Pakistan'ın eski Başbakanı İmran Han'ın partisi Pakistan Adalet Hareketi (PTI), Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Han'ın üç kız kardeşinin 27 Eylül'de düzenlenmesi planlanan protesto yürüyüşü öncesinde Lahor'da tutuklandığını duyurdu. PTI liderlerinden Zulfi Bukhari, Punjab polisinin Aleema Han'ın evine baskın düzenlediğini ve İmran Han'ın diğer iki kız kardeşi ile yeğenlerini ve onların çocuklarını alıkoyduğunu öne sürdü.
Tutuklamaların Arka Planı ve PTI'nin Tepkisi
PTI yetkililerine göre, tutuklamalar, partinin planladığı geniş katılımlı protesto yürüyüşü öncesinde hükümetin muhalefeti sindirme çabasının bir parçası. Bukhari, yaptığı yazılı açıklamada, "Punjab polisi Aleema Han'ın evine baskın düzenledi ve İmran Han'ın diğer iki kız kardeşini, yeğenlerini ve çocuklarını kaçırdı" ifadelerini kullandı. Olay, ülkede siyasi gerilimin yıl boyunca arttığı bir dönemde meydana geldi.
İmran Han, Nisan 2022'de güven oylamasıyla iktidardan uzaklaştırılmasının ardından birçok kez tutuklanmış ve yolsuzluk suçlamalarıyla mahkûm edilmişti. Han, halen cezaevinde bulunuyor ve partisi, yönetimine yönelik baskıların arttığını savunuyor. PTI, tutuklamaların ardından destekçilerine protesto çağrısı yaparken, hükümet kanadından henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pakistan, Güney Asya'nın nükleer gücü olarak bölgesel dengelerde kilit bir rol oynuyor. Ülkedeki iç siyasi istikrarsızlık, Afganistan'daki gelişmeler, Hindistan ile süregelen Keşmir anlaşmazlığı ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) gibi büyük projeler üzerinde doğrudan etkili. İmran Han'ın tutukluluk süreci ve partisine yönelik baskılar, ülkenin demokratik kurumlarına yönelik uluslararası endişeleri artırıyor.
Özellikle ABD ve Avrupa Birliği, Pakistan'daki siyasi tutuklamaları yakından takip ediyor. Batılı ülkeler, Han'ın cezaevi koşulları ve muhalefete yönelik muamele konusunda zaman zaman eleştirilerde bulunuyor. Ancak stratejik çıkarlar nedeniyle bu eleştiriler genellikle sınırlı kalıyor. Çin ise Pakistan'daki iç gelişmelere mesafeli durmayı tercih ediyor ve ekonomik yatırımlarının güvenliğine odaklanıyor.
Ülke ekonomisi ise zaten kırılgan bir dönemden geçiyor. Yüksek enflasyon, döviz rezervlerindeki erime ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yürütülen zorlu kredi görüşmeleri, hükümetin ekonomik önceliklerini belirliyor. Siyasi türbülans, yatırımcı güvenini daha da sarsarak ekonomik toparlanmayı geciktirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan'daki siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin Güney Asya'daki stratejik ortaklığı açısından önem taşıyor. Türkiye, Pakistan ile savunma sanayii, ticaret ve diplomatik alanlarda yakın ilişkilere sahip. İmran Han döneminde iki ülke arasında güçlenen bağlar, Han'ın görevden alınmasıyla belirsizliğe girmişti. İç karışıklıkların sürmesi, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve güvenlik iş birliği projelerini yavaşlatabilir. Ayrıca, Pakistan'ın istikrarı, Afganistan kaynaklı göç ve terör risklerinin yönetimi açısından da Türkiye için kritik. Bu nedenle Türkiye, Pakistan'da sükûnetin sağlanmasını ve demokratik sürecin işlemesini destekliyor.