ABD Kongresi, üretim maliyeti değerinin üzerinde olan ve halkın günlük hayatında giderek daha az kullandığı 1 sentlik madeni para (penny) ile 5 sentlik madeni paranın (nickel) geleceğine ilişkin önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Özellikle son yıllarda artan metal fiyatları, bu küçük paraların üretimini maliyet açısından sürdürülemez hale getirdi. Kongre'de yapılan görüşmelerde, peninin üretimden kaldırılması durumunda benzer bir akıbetin nikel için de söz konusu olabileceği belirtiliyor. Bu gelişme, ABD'de nakit kullanımının azaldığı bir dönemde para politikasının yanı sıra tüketici alışkanlıkları ve bütçe dengesi açısından da önemli sonuçlar doğurabilir.
Gelişmenin arka planı
ABD Darphanesi'nin (U.S. Mint) verilerine göre, bir peni üretmenin maliyeti 2023 itibarıyla 2,1 sente yükseldi. Bu durum, her yıl üretilen milyarlarca peni için milyonlarca dolarlık zarar anlamına geliyor. Nikelin maliyeti ise daha da yüksek: 5 sentlik madeni para, 2023'te 11,3 sente mal oldu. Yani ABD hükümeti, her nikel ürettiğinde değerinin iki katından fazla bir maliyete katlanıyor. Bu maliyetler, Kongre'deki bazı milletvekillerinin bu paraların üretimini durdurmayı veya bileşenlerini değiştirmeyi önermesine yol açtı.
İlk olarak, Temsilciler Meclisi'nde geçtiğimiz aylarda sunulan bir yasa tasarısı, peninin üretimden kaldırılmasını öngörüyor. Tasarının arkasındaki isim olan Temsilci Jim Jordan, peninin artık işlevsel olmadığını ve tüketicilere maliyet yüklediğini savunuyor. Ancak tasarı henüz yasalaşmadı. Kongre'deki tartışmalarda, peninin kaldırılması durumunda nikelin de aynı kaderi paylaşabileceği, çünkü her ikisinin de benzer maliyet sorunlarıyla karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. Ekonomistler ise nikelin kaldırılmasının perakende fiyatlandırma üzerinde etkili olabileceğini, özellikle 5 sentlik fiyat etiketlerinin 10 sente yuvarlanması gerekeceğini belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD'de nakit kullanımının azalması, bu tartışmayı daha da anlamlı kılıyor. Federal Rezerv'in verilerine göre, ABD'deki işlemlerin yalnızca %18'i nakit ile yapılıyor ve bu oran her yıl düşüyor. Kredi kartları, dijital cüzdanlar ve kripto para gibi alternatifler, madeni paraların önemini azaltıyor. Bu durum sadece ABD'ye özgü değil; birçok gelişmiş ülke, küçük madeni paraları tedavülden kaldırarak benzer bir süreç yaşadı. Kanada, 2013 yılında peniyi tedavülden kaldırdı ve fiyatlarını 5 sente yuvarlayarak bu geçişi sorunsuz bir şekilde yönetti. Avustralya, Yeni Zelanda ve bazı Avrupa ülkeleri de benzer adımlar attı.
Ancak nikelin durumu daha karmaşık. Nikelin içindeki nikel ve bakır gibi metallerin geri dönüşüm değeri, madeni para üretimini cazip kılabiliyor. Ayrıca, nikelin ortadan kalkması, özellikle otomat satış makineleri ve toplu taşıma sistemleri gibi nakit kullanan sektörleri etkileyebilir. Bu sektörlerin yeni fiyatlandırma sistemlerine uyum sağlaması zaman ve maliyet gerektirecek. Küresel çapta, ABD'nin bu adımı, diğer ülkelerin de benzer politika değişikliklerine gitmesine öncülük edebilir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde hâlâ yoğun olarak kullanılan madeni paraların geleceği, bu tür kararlardan etkilenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de madeni paralar, özellikle 1 ve 5 kuruşluklar, günlük hayatta sıkça kullanılmasa da tedavülde. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde düşük değerli madeni paraların üretim maliyeti, nominal değerini aşabiliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Darphane, zaman zaman bu tür paraların üretimini gözden geçiriyor. ABD'deki bu gelişme, Türkiye için bir örnek teşkil edebilir. Ancak Türkiye'nin nakit kullanımı ABD'ye kıyasla daha yaygın; bu nedenle Türkiye'de böyle bir adım atılması durumunda toplumun alışkanlıkları ve perakende sektörü önemli ölçüde etkilenebilir. Öte yandan, bu tür bir uygulama, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede dijital ödemelerin teşvik edilmesiyle birlikte düşünülmeli. Türkiye'nin bu alandaki politikaları, küresel trendleri yakından takip ederek şekillenmeli.