ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) yapay zeka (YZ) stratejisi, Beyaz Saray'ın son haftalarda yayımladığı iki iddialı direktife rağmen ciddi bir finansman sorunuyla karşı karşıya. 2 Haziran'da Başkan Donald Trump, devlet genelinde hızlı yapay zeka benimsenmesini ve siber savunmanın güçlendirilmesini zorunlu kılan bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Üç gün sonra, Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından yayımlanan ek bir direktif, savunma ve istihbarat alanlarında yapay zekanın entegrasyonunu hızlandırmayı hedefledi. Ancak uzmanlar, bu hedeflerin mevcut bütçe tahsisleriyle gerçekçi olmadığını, Pentagon'un yapay zeka yatırımlarının artan ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Pentagon'un yapay zeka stratejisi, 2018'de kurulan Ortak Yapay Zeka Merkezi (JAIC) ile somutlaşmış, ancak merkez, sınırlı bütçesi ve personel eksikliği nedeniyle hedeflenen ivmeyi yakalayamamıştı. 2023'te JAIC'in yerini alan ve daha geniş yetkilerle donatılan Dijital ve Yapay Zeka Ofisi (CDAO), projeleri koordine etmeye çalışıyor. Buna rağmen, Kongre'ye sunulan 2026 mali yılı bütçe teklifinde yapay zeka için ayrılan pay, toplam savunma bütçesinin %1'inin altında kaldı. Oysa yapay zeka alanındaki özel sektör yatırımları ve Çin'in askeri yapay zeka harcamalarıyla karşılaştırıldığında bu oran oldukça düşük.
Beyaz Saray'ın yeni direktifleri, yapay zekanın askeri operasyonlarda, istihbarat analizlerinde ve lojistikte kullanımını hızlandırmayı öngörüyor. Ancak bu hedefler, veri altyapısı, iş gücü eğitimi ve güvenlik sertifikasyonu gibi konularda büyük maliyetler gerektiriyor. Pentagon yetkilileri, özellikle otonom sistemler ve karar destek araçlarının geliştirilmesi için ek kaynak ihtiyacı olduğunu dile getiriyor. Ancak Kongre'deki bütçe müzakereleri, savunma harcamalarına ilişkin tartışmalarla birlikte yapay zeka yatırımlarının önünü açacak ek ödeneklerin verilmesini zorlaştırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin yapay zeka stratejisindeki finansman açığı, küresel rekabet açısından kritik bir boyut taşıyor. Çin, yapay zekayı askeri modernizasyonun merkezine yerleştirmiş durumda ve bu alana milyarlarca dolar yatırım yapıyor. Rusya da yapay zeka tabanlı otonom silah sistemleri geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Bu tabloda, ABD'nin bütçe kısıtları nedeniyle teknolojik üstünlüğünü kaybetme riski bulunuyor. Uzmanlar, yapay zekanın savaş alanında devrim yaratacağını ve bu alandaki geri kalmanın stratejik sonuçlar doğuracağını vurguluyor.
Pentagon'un finansman sorunu, yalnızca bir iç mesele olmaktan öte, müttefiklerin güvenini de etkileyebilir. NATO ülkeleri ve diğer müttefikler, ABD'nin yapay zeka kapasitesine olan bağımlılıkları nedeniyle, bu alandaki gecikmeleri yakından izliyor. Ayrıca, yapay zeka teknolojisinin etik kullanımına ilişkin uluslararası kurallar konusunda ABD'nin liderliği, uygulamadaki zafiyetler nedeniyle sorgulanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin yapay zeka stratejisindeki finansman açığı, savunma sanayisinde teknoloji transferi ve iş birlikleri açısından Türkiye'yi etkileyebilir. Türkiye, kendi insansız hava aracı ve yapay zeka tabanlı sistem projeleriyle bu alanda önemli bir oyuncu haline geldi. ABD'nin bütçe kısıtları, müttefiklere teknoloji sağlama kapasitesini sınırlarken, Türkiye'nin bağımsız savunma teknolojileri geliştirme çabalarını dolaylı olarak güçlendirebilir. Öte yandan, NATO içinde yapay zeka standartlarının belirlenmesi sürecinde Türkiye'nin aktif rol alması, küresel savunma teknolojisi ekosistemindeki konumunu iyileştirebilir. Bu gelişme, Türk savunma sanayisi için hem fırsatlar hem de rekabet anlamında yeni dinamikler yaratıyor.