Pakistan yönetimindeki Keşmir'de (Azad Keşmir) halk, Hindistan yönetimindeki Keşmir'den yerinden edilmiş kişilere ayrılan koltuklarla ilgili haftalardır süren ölümcül protestoların ardından bugün sandık başına gidiyor. Seçimler, bölgedeki siyasi gerilimi dindirmek ve yönetime meşruiyet kazandırmak amacıyla düzenleniyor. Ancak yerel bir grup, seçimlerin boykot edilmesi çağrısında bulunarak sürecin meşruiyetini tartışmaya açtı. Bu durum, Keşmir sorununun çözümüne yönelik uluslararası çabaların yetersiz kaldığı bir dönemde bölgedeki kırılganlığı gözler önüne seriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Azad Keşmir, Pakistan'ın kontrolündeki Keşmir bölgesinin idari adıdır ve kendi başbakanı, yasama meclisi ve yargı sistemiyle özerk bir yapıya sahiptir. Ancak 1974'te kabul edilen geçici anayasa uyarınca önemli yetkiler Pakistan hükümetinde toplanmış durumda. Bölgede düzenlenen seçimler, genellikle Keşmir'in nihai statüsünün referandumla belirleneceği yönündeki BM kararları çerçevesinde sembolik bir öneme sahip. Bununla birlikte, seçimler sıklıkla siyasi istikrarsızlık ve Hindistan-Pakistan arasındaki gerilimlerden etkileniyor.
Son haftalarda yaşanan protestolar, Hindistan yönetimindeki Keşmir'den göç etmek zorunda kalan kişilere ayrılan 20 sandalyenin doldurulmasına yönelik yapılan değişikliklere karşı patlak verdi. Yerel halk ve bazı siyasi gruplar, bu koltukların gerçek Keşmirli mültecileri temsil etmediğini ve mevcut demografik yapıyı değiştirmeye yönelik bir girişim olduğunu savunuyor. Protestolarda en az yedi kişinin öldüğü bildirilirken, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu yüzlerce kişi gözaltına alındı. Muhalefet partileri, Pakistan hükümetini seçimleri manipüle etmek ve yerel halkın iradesini yok saymakla suçluyor.
Seçimlere katılımın düşük olması bekleniyor. Özellikle, etkili bir yerel grup olan Keşmir Kurtuluş Hareketi (KLM) ve bazı dini partiler, seçimlerin boykot edilmesi çağrısı yaptı. Boykot çağrısı, seçimlerin meşruiyetini zayıflatabilir ve sonuçların bölgedeki kabulünü olumsuz etkileyebilir. Pakistan hükümeti ise seçimlerin demokratik bir süreç olduğunu ve bölgedeki istikrarı güçlendireceğini savunuyor. Başbakan İmran Han'ın partisi Pakistan Adalet Hareketi (PTI) ve müttefiki Muttahida Kajmi Hareketi (MQM) gibi partiler seçimlere katılacak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Keşmir sorunu, Hindistan ve Pakistan arasında 1947'den bu yana süren en köklü anlaşmazlıklardan biri. İki ülke, Keşmir üzerinde egemenlik iddiasında bulunuyor ve bölgede zaman zaman sıcak çatışmalara dönüşen gerginlikler yaşanıyor. Hindistan, 2019'da Jammu ve Keşmir'in özel statüsünü kaldırarak bölgeyi iki birlik toprağına bölmüş ve bu durum bölgede büyük bir krize yol açmıştı. Pakistan ise bu adımı kınayarak uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, ancak Hindistan'ın tutumunda bir değişiklik sağlanamamıştı.
Azad Keşmir'deki seçimler, Hindistan'ın 2019'da yaptığı değişikliğin ardından ilk kez düzenleniyor. Bu seçimler, Pakistan'ın Keşmir politikasının bir sınavı olarak görülüyor; zira Pakistan, yerel halkın kendi kaderini tayin hakkını savunduğunu iddia ediyor. Ancak seçimlerin boykot edilmesi, bu iddiayı zayıflatabilir ve Pakistan'ın uluslararası alandaki itibarını olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, seçimlere katılımın yüksek olması, Pakistan'ın Keşmir halkının desteğine sahip olduğu algısını güçlendirebilir.
Bölgesel düzeyde, Keşmir'deki istikrarsızlık, Hindistan ve Pakistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin önünde önemli bir engel oluşturuyor. İki ülke arasındaki diyalog süreçleri, Keşmir meselesi nedeniyle sık sık kesintiye uğruyor. Çin'in bölgedeki artan etkisi ve Pakistan'ın Çin ile yakın ilişkileri, Keşmir'in jeopolitik önemini daha da artırıyor. Pakistan, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) projesi kapsamında Keşmir'e yatırım yaparken, Hindistan bu projelere itiraz ediyor. Bu durum, bölgesel güç dengelerini etkileyen bir faktör olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Keşmir sorunu, Türkiye'nin yakından takip ettiği ve zaman zaman gündemine aldığı bir meseledir. Türkiye, Keşmir halkının meşru haklarını desteklediğini açıklamış ve Hindistan'ın 2019'daki adımını eleştirmiştir. Bu seçimler, Türkiye'nin Keşmir meselesindeki tutumunu netleştirebileceği bir fırsat sunuyor. Ancak Türkiye, Hindistan ile ticari ve savunma alanlarındaki ilişkilerini de göz önünde bulundurmak zorunda. Türkiye, Keşmir'deki gelişmeleri yakından izlerken, bölgede kalıcı barışın sağlanmasına yönelik çabaları desteklemesi, bölgesel istikrara katkı sağlayabilir. Bu nedenle, seçim sonuçları Türkiye'nin gelecekteki politikalarını şekillendirebilir.