Pakistan'da tıp eğitimi gören Afgan kadın öğrenciler, ülkelerine geri gönderilme korkusuyla yaşıyor. 2023 yılından bu yana yüz binlerce Afgan Pakistan'dan sınırdışı edildi ve iki milyondan fazla kişi ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Kadın öğrenciler, Afganistan'a dönmeleri halinde eğitimlerine devam edemeyeceklerini ve Taliban yönetiminin kadınlara yönelik katı kısıtlamaları nedeniyle mesleklerini icra edemeyeceklerini belirtiyor. Öğrencilerden biri, "Tam bir umutsuzluk içindeyiz. Burada geleceğimiz için çalışıyorduk, şimdi her şeyi kaybetme riskiyle karşı karşıyayız" diyerek endişelerini dile getirdi.
Afgan Mültecilerin Pakistan'daki Durumu ve Sınırdışı Süreci
Pakistan, 2023 yılında kayıt dışı Afgan mültecilere yönelik geniş kapsamlı bir sınırdışı kampanyası başlattı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Ekim 2023'ten bu yana 500 binden fazla Afgan Pakistan'dan sınırdışı edildi. Pakistan hükümeti, bu kararın ülkedeki güvenlik endişeleri ve ekonomik yük nedeniyle alındığını savunuyor. Ancak uluslararası kuruluşlar, sınırdışı edilenler arasında eğitimine devam eden öğrenciler, doktorlar ve mühendisler gibi nitelikli kişilerin de bulunduğunu vurguluyor. Afgan kadın öğrenciler, Pakistan'da aldıkları tıp eğitiminin yarıda kalmasından ve Afganistan'da kadınların eğitim ve çalışma haklarının neredeyse tamamen kısıtlanmasından şikayetçi. Taliban yönetimi, 2021'de iktidara geldikten sonra kız çocuklarının ortaöğretim ve üniversite eğitimini yasakladı; kadınların çoğu iş kolunda çalışması engellendi.
Pakistan'daki Afgan mültecilerin büyük bir kısmı, 1979'daki Sovyet işgali ve sonrasındaki iç savaş döneminde ülkeye sığınmıştı. Pakistan, uzun yıllar boyunca dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yaptı. Ancak son yıllarda artan ekonomik sorunlar ve güvenlik kaygıları, hükümetin mültecilere yönelik tutumunu sertleştirmesine yol açtı. 2023'te alınan kararla, kayıt dışı Afgan mültecilerin ülkeyi terk etmesi için son tarih verildi. Bu tarihten sonra polis baskınları ve toplu sınırdışı işlemleri hız kazandı. İnsan hakları örgütleri, sınırdışı edilenlerin Afganistan'da insani kriz, yoksulluk ve güvenlik sorunlarıyla karşılaştığını belirtiyor. Özellikle kadınlar ve kız çocukları için durum daha da vahim; çünkü Taliban yönetimi altında eğitim ve istihdam olanakları neredeyse yok denecek kadar az.
Afgan kadın tıp öğrencileri, Pakistan'daki üniversitelerde aldıkları eğitimin gelecekte Afganistan'da sağlık hizmetlerine katkı sağlayabileceğini, ancak sınırdışı edilmeleri halinde bu potansiyelin heba olacağını söylüyor. Öğrenciler, uluslararası toplumdan ve Pakistan hükümetinden eğitimlerine devam etmelerine izin verilmesi için destek istiyor. Bazı öğrenciler, vize sürelerinin dolduğunu ve kayıt yenileme işlemlerinin belirsiz olduğunu belirtiyor. Pakistan'daki Afgan mültecilere yönelik sınırdışı politikası, uluslararası alanda da eleştiriliyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), sınırdışı işlemlerinin uluslararası hukuka uygunluğunu sorguluyor ve savunmasız grupların korunması çağrısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Afgan mültecilerin Pakistan'dan sınırdışı edilmesi, bölgesel istikrarı da etkiliyor. Afganistan'da zaten kırılgan olan ekonomi ve altyapı, geri dönen yüz binlerce kişinin yükünü kaldıramıyor. İran da benzer şekilde Afgan mültecileri sınırdışı ediyor; bu durum Afganistan'da insani krizi derinleştiriyor. Uluslararası yardım kuruluşları, Afganistan'a yönelik insani yardımların yetersiz olduğunu ve geri dönenlerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtiyor. Kadınların eğitim ve çalışma haklarından mahrum bırakılması, ülkenin kalkınmasını da olumsuz etkiliyor. Afgan kadın tıp öğrencilerinin durumu, Taliban'ın kadınlara yönelik politikalarının bir sonucu olarak ortaya çıkan beyin göçünün ve nitelikli iş gücü kaybının somut bir örneği. Uluslararası toplum, Taliban'ı kadın hakları konusunda adım atmaya ikna etmekte zorlanırken, Pakistan gibi komşu ülkelerin sınırdışı politikaları Afganistan'daki krizi daha da ağırlaştırıyor. Önümüzdeki dönemde, Afgan mültecilerin durumu ve kadın öğrencilerin eğitim hakkı, uluslararası gündemde yerini koruyacak gibi görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'daki istikrarsızlıktan en çok etkilenen bölgesel aktörlerden biri. Pakistan'ın sınırdışı politikası, Türkiye'ye yönelik potansiyel göç dalgasını artırabilir. Zaten milyonlarca düzensiz göçmen barındıran Türkiye, Afganistan'dan gelecek yeni bir göç akınıyla karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Afgan kadınların eğitimi ve hakları konusundaki tutumu, uluslararası alanda insan hakları sicili açısından önem taşıyor. Türkiye, Taliban ile diyalog kanallarını açık tutarak Afganistan'a insani yardım ulaştırmaya çalışıyor; ancak kadın hakları konusundaki kısıtlamalar, Ankara'nın Taliban yönetimini tanıma konusundaki isteksizliğini pekiştiriyor. Bu gelişme, Türkiye'nin göç yönetimi ve bölgesel istikrar politikalarını gözden geçirmesini gerektirebilir.