Quinnipiac Üniversitesi tarafından yapılan son bir anket, Pennsylvania seçmenlerinin yarısından fazlasının eyalet senatörü John Fetterman’ın (Demokrat) partisinden ayrılmasını istediğini ortaya koydu. Ankete göre seçmenlerin %52’si Fetterman’ın Demokrat Parti’den ayrılması gerektiği görüşünde. Bu oran, Cumhuriyetçi Parti’ye geçiş spekülasyonlarının yoğunlaştığı bir dönemde dikkat çekiyor.
Fetterman’ın Onay Oranı Suyun Üstünde
Anket aynı zamanda Fetterman’ın onaylanma oranını da ölçtü. Buna göre, senatörün onay oranı %48 ile “suyun üstünde” (olumlu ve olumsuz görüşlerin dengelendiği noktanın üzerinde) seyrediyor. Bu, Fetterman’ın seçmenler arasında hâlâ belirli bir desteğe sahip olduğunu gösteriyor. Ancak partiden ayrılma talebi, Demokrat Parti içindeki bazı çatlakların ve Fetterman’ın bazı politika tercihlerinin seçmenler tarafından sorgulandığına işaret ediyor.
Soruşturmalar ve Parti İçi Dinamikler
Fetterman, özellikle sağlık sorunları ve ardından gelen iyileşme süreciyle gündemde kalmıştı. Ancak son dönemde İsrail-Filistin çatışmasına yönelik tutumu, göçmenlik politikaları ve hatta bazı Cumhuriyetçi adaylara verdiği destekle parti içinde eleştirilere maruz kaldı. Anket verileri, bu eleştirilerin seçmen nezdinde de karşılık bulduğunu gösteriyor. Pennsylvania’nın kritik bir “swing state” (kararsız eyalet) olması, bu anket sonuçlarını daha da önemli kılıyor. Fetterman’ın parti değiştirip değiştirmeyeceği veya 2026 ara seçimlerinde bağımsız aday olup olmayacağı merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD’deki Demokrat Parti içindeki bölünmelerin ve kilit eyaletlerdeki siyasi kırılganlığın bir yansımasıdır. Türkiye-ABD ilişkileri açısından, özellikle Pennsylvania gibi büyük Türk-Amerikan topluluğunun yaşadığı eyaletlerdeki siyasi dinamikler, Kongre üyelerinin Türkiye’ye yönelik tutumlarını etkileyebilir. Fetterman’ın İsrail ve göçmenlik gibi konulardaki pozisyonu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve enerji politikalarıyla doğrudan ilgili olmasa da, ABD’deki iç siyasi dengelerin dış politika çıktılarına yansıması bağlamında izlenmesi gereken bir süreçtir. Ayrıca, ABD’de iki parti sisteminin geleceğine dair tartışmalar, küresel istikrar açısından önemli jeopolitik sinyaller taşımaktadır.