Pensilvanya eyaleti sağlık yetkilileri, bu yıl ABD'de rapor edilen ilk kızamık ölümlerinin ardından ikinci bir çocuğun daha kızamık nedeniyle hayatını kaybettiğini doğruladı. Eyalet yetkilileri, ölümlerin aşılanmamış çocuklarda görüldüğünü ve salgının kontrol altına alınması için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Ancak bu ölümler, Trump yönetiminin Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın CDC (ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri) direktörüne kızamık verilerini silmesi yönünde talimat verdiği iddialarıyla gölgelendi. Kennedy'nin sözcüsü iddiaları yalanlarken, CDC içinden bazı yetkililer baskı gördüklerini öne sürdü. Olay, ABD'de aşı karşıtlığı ve kamu sağlığı politikaları arasındaki gerilimi yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin Arka Planı: Kızamık Salgını ve Siyasi Müdahale İddiaları
Pensilvanya'da kaydedilen ilk ölüm geçtiğimiz haftalarda açıklanmıştı. Eyalet sağlık departmanı, ölen çocuğun kızamık aşısı olmadığını ve bağışıklık sistemi zayıf olduğunu belirtmişti. İkinci ölümün de benzer şekilde aşısız bir çocuk olduğu öğrenildi. Kızamık, son derece bulaşıcı bir viral hastalık olup, özellikle küçük çocuklar ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler için ölümcül olabiliyor. ABD'de 2000 yılında elimine edilen kızamık, son yıllarda aşı reddi nedeniyle yeniden görülmeye başlamıştı.
Öte yandan, Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., uzun yıllardır aşı karşıtı görüşleriyle tanınıyor. Kennedy'nin göreve gelmesinin ardından CDC'de bir dizi üst düzey yetkili istifa etti veya görevden alındı. İddialara göre Kennedy, CDC direktörüne kızamık vakalarına ilişkin verilerin yayımlanmaması veya silinmesi talimatını verdi. Bu iddia, tıp dergileri ve ana muhalefet partisi Demokratlar tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Beyaz Saray ise konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçındı. CDC sözcüsü, "Verilerin gizlendiği iddiaları asılsızdır" dedi ancak hangi verilerin silindiğine dair somut bir açıklama yapmadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Aşı Karşıtlığı ve Kamu Sağlığı Tehdidi
ABD'de kızamık salgını, yalnızca Pensilvanya ile sınırlı değil. Son aylarda New York, Kaliforniya ve Teksas gibi eyaletlerde de vakalarda artış görüldü. Uzmanlar, aşı oranlarının düşmesinin toplumsal bağışıklığı zayıflattığını ve salgınların kaçınılmaz hale geldiğini belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), küresel kızamık vakalarının 2023'te bir önceki yıla göre %79 arttığını açıklamıştı. Avrupa'da da Romanya, Ukrayna ve Birleşik Krallık'ta salgınlar yaşanıyor.
Kennedy'nin CDC'ye müdahalesi, ABD'nin uluslararası sağlık kuruluşları nezdindeki itibarını zedeleyebilir. ABD, küresel aşı programlarına en büyük finansal katkıyı yapan ülke konumunda. Eğer ABD'de aşı karşıtlığı politikaları resmi düzeyde destek görürse, bu durum diğer ülkelerdeki aşı tereddütünü artırabilir. Özellikle düşük gelirli ülkelerde kızamık gibi önlenebilir hastalıklardan ölümler artabilir.
Türkiye'de ise kızamık aşılaması yaygın olarak yapılıyor. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, 2023'te aşılanma oranı %98'in üzerinde. Ancak son yıllarda Suriyeli mülteciler ve göçmenler arasında aşılanma oranlarının düşük olması nedeniyle bazı bölgelerde küçük salgınlar görülebiliyor. Türkiye, kızamık eliminasyonunu hedefleyen ülkeler arasında yer alıyor ve bu hedefe ulaşmak için aşılama kampanyalarını sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kızamıkla mücadelede başarılı bir aşılama programına sahip olsa da, küresel aşı karşıtlığı dalgası ve ABD'deki siyasi müdahaleler dolaylı olarak Türkiye'yi de etkileyebilir. Özellikle Avrupa ve ABD'den gelen turistler veya göçmenler yoluyla kızamık vakalarının Türkiye'ye taşınma riski bulunuyor. Ayrıca, uluslararası sağlık işbirliğinin zayıflaması, Türkiye'nin de parçası olduğu küresel aşı girişimlerini (GAVI gibi) olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin kendi aşı üretim kapasitesini güçlendirmesi ve kamu sağlığı iletişimini etkin kullanması, bu tür dış kaynaklı risklere karşı önem taşıyor.