Pentagon ve Lockheed Martin, F-35 savaş uçağı programı kapsamında çok yıllı bir üretim ve idame anlaşması yapmayı değerlendiriyor. Konuya yakın bir kaynak, Lockheed'in uzun vadeli maliyet tasarrufu sağlayacak bir teklif sunabileceğinden şüphe duyduğunu belirtti. Görüşmeler, programın maliyetini düşürmeyi ve endüstriyel verimliliği artırmayı amaçlıyor.
Çok Yıllı Anlaşmanın Arka Planı
F-35 programı, ABD Savunma Bakanlığı'nın en pahalı silah tedarik programı olarak biliniyor. Program, toplam yaşam döngüsü maliyetinin 1,7 trilyon doları aşması bekleniyor. Lockheed Martin ve Pentagon, yıllık sözleşmeler yerine çok yıllı tedarik anlaşmaları yaparak maliyetleri düşürmeyi ve üretim hattında istikrar sağlamayı hedefliyor. Ancak, daha önce yapılan çok yıllı anlaşmalar beklenen tasarrufu sağlamakta zorlanmıştı. Özellikle idame maliyetleri, uçuş saati başına maliyet hedeflerinin üzerinde seyrediyor. Pentagon'un F-35 program ofisi, sürdürülebilirlik ve maliyet azaltma konusunda baskı altında. Lockheed Martin ise üretim verimliliğini artırmak için otomasyon ve tedarik zinciri iyileştirmelerine yatırım yapıyor.
Kaynak, Lockheed'in "uzun vadeli maliyet tasarrufu sağlayacak bir şeyi başarıyla önerebileceğinden" şüphe duyduğunu ifade etti. Bu şüphe, şirketin geçmişteki maliyet düşürme taahhütlerini tam olarak yerine getirememesinden kaynaklanıyor. Örneğin, 2019'da varılan el sıkışma anlaşması, uçuş saati maliyetini 2025'e kadar 25.000 dolara düşürmeyi öngörüyordu, ancak bu hedefe ulaşmak zor görünüyor. Şu anda uçuş saati maliyeti 30.000 doların üzerinde. Ayrıca, enflasyon ve tedarik zinciri sorunları maliyetleri artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
F-35, ABD'nin yanı sıra birçok müttefik ülke tarafından kullanılıyor. Program, NATO'nun hava gücünün bel kemiğini oluşturuyor. Türkiye, F-35 programından S-400 alımı nedeniyle çıkarılmıştı. Ancak son dönemde Türkiye'nin programa geri dönme olasılığı tartışılıyor. Yunanistan, Polonya, Finlandiya gibi ülkeler yeni F-35 siparişleri verdi. Çok yıllı anlaşma, müttefikler için maliyet ve teslimat takvimi açısından önemli. Eğer Lockheed maliyetleri düşüremezse, ortak ülkeler alternatif arayışına girebilir. Avrupa'da FCAS ve Tempest gibi yeni nesil savaş uçağı projeleri devam ediyor. ABD, F-35'in rekabetçi kalmasını istiyor. Ayrıca, Çin'in J-20 ve Rusya'nın Su-57 gibi rakipleri karşısında F-35'in teknolojik üstünlüğünü koruması gerekiyor. Çok yıllı anlaşma, Lockheed'in üretim hattını istikrara kavuşturarak maliyetleri düşürebilir. Ancak, şirketin idame maliyetlerini kontrol altına alması kritik.
Pentagon, F-35 programında yıllık yaklaşık 12 milyar dolar harcıyor. Çok yıllı anlaşma, 2025-2029 arasında 300'den fazla uçak üretimini kapsayabilir. Lockheed, 2023'te 98 uçak teslim etti. Hedef, yıllık 156 uçağa çıkmak. Ancak, pandemi sonrası tedarik zinciri sorunları ve kalifiye iş gücü eksikliği üretimi yavaşlattı. Şirket, otomasyon ve dijital ikiz teknolojileriyle verimliliği artırmayı planlıyor. Pentagon ise fiyat baskısı yapmak için alternatif tedarikçileri devreye sokabilir. Ancak F-35'in karmaşık yapısı ve gizlilik dereceli teknolojileri nedeniyle alternatif bulmak zor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, F-35 programından çıkarılmasının ardından kendi milli muharip uçağı KAAN'ı geliştirmeye hız verdi. Ancak, ABD ile ilişkilerde yeni bir sayfa açılması ve Türkiye'nin F-35 programına geri dönme ihtimali, bu çok yıllı anlaşmayı Türkiye için kritik hale getiriyor. Eğer anlaşma maliyetleri düşürürse ve Türkiye'nin geri dönüşü gündeme gelirse, Türk Hava Kuvvetleri için önemli bir kazanım olabilir. Aksi takdirde, Türkiye'nin KAAN projesi ve alternatif tedarik kanalları daha da önem kazanacak. Ayrıca, F-35 maliyetlerindeki belirsizlik, NATO içindeki savunma harcamalarını ve iş birliğini etkileyebilir. Türkiye, savunma sanayiinde bağımsızlığını artırma stratejisini sürdürecek.