Pakistan'ın kuzeybatısındaki Hayber-Pahtunhva eyaletinde Cuma namazı sırasında bir camiye bombalı araçla düzenlenen saldırıda en az 16 kişi öldü, çok sayıda kişi de yaralandı. Üst düzey bir polis yetkilisinin BBC'ye verdiği bilgiye göre, patlayıcı yüklü bir araç Cuma namazı sırasında cami binasına çarptırıldı. Saldırı, bölgede güvenlik endişelerini yeniden artırdı.
Saldırının arka planı ve ayrıntılar
Olay, Hayber-Pahtunhva eyaletinin Celalabad bölgesinde meydana geldi. Cuma namazı sırasında cemaatin yoğun olduğu bir anda bombalı aracın camiye yönlendirilmesi, saldırganların kalabalığı hedef aldığını gösteriyor. Patlamanın etkisiyle cami binasında büyük hasar oluştu, çevredeki binalar da zarar gördü. Yaralılar çevredeki hastanelere kaldırıldı; bazılarının durumunun ağır olduğu ve ölü sayısının artabileceği belirtiliyor.
Polis yetkilisi, saldırının nasıl gerçekleştirildiğine dair detaylı bilgi vermedi ancak olay yerine intikal eden güvenlik güçlerinin inceleme başlattığını söyledi. BBC'ye konuşan yetkili, "Patlayıcı yüklü bir araç Cuma namazı sırasında cami binasına çarptı" ifadelerini kullandı. Saldırıyı henüz üstlenen olmadı. Ancak bölgede daha önce Pakistan Talibanı (TTP) ve DEAŞ'ın Horasan kolu (DEAŞ-H) gibi örgütler benzer saldırılar düzenlemişti.
Pakistan'da son yıllarda artan terör saldırıları, özellikle Hayber-Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde yoğunlaşıyor. 2023 yılında Peşaver'de bir polis karakoluna düzenlenen intihar saldırısında 100'den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Bu son saldırı, ülkedeki güvenlik güçlerinin terörle mücadelede zorluklar yaşadığını gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Pakistan, Afganistan sınırında uzun süredir istikrarsızlıkla boğuşuyor. Afganistan'da Taliban yönetiminin iktidara gelmesinden sonra bölgede güvenlik durumu daha da karmaşık hale geldi. Pakistan, Afganistan'daki Taliban yönetimini terör örgütlerine destek vermekle suçluyor; Afgan yetkililer ise bu iddiaları reddediyor. Sınır bölgesindeki militan gruplar, her iki ülkeye de saldırılar düzenleyebiliyor.
Uluslararası toplum, Pakistan'daki saldırıyı kınadı. ABD, Birleşmiş Milletler ve birçok ülke terörü lanetleyen açıklamalar yaptı. Ancak Pakistan'ın terörle mücadelesi, ekonomik sıkıntılar ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle sekteye uğruyor. Ülke, IMF ile yürüttüğü kredi görüşmeleri ve artan enflasyonla mücadele ederken, bir yandan da güvenlik tehditleriyle uğraşıyor. Bu saldırı, Pakistan'ın iç güvenlik politikalarının yeniden gözden geçirilmesine yol açabilir.
Saldırının ardından bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldığı ve faillerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildiriliyor. Pakistan ordusu, son aylarda Hayber-Pahtunhva'da çok sayıda operasyon düzenleyerek militanları temizlemeye çalışıyordu. Ancak bu saldırı, örgütlerin hâlâ etkili olduğunu ve saldırı kapasitesini koruduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan'da artan terör saldırıları, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye ve Pakistan, savunma sanayii ve istihbarat alanında yakın işbirliği yürütüyor. Pakistan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Asya'ya açılan kapısı ve Kuşak-Yol projesi gibi ekonomik girişimler için risk oluşturuyor. Ayrıca, Türkiye'nin Afganistan'daki barış çabaları ve Taliban ile yürüttüğü diyalog, Pakistan'ın güvenliğiyle yakından bağlantılı. Bu saldırı, Ankara'nın bölgede daha aktif bir güvenlik rolü üstlenmesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye, terörle mücadelede Pakistan'a destek verirken, aynı zamanda kendi sınır güvenliği için de önlem almak zorunda.