Pakistan Genelkurmay Başkanı General Qamar Javed Bajwa, Pazartesi günü Tahran'a giderek, ABD'nin İran'a yönelik 'ekonomik D-Day' olarak nitelendirilen büyük çaplı yaptırım dalgası öncesinde iki ülke arasında arabuluculuk görevi üstlenecek. Reuters'ın aktardığına göre, Pakistanlı üst düzey bir yetkili, General Bajwa'nın İranlı mevkidaşları ve hükümet yetkilileriyle bir araya geleceğini doğruladı. Bu ziyaret, ABD'nin İran'a yönelik 'tarihin en büyük mali saldırısı' olarak tanımladığı yeni yaptırım paketinin devreye sokulmasına saatler kala gerçekleşiyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, İran'a yönelik yaptırımların 'ekonomik bir D-Day' etkisi yaratacağını ve Tahran yönetiminin gelir kaynaklarını kurutmayı hedeflediğini söylemişti. Washington yönetimi, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine karşı 'maksimum baskı' politikasını sürdürürken, yeni yaptırımların özellikle İran'ın petrol ihracatını ve finansal işlemlerini hedef alması bekleniyor.
Pakistan'ın arabuluculuk girişimi, bölgedeki istikrarın sağlanması açısından kritik bir önem taşıyor. Pakistan, hem ABD hem de İran ile iyi ilişkiler kurabilen nadir ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. İslamabad yönetimi, geçmişte de İran ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimde arabuluculuk rolü üstlenmişti. General Bajwa'nın ziyaretinin, sadece ABD-İran gerilimini azaltmayı değil, aynı zamanda bölgedeki Pakistan-İran sınır güvenliği ve ticari ilişkileri de masaya yatırması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının genişletilmesi, Orta Doğu'da tansiyonu daha da yükseltebilir. İran'ın ekonomik darboğaza girmesi, ülke içindeki huzursuzluğu artırabilir ve Tahran'ın bölgedeki vekil güçler üzerindeki etkisini sertleştirmesine yol açabilir. Özellikle İran'ın nükleer programı konusunda diplomasiye alan açma çabaları, bu yeni yaptırım dalgasıyla birlikte zora girebilir.
Uzmanlar, Pakistan'ın arabuluculuk girişiminin başarılı olması halinde, ABD ile İran arasında doğrudan müzakerelerin önünü açabileceğini belirtiyor. Ancak Tahran yönetiminin, yaptırımlar baskı unsuru olarak kullanıldığı sürece müzakere masasına oturmayacağını yinelediğine dikkat çekiyorlar. Öte yandan, bu ziyaret aynı zamanda Pakistan'ın bölgesel bir güç olarak konumunu güçlendirme çabası olarak da değerlendiriliyor; İslamabad, Afganistan barış sürecinde oynadığı rolü benzer şekilde İran dosyasında da sürdürmek istiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, komşusu İran ile ekonomik ve siyasi bağlarını sürdürürken, ABD yaptırımlarından doğrudan etkilenme riski taşıyor. Özellikle enerji ithalatında İran'a bağımlılığı bulunan Türkiye, yeni yaptırımların doğuracağı sonuçları yakından izliyor. Türk hükümeti, ABD'nin 'maksimum baskı' politikasına karşı çıkarken, İran ile ticari ilişkilerin devamı için alternatif yollar arıyor. Bu arabuluculuk girişimi, bölgesel gerilimin azalması ve dolayısıyla Türkiye'nin enerji güvenliğinin korunması açısından önemli bir fırsat olabilir. Ancak Türkiye'nin, ABD ile ilişkilerini de göz önünde bulundurarak dengeli bir diplomatik çizgi izlemesi gerekiyor.