Pakistan hükümeti, ulusal güvenlik endişelerini gerekçe göstererek ülkede yasadışı şekilde yaşayan Afgan göçmenlere yönelik kitlesel sınır dışı operasyonlarını hızlandırmış durumda. İslamabad yönetimi, son haftalarda binlerce Afgan vatandaşını sınır dışı ederken, bu durum Afganistan-Taliban yönetimi ile Pakistan arasında yeni bir gerginlik dalgasına yol açıyor. Pakistan'ın bu hamlesi, bölgede artan güvenlik sorunları ve iki ülke arasındaki tarihsel gerilimlerle doğrudan bağlantılı.
Gelişmenin arka planı
Pakistan'da yaklaşık 1,7 milyon Afgan göçmenin bulunduğu tahmin ediliyor; bunların 1,3 milyonu Pakistan hükümeti tarafından tanınan geçici belgelere sahip. Ancak belgesiz Afgan sayısı da yüz binlerle ifade ediliyor. Pakistan, bu kişileri ulusal güvenlik riski olarak görüyor ve ülkede son dönemde meydana gelen terör saldırılarının arkasında Afganistan'dan sızan militanların olduğunu iddia ediyor. İslamabad, sınır dışı uygulamalarının yalnızca yasadışı göçmenleri hedef aldığını ve kayıtlı mültecileri kapsamadığını vurgulasa da, uygulama Afganistan'da yeni bir insani kriz endişesi yaratıyor.
Pakistan basınında yer alan haberlere göre, özellikle Belucistan ve Hayber Pahtunhva eyaletlerinde operasyonlar yoğunlaşmış durumda. Sınır dışı edilen Afganların büyük kısmı Torkham ve Spin Boldak sınır kapılarından Afganistan'a geçiriliyor. Afganistan'daki Taliban yönetimi, Pakistan'a bu uygulamadan vazgeçmesi çağrısında bulunurken, sınır dışı edilenlerin insani ihtiyaçlarının karşılanmasında yetersiz kaldığı eleştirileri yapılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Pakistan'ın bu hamlesi, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, bölgesel dengeleri de etkileme potansiyeli taşıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), kitlesel sınır dışı uygulamalarının uluslararası hukuka aykırı olabileceğini belirtirken, insan hakları örgütleri de Pakistan'ı geri gönderme yasağını ihlal etmekle suçluyor. Ayrıca Afganistan'ın zaten kırılgan olan ekonomik ve insani durumu, bu göç dalgasıyla daha da kötüleşebilir. Bölgesel analistler, Pakistan'ın Afgan mülteciler üzerinden Taliban yönetimine baskı yapmaya çalıştığını, ancak bunun ters etki yaratarak Taliban'ı radikalleştirebileceğini belirtiyor.
ABD'nin Afganistan'dan çekilmesinin ardından İslamabad ile Taliban arasında giderek artan bir güvensizlik söz konusu. Pakistan, Taliban'ın kendi topraklarındaki terör gruplarına (özellikle Tehrik-i Taliban Pakistan - TTP) karşı yeterince mücadele etmediğini düşünüyor. Sınır dışı operasyonları, Pakistan'ın bu konudaki memnuniyetsizliğini gösterme ve Taliban'ı harekete geçirme çabası olarak yorumlanabilir. Ancak bu politikaların bölgesel istikrarsızlığı artırması ve Orta Asya'ya kadar uzanan yeni göç dalgalarına yol açması muhtemel.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer şekilde düzensiz göç dalgalarıyla mücadele eden bir ülke olarak Pakistan'ın bu hamlesini yakından izlemektedir. Afganistan'daki gelişmeler, İran üzerinden Türkiye'ye yönelen göç hareketlerini etkileyebileceği için Ankara'nın güvenlik ve göç politikaları açısından kritik öneme sahiptir. Pakistan'ın sınır dışı uygulamalarının bölgesel istikrarı bozması halinde, Türkiye'nin doğu sınırlarında daha fazla düzensiz göç baskısı hissedilebilir. Ayrıca Türkiye, Afgan mültecilere ev sahipliği yapan ülkelerle iş birliğini artırmak durumunda kalabilir.