Pakistan hükümeti, muhalefetteki Pakistan Adalet Hareketi Partisi'nin (PTI) yönettiği Khyber-Pakhtunkhwa eyaletinde artan terör saldırılarını gerekçe göstererek olağanüstü hal ilan etti. Askeri destekli hükümetin aldığı bu karar, cezaevindeki eski Başbakan İmran Han'ın partisiyle uzun süredir devam eden siyasi çekişme ve eyaletteki kötüleşen güvenlik durumu ortamında geldi. Olağanüstü hal, eyalet yönetiminin doğrudan federal kontrole geçmesi anlamına geliyor ve bölgede güvenlik güçlerinin yetkilerini genişletiyor.
Olağanüstü Halin Arka Planı
Khyber-Pakhtunkhwa, Pakistan'ın Afganistan sınırında yer alan ve uzun yıllardır terör örgütlerinin faaliyet gösterdiği bir bölge. Son aylarda özellikle Pakistan Talibanı (TTP) ve diğer militan grupların saldırılarında ciddi bir artış yaşandı. Resmi verilere göre, son bir yılda eyalette düzenlenen terör saldırılarında yüzlerce güvenlik görevlisi ve sivil hayatını kaybetti. Hükümet, bu artışı olağanüstü hal ilan etmenin ana gerekçesi olarak gösteriyor.
Ancak kararın siyasi boyutu da göz ardı edilemez. İmran Han'ın 2022'de güvenoyu alamayarak görevden alınmasının ardından PTI ile ordu arasındaki ilişkiler giderek gerildi. Han, 2023'te yolsuzluk suçlamasıyla tutuklandı ve halen cezaevinde. Partisi, ülke genelinde protestolar düzenleyerek hükümeti baskı altına almaya çalışıyor. Khyber-Pakhtunkhwa, PTI'nin elinde bulundurduğu tek eyalet olma özelliğini taşıyor. Olağanüstü hal, federal hükümete eyalet üzerinde doğrudan kontrol sağlayarak PTI'nin bölgedeki etkisini kırma amacı taşıyor.
Pakistan Anayasası'nın 232. maddesi, olağanüstü hal ilanına olanak tanıyor ve federal hükümete eyalet yönetimini devralma yetkisi veriyor. Karar, Cumhurbaşkanı tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girdi. Muhalefet, kararı "anayasal darbe" olarak nitelendirerek yargı yoluna başvuracaklarını açıkladı. Uluslararası insan hakları örgütleri de olağanüstü halin temel hak ve özgürlükleri kısıtlayabileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Khyber-Pakhtunkhwa'daki istikrarsızlık, yalnızca Pakistan'ı değil, bölgeyi de yakından ilgilendiriyor. Eyalet, Afganistan ile olan uzun sınırı nedeniyle stratejik öneme sahip. Afganistan'daki Taliban yönetiminin sınır güvenliğini sağlayamaması, Pakistan'ın güvenlik endişelerini artırıyor. Ayrıca bölge, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'nun (CPEC) geçiş güzergahında bulunuyor. Çin, bu koridor üzerindeki yatırımlarının güvenliğini ciddi şekilde takip ediyor. Olağanüstü hal, Çin'in bölgedeki ekonomik çıkarlarını koruma çabalarıyla da örtüşüyor.
ABD'nin Afganistan'dan çekilmesinin ardından bölgede oluşan güç boşluğu, Pakistan'ı terörle mücadelede daha fazla sorumluluk almaya itti. Ancak Pakistan ordusunun operasyonları, sivil kayıpları da beraberinde getiriyor ve yerel halk arasında hoşnutsuzluğa yol açıyor. Olağanüstü hal, bu hoşnutsuzluğu daha da artırabilir ve PTI'nin propaganda malzemesi haline gelebilir. Öte yandan, Hindistan ile Keşmir meselesi yüzünden süregelen gerginlik, Pakistan'ın askeri kaynaklarını bölgede tutmasını gerektiriyor. Bu durum, Khyber-Pakhtunkhwa'daki güvenlik açığını derinleştirebilir.
Uluslararası toplum, Pakistan'daki siyasi istikrarsızlığı endişeyle izliyor. Ekonomik krizle boğuşan ülke, IMF ile yürüttüğü program çerçevesinde zorlu reformlar yapmak zorunda. Siyasi gerilim, bu reformların uygulanmasını sekteye uğratabilir. Ayrıca, Pakistan'ın nükleer güç olması, bölgesel güvenlik hesaplamalarında ayrı bir hassasiyet oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Pakistan ile köklü tarihi ve kültürel bağlara sahip, stratejik bir ortak. Khyber-Pakhtunkhwa'daki olağanüstü hal, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve güvenlik çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Türk inşaat şirketleri, Pakistan'da önemli altyapı projelerinde yer alıyor; istikrarsızlık bu projeleri riske atabilir. Ayrıca, Pakistan'ın istikrarı, Türkiye'nin Asya'ya açılan kapısı niteliğinde. Terörle mücadelede işbirliği ve savunma sanayii anlaşmaları, iki ülke ilişkilerinin temelini oluşturuyor. Olağanüstü halin uzaması, Pakistan'ın ekonomik krizini derinleştirerek Türk yatırımlarını olumsuz etkileyebilir ve bölgesel güvenlik dengelerini sarsabilir. Türkiye'nin, Pakistan'ın iç siyasi krizine mesafeli yaklaşarak ekonomik ve güvenlik işbirliğini sürdürmesi bekleniyor.