Küresel ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde, Orta Doğu ve Afrika ülkeleri 2026 yılına büyüme beklentileri, enerji geçişleri ve jeopolitik riskler arasında giriyor. Horizons Middle East & Africa raporunun 19 Ağustos 2026 tarihli özel videosu, bölgedeki ekonomik kalkınma projelerini, ticaret dinamiklerini ve uluslararası yatırımcıların dikkatini çeken reformları derinlemesine ele alıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Rapor, Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 programı, Birleşik Arap Emirlikleri'nin çeşitlendirme çabaları ve Mısır ile Nijerya gibi ülkelerdeki yapısal reformların etkilerini gözler önüne seriyor. Özellikle Körfez ülkelerinin petrol gelirlerini teknoloji, yenilenebilir enerji ve turizm gibi sektörlere yönlendirmesi, bölgenin gelecekteki ekonomik haritasını değiştiriyor.
Videoda ayrıca Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi'nin (AfCFTA) uygulanma aşamasının, kıta içi ticareti artırma potansiyeli ele alınıyor. Ancak altyapı eksiklikleri, siyasi istikrarsızlık ve iklim kaynaklı riskler, büyümenin önündeki engeller olarak sıralanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Jeopolitik gerilimlerin sürdüğü bölgede, enerji arz güvenliği ve tedarik zincirlerinin yeniden yapılanması öne çıkıyor. Rusya-Ukrayna savaşının ardından enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, Katar ve Cezayir gibi doğalgaz ihracatçılarının stratejik önemini artırdı. Öte yandan Çin'in Afrika'daki altyapı yatırımları, kıtanın ekonomik dönüşümünde kilit rol oynamaya devam ediyor.
Uzmanlar, küresel faiz oranlarındaki değişimlerin gelişmekte olan ülkelerin borç yükünü artırabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, özellikle yüksek dış borçlu Afrika ülkeleri için yeni bir kriz riski anlamına gelirken, Körfez devletlerinin yatırım fonlarının istikrar sağlayıcı bir rol üstlenmesi bekleniyor.
Dijitalleşme ve finansal teknolojiler, bölgede finansal kapsayıcılığı artıran en önemli faktörlerden biri olarak görülüyor. Kenya'daki M-Pesa gibi mobil para sistemleri, kıtanın dört bir yanında bankacılık hizmetlerine erişimi yaygınlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Orta Doğu ve Afrika'daki ekonomik gelişmeler, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Türk müteahhitlik firmalarının Afrika'daki altyapı projelerindeki etkinliği ve savunma sanayiindeki ihracat artışı, bölgedeki yeni yatırım ortamıyla doğrudan ilişkili. Ayrıca, Körfez ülkeleriyle artan ticaret ve yatırım anlaşmaları, Türkiye'nin enerji maliyetlerini düşürme ve yeni pazarlara açılma çabalarına katkı sağlayabilir. Ancak küresel ekonomik belirsizlikler ve döviz kuru riskleri, Türkiye'nin ihracat rekabet gücünü etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, bölgedeki ekonomik entegrasyon süreçlerini yakından takip etmeli ve fırsatları lehine çevirmelidir.