Pakistan yönetimindeki Keşmir'de (Azad Keşmir) haftalardır süren kanlı protestoların ardından hayat yavaş yavaş normale dönüyor. Bölgenin başkenti Muzafferabad başta olmak üzere birçok kentte dükkanlar yeniden açılırken, toplu taşıma hizmetleri kısmen yeniden başladı. Yetkililer, güvenlik güçlerinin bölgedeki varlığını sürdürdüğünü ancak durumun kontrol altına alındığını belirtiyor. Gösteriler, elektrik ve su kesintileri, yüksek işsizlik ve yolsuzluk iddialarına karşı başlamış, kısa sürede şiddetlenmişti. Çatışmalarda en az 10 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştı.
Protestoların perde arkası: Ekonomik sıkıntılar ve siyasi gerilim
Gösteriler, geçtiğimiz ay Pakistan'ın Keşmir bölgesinde temel gıda maddelerine yapılan yüksek zamlar ve elektrik kesintileriyle başladı. Özellikle un, şeker ve yemeklik yağ fiyatlarındaki artış, halkın alım gücünü ciddi şekilde düşürdü. Protestocular, Pakistan hükümetinin bölgeye yeterli yatırım yapmadığını ve yerel yönetimde yolsuzluk olduğunu iddia ediyor. Başbakan Şahbaz Şerif yönetimi, gösterileri bastırmak için bölgeye ek askeri birlikler sevk etmişti. Göstericiler, güvenlik güçlerinin aşırı güç kullandığını ve orantısız müdahalede bulunduğunu öne sürüyor. İnsan hakları örgütleri, olaylarda en az 10 sivilin öldüğünü, yüzlerce kişinin yaralandığını ve çok sayıda gözaltı yapıldığını bildiriyor. Gösteriler sırasında hükümet binaları, polis karakolları ve bankalar ateşe verilmiş, kamu malları büyük zarar görmüştü. Pakistan hükümeti, hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü ve zarar görenlere tazminat ödeneceğini açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut: Keşmir sorununun yeni bir cephesi
Keşmir, Hindistan ve Pakistan arasında 1947'den bu yana süregelen bir anlaşmazlık konusu. Bölge, Birleşmiş Milletler kararlarına göre referandumla statüsünü belirlemeli, ancak bu referandum hiç yapılmadı. Pakistan yönetimindeki Keşmir, Hindistan'ın kontrolündeki Keşmir'e göre nispeten daha istikrarlı bir görüntü çiziyordu. Ancak son protestolar, bölgede derin bir ekonomik ve siyasi hoşnutsuzluk olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, Pakistan hükümetinin bölgeye yönelik politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, gösterilerin Hindistan tarafından Pakistan'ın iç işlerine müdahale olarak yorumlanmasından endişe ediliyor. Hindistan, daha önce de Pakistan'ın Keşmir'de insan hakları ihlalleri yaptığını iddia etmişti. Bu gelişme, Güney Asya'da Hindistan-Pakistan ilişkilerinin hassas dengesini bir kez daha gündeme getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan yönetimindeki Keşmir'deki protestolar, Türkiye'nin yakından takip ettiği bir bölgede yaşanıyor. Türkiye, Keşmir konusunda tarihsel olarak Pakistan'ın yanında yer almış ve Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde Keşmir halkının kendi kaderini tayin hakkını desteklemiştir. Bu nedenle, bölgedeki istikrarsızlık Türkiye'nin dış politikasında önemli bir unsur olan Pakistan ile ilişkilerini etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgeye yaptığı yardımlar ve yatırımlar, olası bir istikrarsızlık durumunda riske girebilir. Bununla birlikte, protestoların Hindistan-Pakistan gerginliğini tırmandırması halinde Türkiye'nin arabuluculuk rolü üstlenmesi gündeme gelebilir. Türkiye, hem Hindistan hem de Pakistan ile dengeli ilişkiler sürdürme çabasında olduğu için bu gelişme, dış politika yapıcıları için hassas bir denge sorunu oluşturuyor.