Singapur'da yüksek maaşlar ve iyileştirilmiş çalışma koşulları, otobüs sektörüne yeni sürücüler çekmeyi başarsa da, uzun çalışma saatleri ve bölünmüş vardiyalar gibi işin zorlu doğası, bu personelin elde tutulmasını ciddi bir sorun haline getiriyor. Sektör temsilcileri, yeni işe alınan sürücülerin ilk birkaç ay içinde işten ayrılma oranının yüksek olduğunu, çünkü gerçek iş yükünün beklentilerini karşılamadığını belirtiyor. Bu durum, toplu taşıma sisteminin sürdürülebilirliği açısından önemli bir zorluk teşkil ediyor.
Yüksek Maaşlar ve Beklentiler
Son iki yılda otobüs şirketleri, sürücü maaşlarını önemli ölçüde artırarak sektörü daha cazip hale getirmeye çalıştı. Singapur'daki büyük otobüs işletmecileri, yeni sürücülere başlangıçta 4.000 Singapur dolarına kadar maaş teklif ediyor. Bu rakam, önceki yıllara göre belirgin bir artışı temsil ediyor. Ancak bir otobüs kaptanı, yeni gelenlerin işin gerçekleriyle yüzleşmeye hazır olmadıklarını ifade etti. “Pek çok yeni sürücü, işin sadece direksiyon başında geçen saatlerden ibaret olduğunu sanıyor. Oysa gerçekte, uzun vardiyalar, erken başlangıçlar, geç bitişler ve özellikle bölünmüş vardiyalar var. Örneğin, sabah 5'te başlayıp 9'da biten bir vardiyanın ardından öğleden sonra 2'de tekrar başlıyorsunuz ve akşam 8'de bitiyor. Bu tempoya alışmak gerçekten zor” dedi.
Sektör yetkilileri, maaş artışlarının yeni sürücü çekmede başarılı olduğunu, ancak elde tutma oranlarının hâlâ düşük olduğunu kabul ediyor. Bir otobüs şirketinin insan kaynakları müdürü, “Yılda yaklaşık 300 yeni sürücü işe alıyoruz, ancak bunların yüzde 30'u ilk altı ay içinde işten ayrılıyor. Ayrılanların çoğu, işin fiziksel ve zihinsel taleplerine dayanamadıklarını söylüyor” şeklinde konuştu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Otobüs sürücüsü sıkıntısı, yalnızca Singapur'a özgü bir sorun değil; küresel bir fenomen haline geldi. Birleşik Krallık, ABD ve Avustralya gibi gelişmiş ülkelerde de benzer zorluklar yaşanıyor. Örneğin, İngiltere'de pandemi sonrası sürücü açığı, toplu taşıma hizmetlerinin aksamasına neden oldu. Singapur'daki durum, Asya-Pasifik bölgesinde kentleşmenin hızlanmasıyla birlikte toplu taşıma işgücü talebinin arttığına işaret ediyor. Üstelik, düşük işsizlik oranları ve diğer sektörlerin daha esnek çalışma koşulları sunması, otobüs sürücülüğünü cazip olmaktan çıkarıyor. Uzmanlar, bu sorunun çözümü için teknolojik yeniliklere (örneğin otonom araçlar) ve çalışma koşullarının köklü biçimde iyileştirilmesine ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de toplu taşıma sektörü benzer işgücü sıkıntılarıyla karşı karşıya. Özellikle büyükşehirlerde otobüs şoförü bulmakta zorlanan belediyeler, maaşları artırsa da uzun çalışma saatleri ve vardiya düzensizlikleri nedeniyle personel devir hızı yüksek. Singapur örneği, yalnızca ücret artışının kalıcı çözüm olmadığını, işin fiziksel yükünün hafifletilmesi (örneğin, vardiya sisteminin iyileştirilmesi) ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye'de toplu taşıma politikalarının şekillendirilmesinde bu derslerin dikkate alınması, hem hizmet kalitesini hem de çalışan memnuniyetini artırabilir.