Pakistan hükümeti, dalgalı bir jeopolitik ortamda büyüme odaklı bir bütçeyi parlamentoya sundu. 2025-26 mali yılı bütçesi, özellikle dış hesabın 2027 mali yılında istikrarlı kalmasını hedefliyor. Bu istikrarın, bilişim teknolojileri (IT) sektörüne genişletilmiş vergi teşvikleri, ihracat artışı ve işçi dövizlerindeki yükselişle sağlanması bekleniyor.
Bütçenin Temel Öncelikleri ve Beklentiler
Pakistan'da 2024 genel seçimlerinin ardından göreve gelen koalisyon hükümeti, küresel enflasyonist baskılar, yüksek faiz oranları ve bölgesel gerginliklerin gölgesinde ekonomiyi canlandırmaya çalışıyor. Yeni bütçede, IT sektörüne yönelik vergi muafiyetlerinin ve teşviklerin kapsamı genişletildi. Bu sayede yazılım ihracatının 2027'ye kadar yıllık 10 milyar dolara ulaşması hedefleniyor.
Hükümet yetkilileri, işçi dövizlerinde de önemli bir artış bekliyor. 2023'te 30 milyar dolar seviyesinde olan resmi havale akışının, Orta Doğu ve Avrupa'daki Pakistan diasporasının katkılarıyla 35 milyar doların üzerine çıkması öngörülüyor. Ayrıca tarım ve tekstil ihracatının da canlandırılması planlanıyor.
Ancak Pakistan ekonomisi, yüksek dış borç yükü, cari açık ve siyasi istikrarsızlık gibi yapısal sorunlarla boğuşuyor. Son IMF programının gerektirdiği kemer sıkma önlemleri, halkta rahatsızlık yaratırken, hükümet büyüme odaklı yaklaşımıyla bu dengeyi sağlamaya çalışıyor.
Bölgesel ve Küresel Jeopolitik Boyut
Pakistan'ın bütçesi, yalnızca iç ekonomik dengeleri değil, aynı zamanda bölgesel rekabet ve küresel jeopolitiği de yansıtıyor. Çin'in Kuşak ve Yol Projesi (CPEC) kapsamında Pakistan'a yaptığı yatırımlar, ülkenin altyapısını dönüştürürken, ek borç yükü de getiriyor. Öte yandan Hindistan ve Afganistan sınırında devam eden gerginlikler, savunma harcamalarını artırıyor.
Ukrayna-Rusya savaşı ve Orta Doğu'daki krizler, Pakistan'ın enerji faturalarını ve enflasyonunu yukarı çekerken, hükümet bu dış risklere karşı daha dirençli bir ekonomik model inşa etmeye çalışıyor. Bütçede savunma payının yüksek tutulması da Hint Okyanusu ve Afganistan kaynaklı güvenlik kaygılarının bir yansıması olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan'ın büyüme odaklı bütçesi, Türkiye için birkaç açıdan önem taşıyor. İkili ticaret hacminin artırılması potansiyeli, özellikle savunma sanayii ve tekstil alanında ortak yatırımlar için fırsat sunuyor. Ayrıca Pakistan'ın IMF ile sürdürdüğü program ve benzer kemer sıkma politikaları, Türkiye'nin kendi ekonomik programına dair çıkarımlar yapmasına olanak tanıyor. Bölgesel istikrarsızlığın Pakistan'a etkisi, Türkiye'nin Orta Asya ve Güney Asya stratejilerinde Pakistan'ın konumunu yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Son olarak, bu bütçe, jeopolitik zorluklara rağmen büyüme arayışının bir örneği olarak gelişmekte olan ekonomilere ilham verebilir.