Yeni bir kamuoyu yoklaması, ABD'de Papa XIV. Leo'nun eski Başkan Donald Trump'a kıyasla net beğeni oranında 54 puanlık ezici bir fark yakaladığını ortaya koydu. Economist/YouGov tarafından Pazartesi günü yayımlanan ankete göre, katılımcıların yüzde 55'i Papa'yı olumlu değerlendirirken, Trump için bu oran yalnızca yüzde 37'de kaldı. Anket, 22-25 Mart 2025 tarihleri arasında 1.654 ABD'li yetişkinle gerçekleştirildi. Olumsuz görüşler ise Papa için yüzde 20, Trump için yüzde 56 olarak kaydedildi. Bu veriler, Trump'ın net beğeni puanının (olumlu eksi olumsuz) -19, Papa'nın ise +35 olduğunu gösteriyor. Anketin hata payı +/- 2,8 puan olarak belirtildi.
Gelişmenin Arka Planı
Papa XIV. Leo, 2024 yılında Katolik Kilisesi'nin başına seçilmiş ve kısa sürede küresel bir figür haline gelmişti. Özellikle iklim değişikliği, göç ve sosyal adalet konularındaki açılımlarıyla dikkat çeken Papa, ABD'de de geniş bir sempati topladı. Anket sonuçları, Katoliklerin yanı sıra Protestanlar ve dindar olmayanlar arasında da Papa'ya yönelik olumlu algının yüksek olduğunu gösteriyor. Öte yandan Donald Trump, 2024 seçimlerini kaybettikten sonra siyasi etkisini korumaya çalışsa da, özellikle hukuki süreçler ve parti içi bölünmeler nedeniyle popülaritesinde düşüş yaşanıyor. Bu anket, Trump'ın 2028 için olası adaylığı öncesinde kamuoyu nezdindeki konumuna dair önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu algı farkı, sadece iç siyasetle sınırlı kalmayıp küresel ölçekte de yankı buluyor. Papa'nın yüksek beğeni oranı, Katolik Kilisesi'nin ABD'deki nüfuzunu artırırken, Trump'ın düşük puanı uluslararası alanda eski başkanın itibarını zedeleyebilir. Özellikle Avrupa ve Latin Amerika'da Trump'ın politikalarına yönelik eleştiriler göz önüne alındığında, bu anket ABD'nin yumuşak gücü açısından da belirleyici olabilir. Uzmanlar, Papa'nın küresel bir moral otorite olarak yükselişinin, ABD'de siyasi kutuplaşmanın derinleştiği bir dönemde dengeleyici bir unsur olabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin doğrudan bir parçası olmasa da, küresel aktörler arasındaki algı farklılıklarının Türk dış politikasına yansımaları olabilir. ABD'de dini liderlere olan güvenin siyasi liderlere kıyasla yüksek olması, Türkiye'nin dini diplomasi kanallarını güçlendirme stratejisiyle uyumlu görünüyor. Ayrıca, Türkiye'nin Vatikan ve Papa ile ilişkileri, özellikle İstanbul'un tarihi ve kültürel bağlamında önemli bir yere sahip. ABD'deki bu algı eğiliminin, küresel ölçekte dini otoritelerin siyasi aktörlere göre daha güvenilir bulunması yönünde bir eğilimi yansıtması, Türkiye'nin yumuşak güç politikaları için bir fırsat penceresi açabilir.