ABD Temsilciler Meclisi, yıllık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'na (NDAA) eklenen ve Pentagon'un mali denetimi geçememesi durumunda savunma bütçesini yüzde 0,5 oranında kısmayı öngören bir değişiklik önergesini kabul etti. Cumhuriyetçi Arizona Temsilcisi Andy Biggs tarafından sunulan önerge, 13 Haziran akşamı oylamaya sunuldu ve sesli oyla kabul edildi. Söz konusu yasa değişikliği, Savunma Bakanlığı'nın mali tablolarının bağımsız denetçiler tarafından onaylanmaması halinde, bütçede küçük ama sembolik bir kesinti yapılmasını zorunlu kılıyor.
Pentagon'un denetim sorunu ve askeri harcamalarda şeffaflık talebi
Pentagon, 2018 yılından bu yana her yıl mali denetimden geçmekle yükümlü olmasına rağmen, bugüne kadar hiçbir denetimden tam not alamadı. Savunma Bakanlığı'nın 3,8 trilyon dolarlık varlığını yöneten devasa bürokrasisi, muhasebe sistemlerindeki zafiyetler ve karmaşık sözleşme yapıları nedeniyle sürekli olarak denetçilerin eleştirilerine maruz kaldı. 2022 mali yılı denetiminde, Pentagon'un 39 alt biriminden sadece 11'i temiz rapor alabilmişti. Bu durum, hem Demokrat hem Cumhuriyetçi kanattan birçok milletvekilinin, askeri harcamaların daha etkin ve şeffaf yönetilmesi gerektiği yönündeki eleştirilerini artırdı.
Biggs'in önergesi, Pentagon'un denetim başarısızlığını doğrudan bütçe kesintisiyle cezalandırması açısından dikkat çekici. Ancak yüzde 0,5'lik kesinti, toplam savunma bütçesinin (yaklaşık 886 milyar dolar) yaklaşık 4,4 milyar dolarlık bir kısmına denk geliyor. Bu miktar, Pentagon'un devasa harcamaları içinde sembolik kabul edilse de, ilerleyen yıllarda daha büyük kesintilere kapı aralayabilecek bir emsal teşkil ediyor. Önerge, aynı zamanda Silahlı Kuvvetler Komitesi üyeleri arasında da tartışmalara yol açtı. Bazı Cumhuriyetçiler, böyle bir kesintinin askeri hazırlığı olumsuz etkileyebileceğini savunurken, Biggs ve destekçileri, mali disiplinin ulusal güvenlik için bir ön koşul olduğunu vurguladı.
NDAA'nın tamamının bu yaz Kongre'den geçmesi bekleniyor. Temsilciler Meclisi'nin Cumhuriyetçi çoğunluğu, Başkan Joe Biden'ın savunma harcamalarına ilişkin taleplerini aşan bir bütçe hazırladı. Ancak Senato'daki Demokrat çoğunluk ve Beyaz Saray, daha sınırlı bir artışı savunuyor. Biggs'in önergesinin yasalaşması halinde, Pentagon'un denetim sürecine yönelik baskı daha da artabilir.
Askeri bütçe reformu ve uluslararası yansımaları
Pentagon'un denetim sorunu, yalnızca ABD iç siyasetinde değil, uluslararası alanda da tartışma konusu. ABD, dünyanın en büyük savunma bütçesine sahip ülkesi olarak, müttefiklerine güvenlik garantisi verirken mali şeffaflığını da kanıtlamak zorunda. NATO müttefikleri ve özellikle Avrupa ülkeleri, ABD'nin askeri harcamalarının verimliliğini yakından izliyor. Pentagon'un denetimde başarısız olması, ABD'nin müttefikler nezdindeki güvenilirliğini zedeleyebilir. Ayrıca, Çin ve Rusya gibi rakipler, ABD'nin mali zafiyetlerini kendi lehlerine propaganda malzemesi olarak kullanma potansiyeline sahip.
Öte yandan, bu yasa değişikliği, ABD Kongresi'nde savunma harcamalarının daha sıkı denetlenmesi yönünde artan bir eğilimin parçası. Geçtiğimiz yıllarda, her iki partiden de bazı milletvekilleri, Pentagon'un gereksiz harcamalarını kısmak ve silah sistemlerinde maliyet aşımlarını önlemek için çeşitli öneriler sunmuştu. Biggs'in önergesi, bu eğilimin en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak, önergenin yasalaşması halinde uygulamada nasıl bir etki yaratacağı belirsiz. Pentagon, denetim başarısızlığını gerekçe göstererek bütçe kesintisini ertelemek veya farklı mekanizmalarla dengelemek isteyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pentagon'un bütçesine yönelik bu tür bir disiplin mekanizması, ABD'nin askeri harcamalarını daha şeffaf hale getirme potansiyeli taşısa da, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratması beklenmiyor. Ancak, ABD savunma bütçesindeki her değişiklik, Türkiye gibi müttefik ülkelerle yapılan silah ticareti ve askeri iş birliği anlaşmalarını dolaylı olarak etkileyebilir. Pentagon'un bütçe kesintileri, özellikle F-35 savaş uçakları, Patriot füze sistemleri ve diğer büyük savunma programlarında gecikmelere yol açabilir. Bu durum, Türkiye'nin ABD'den temin etmeyi planladığı silah sistemlerini ve askeri yardım paketlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin mali şeffaflık konusunda attığı bu adım, Türkiye'nin kendi savunma harcamalarında benzer reformları düşünmesine vesile olabilir. Öte yandan, Türkiye'nin NATO müttefiki olarak, ABD'nin askeri kapasitesine yönelik her türlü iç eleştiri ve reform girişimi, ittifakın genel caydırıcılık gücü üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir.