Pakistan Başbakanı, ABD ile İran arasında nükleer müzakerelerde kritik bir aşamaya gelindiğini ve anlaşmanın 24 saat içinde tamamlanabileceğini duyurdu. Başbakan, İslamabad'ın arabuluculuk çabaları sonucunda tarafların birbirine yaklaştığını belirtti. Ancak Tahran yönetimi, anlaşmanın henüz kesinleşmediğini ve müzakerelerin devam ettiğini vurgulayarak iyimserliğe temkinli yaklaştı. Görüşmeler, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve ABD'nin yaptırımlarının kaldırılması konularında yoğunlaşıyor. Pakistan, daha önce de Suudi Arabistan-İran normalleşmesinde rol oynayarak bölgesel arabuluculuk kapasitesini kanıtlamıştı. Eğer anlaşma sağlanırsa, küresel petrol piyasaları ve Orta Doğu güvenlik dengeleri açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereler, eski Başkan Trump'ın 2018'de Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (KOEP) çekilmesinin ardından kesintiye uğramıştı. Biden yönetimi göreve geldikten sonra müzakerelere yeniden başlamış ancak ilerleme yavaş olmuştu. İran, uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'a çıkararak anlaşma sınırlarını aştı ve uluslararası toplumun endişelerini artırdı. Pakistan'ın arabuluculuğu, özellikle İran ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin ardından daha fazla önem kazandı. Pakistan Başbakanı, İran'ın müzakere masasına geri dönmesinde İslamabad'ın oynadığı rolü vurgularken, ABD'nin de yaptırımları hafifletme konusunda esneklik gösterdiği belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu anlaşma, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda Orta Doğu'daki güç dengelerini de etkileyebilir. İran'ın nükleer programının kontrol altına alınması, İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkelerinin güvenlik endişelerini azaltabilir. Ayrıca, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması, küresel petrol arzını artırarak enerji fiyatlarını düşürebilir. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, anlaşmanın denetim mekanizmalarını güçlendireceğini ve İran'ın şeffaflığını artıracağını ifade etti. Ancak İran'ın uzun süredir devam eden güvensizliği ve ABD Kongresi'ndeki anlaşma karşıtı sesler, süreci zora sokabilecek faktörler arasında yer alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılaması nedeniyle bu anlaşmadan doğrudan etkilenecektir. Yaptırımların kalkması, Türkiye'nin İran doğalgazına erişimini kolaylaştırabilir ve enerji maliyetlerini düşürebilir. Ayrıca, bölgesel istikrar, Türkiye'nin Suriye ve Irak politikaları için kritik öneme sahiptir. Ancak ABD-İran yakınlaşmasının, Türkiye'nin bölgedeki manevra alanını daraltması da olasıdır. Ankara, bu süreçte denge politikasını korumaya çalışacak ve hem Batı hem de İran ile ilişkilerini optimize etmeye odaklanacaktır.