumda. Bu bağlamda, Peru'ya yapılabilecek teknik destek veya deneyim aktarımı, iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirebilir. Ayrıca, Türk inşaat firmalarının depreme dayanıklı yapı konusundaki bilgisi, Latin Amerika'da yeni iş fırsatları yaratabilir.