ABD Senatosu'nda Çarşamba günü, Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul (Kentucky), Connecticut Demokrat Senatör Richard Blumenthal ve Tennessee Cumhuriyetçi Senatör Marsha Blackburn'un çocukları dijital ortamda korumayı amaçlayan Çocukları Çevrimiçi Güvence Altına Alma Yasası'nı (KOSA) oybirliğiyle geçirme girişimini engelledi. Uzun süredir üzerinde çalışılan yasa tasarısı, sosyal medya şirketlerini çocuklara yönelik zararlı içeriklerden sorumlu tutmayı hedefliyordu. Paul'un itirazı, tasarının bu oturumda hızlı bir şekilde yasalaşmasını durdurdu.
Yasanın Arka Planı ve İçeriği
KOSA, sosyal medya platformlarına "özen yükümlülüğü" getirerek, çocuklarda kaygı, depresyon, yeme bozuklukları ve intihar eğilimleri gibi sorunlara yol açabilecek içeriklerin önlenmesini zorunlu kılıyor. Tasarı, platformların çocukların yaşını doğrulamasını ve ebeveynlere çocuklarının çevrimiçi etkinliklerini kontrol etme imkânı tanıyan araçlar sunmasını şart koşuyor. Ayrıca, şirketlerin çocuklara yönelik riskleri azaltmak için makul adımlar atması ve bağımsız denetimlere tabi tutulması öngörülüyor.
Yasa, iki partiden de destek görmesine rağmen, bazı Cumhuriyetçiler ve teknoloji şirketleri tarafından anayasal endişelerle eleştiriliyor. Paul, tasarının ifade özgürlüğünü kısıtlayabileceğini ve ebeveynlerin yetkisini zayıflatabileceğini savunuyor. Blumenthal ve Blackburn ise yasanın çocukları korumak için kritik olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu gelişme, dünya genelinde çocukların çevrimiçi güvenliği konusundaki düzenleme çabalarını yansıtıyor. Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile benzer korumalar getirmişti. Birleşik Krallık'ta da Çocukların Çevrimiçi Güvenliği Yasası tartışılıyor. ABD'deki tıkanıklık, küresel düzenlemelerin hızını etkileyebilir. Teknoloji devleri, farklı ülkelerdeki kurallara uyum sağlamak için çaba harcarken, ABD'nin federal düzeyde bir yasa çıkaramaması, eyalet bazlı düzenlemelerin öne çıkmasına neden olabilir.
KOSA'nın engellenmesi, ABD Kongresi'ndeki kutuplaşmanın bir göstergesi olarak yorumlanıyor. 2024 seçimleri yaklaşırken, çocuk güvenliği gibi iki partinin de desteklediği bir konuda bile uzlaşma sağlanamaması, yasama sürecinin işlevselliğini sorgulatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik son yıllarda adımlar atmış olsa da kapsamlı bir yasal çerçeve henüz oluşturulmadı. ABD'deki KOSA benzeri bir düzenlemenin engellenmesi, Türkiye'deki düzenleyiciler için dikkate değer bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, sosyal medya platformlarına yönelik yükümlülükler getirirken, ifade özgürlüğü ve ebeveyn hakları arasındaki dengeyi gözetmek durumunda. Ayrıca, ABD'deki tıkanıklık, küresel platformların Türkiye'deki uyum süreçlerini etkileyebilir; zira şirketler farklı ülkelerin kurallarına uyum sağlamak için kaynak ayırmak zorunda. Türkiye'nin çocuk koruma politikalarını güçlendirmesi, hem iç kamuoyu hem de uluslararası alanda itibarı açısından faydalı olabilir.