Pakistan, Hindistan'a ait uçaklara yönelik hava sahası yasağını 24 Kasım'a kadar uzatma kararı aldı. Karar, Nisan 2025'te Jammu ve Keşmir'in Pahalgam bölgesinde düzenlenen ve tansiyonu yükselten terör saldırısının ardından iki ülke arasında karşılıklı olarak uygulanan hava sahası kısıtlamalarının son halkası. Pakistan Sivil Havacılık Otoritesi (CAA) tarafından yayımlanan NOTAM (Havacılara Duyuru) ile Hindistan tescilli uçakların Pakistan hava sahasını kullanması 24 Kasım 2025 tarihine kadar yasaklandı. Hindistan da benzer şekilde Pakistan uçaklarına hava sahasını kapatmış durumda. Bu karşılıklı yasaklar, bölgede havacılık operasyonlarını ve uçuş rotalarını doğrudan etkiliyor.
Gelişmenin arka planı
Nisan 2025'te Jammu ve Keşmir'in Pahalgam bölgesinde gerçekleştirilen ve çok sayıda sivilin ölümüyle sonuçlanan terör saldırısı, Hindistan ile Pakistan arasında ilişkileri yeniden germişti. Hindistan saldırının arkasında Pakistan'da üslenen militan grupları işaret ederken, İslamabad suçlamaları reddetti. Olayın ardından iki ülke arasında diplomatik ve askeri gerginlik arttı; her iki taraf da karşılıklı olarak hava sahalarını kapattı. Pakistan'ın son kararı, bu kısıtlamaların süresini uzatarak havacılık sektörü üzerindeki baskıyı sürdürüyor.
Hava sahası yasakları, özellikle Hindistan'dan Avrupa ve Orta Doğu'ya giden uçuşlarda Pakistan üzerinden geçen rotaların kapanmasına yol açtı. Havayolu şirketleri alternatif güzergâhlar kullanmak zorunda kalırken, uçuş süreleri ve yakıt maliyetleri arttı. Pakistan aynı şekilde Hindistan üzerinden geçen uçuşlarda zorluk yaşıyor. Uzmanlar, uzatma kararının iki ülke arasındaki güven eksikliğini ve diyalog kanallarının tıkalı olduğunu gösterdiğini belirtiyor.
Uluslararası havacılık otoriteleri, karşılıklı yasakların sivil havacılık üzerindeki etkilerini yakından izliyor. Ancak şu ana kadar iki taraf arasında bir anlaşma sinyali bulunmuyor. Pakistan'ın 24 Kasım'a kadar uzatma kararı, en azından kısa vadede bir normalleşme beklentisi olmadığını ortaya koyuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hindistan ve Pakistan arasındaki hava sahası kısıtlamaları, yalnızca ikili ilişkileri değil, bölgesel havacılık ağını da etkiliyor. Orta Doğu ve Güneydoğu Asya'dan Avrupa'ya uzanan birçok uçuş güzergâhı Pakistan ve Hindistan hava sahasını kullanıyor. Yasakların uzaması, havayolu şirketlerinin operasyonel maliyetlerini artırırken, yolcular için de daha uzun ve pahalı seyahatler anlamına geliyor.
Keşmir sorunu, 1947'den bu yana iki ülke arasında savaşlara ve sürekli gerginliğe yol açan bir mesele. 2019'da Hindistan'ın Cemmu ve Keşmir'in özel statüsünü kaldırması sonrası bölgede tansiyon yüksekti. Nisan 2025 saldırısı, bu tırmanmayı yeni bir aşamaya taşıdı. Pakistan'ın hava sahası yasağını uzatması, diplomatik çözümsüzlüğün sürdüğünü ve askeri güvenlik endişelerinin ön planda olduğunu gösteriyor.
Uluslararası toplum, iki nükleer güç arasındaki gerginliğin azaltılması için çağrılar yapıyor; ancak arabuluculuk çabaları şimdilik sonuçsuz. Bölgesel istikrar açısından hava sahası yasakları, taraflar arasındaki güvensizliğin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Pakistan ile yakın tarihsel ve kültürel bağlara sahip; aynı zamanda Hindistan ile de ekonomik ve diplomatik ilişkilerini geliştiriyor. Hava sahası yasaklarının uzaması, Türk Hava Yolları'nın (THY) bölgedeki uçuş rotalarını etkileyebilir; Pakistan-Hindistan hattında yaşanan kısıtlamalar, THY'nin Asya uçuşlarında alternatif güzergâh kullanmasına yol açarak maliyetleri artırabilir. Ayrıca Türkiye, bölgesel istikrarın sağlanması için diyalog çağrısı yapabilir. Ancak doğrudan bir Türkiye kararı söz konusu değil; gelişme, daha çok küresel havacılık ve bölgesel güvenlik dinamikleri üzerinden Türkiye'yi dolaylı etkiliyor. Türk dış politikası açısından, iki ülke arasında denge gözetilerek arabuluculuk veya insani yardım kanallarının açık tutulması önem taşıyor.