İngiltere'nin Birmingham kentinde bulunan ve ünlü Peaky Blinders dizisinin çekimlerine ev sahipliği yapan terk edilmiş değirmen binası, Salı günü öğleden sonra büyük bir yangına sahne oldu. 2022 yılında çıkan ve binayı kullanılamaz hale getiren yangının ardından harabeye dönen yapı, bu kez daha geniş bir alanda alevlere teslim oldu. West Midlands İtfaiye Servisi, olay yerine çok sayıda ekip sevk edildiğini ve yangının çevredeki binalara sıçramasını önlemek için yoğun çaba harcandığını bildirdi. Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, bölge sakinleri dumandan etkilenmemeleri için uyarıldı.
Yangının arka planı ve binanın tarihi
Söz konusu değirmen, 20. yüzyılın başlarında Birmingham'ın sanayi mirasının önemli bir parçasıydı. Ancak yıllar içinde atıl hale gelen bina, 2013-2022 yılları arasında yayınlanan Peaky Blinders dizisinin bazı sahnelerine mekân olarak ev sahipliği yapmıştı. Dizi, I. Dünya Savaşı sonrası Birmingham'da faaliyet gösteren hayali bir çete olan Shelby ailesinin hikâyesini konu alıyor ve İngiltere'nin sanayi kentlerinin o dönemdeki atmosferini yansıtıyordu. Değirmen binası, bu atmosferin en önemli görsel unsurlarından biriydi. 2022 yılındaki ilk büyük yangında binanın büyük bir kısmı çökmüş, geriye sadece dış duvarlar ve bazı iç yapılar kalmıştı. O tarihten bu yana bina, güvenlik endişeleri nedeniyle çitle çevrilmiş ve girişler kapatılmıştı. Buna rağmen zaman zaman izinsiz girişlerin yaşandığı ve binanın çevresinde moloz yığınlarının bulunduğu biliniyordu. Salı günkü yangının, binanın iç kısmında biriken atıkların tutuşması sonucu çıktığı tahmin ediliyor. İtfaiye yetkilileri, yangının rüzgârın etkisiyle hızla yayıldığını ve müdahalenin güçlükle sürdürüldüğünü açıkladı. Olayda herhangi bir yaralanma bildirilmedi; ancak çevredeki iş yerleri ve konutlar önlem amacıyla tahliye edildi.
Birmingham Belediyesi, binanın akıbeti konusunda uzun süredir çeşitli planlar üzerinde çalışıyordu. Yerel yönetim, tarihi dokuyu koruyarak alanı yeniden canlandırmayı ve karma kullanımlı bir yaşam alanına dönüştürmeyi hedefliyordu. Ancak 2022'deki yangın bu planları sekteye uğratmış, ardından gelen COVID-19 salgını ve ekonomik zorluklar nedeniyle proje askıya alınmıştı. Şimdi ikinci büyük yangın, bölgenin geleceğini bir kez daha belirsizliğe sürüklemiş durumda. Uzmanlar, binanın tamamen yıkılması durumunda bölgedeki tarihi dokuya ciddi zarar geleceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, terk edilmiş yapıların güvenlik açısından risk oluşturduğu ve benzer olayların tekrarlanabileceği vurgulanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Birmingham, İngiltere'nin ikinci büyük şehri olarak sanayi devriminin kalbi konumundaydı. Ancak 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ağır sanayinin gerilemesiyle birlikte kentte birçok fabrika ve değirmen atıl kaldı. Bu yapıların bir kısmı restore edilerek müze, kültür merkezi veya rezidanslara dönüştürülürken, bir kısmı da bakımsızlık ve yangın gibi nedenlerle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Peaky Blinders gibi popüler kültür ürünlerine ev sahipliği yapan mekânların korunması, kentsel kimlik ve turizm açısından büyük önem taşıyor. Dizi, dünya çapında milyonlarca izleyiciye ulaşarak Birmingham'ın tanıtımına katkı sağlamıştı; dolayısıyla bu tür yapıların kaybı, sadece yerel değil uluslararası düzeyde de kültürel miras kaybı anlamına geliyor. İngiltere'de son yıllarda tarihi sanayi yapılarının korunmasına yönelik çeşitli kampanyalar yürütülüyor. Ancak bütçe kısıtlamaları ve özel mülkiyet sorunları, restorasyon çalışmalarını zorlaştırıyor. Bu olay, bir kez daha yetkilileri harekete geçmeye ve benzer yapılar için acil önlemler almaya çağırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Olayın doğrudan Türkiye ile bir ilgisi bulunmamakla birlikte, kültürel mirasın korunması ve kentsel dönüşüm konularında Türkiye için önemli dersler içeriyor. Türkiye'de de sanayi mirası niteliğindeki birçok yapı atıl durumda ve yangın, deprem gibi risklere karşı savunmasız. Özellikle İstanbul, İzmir ve Ankara gibi şehirlerde tarihi fabrika binalarının restorasyonu ve güvenli hale getirilmesi, hem kültürel hem de ekonomik açıdan büyük önem taşıyor. Ayrıca popüler kültür ürünlerine mekân olan yapıların turizme katkısı göz önüne alındığında, bu tür varlıkların korunması Türkiye'nin tanıtımına da hizmet edebilir. İngiltere'deki bu olay, yerel yönetimlerin ve karar alıcıların terk edilmiş tarihi yapılar konusunda daha proaktif olması gerektiğini gösteriyor.