16 Ekim 2026 tarihli Horizons Middle East & Africa programı, Orta Doğu ve Afrika bölgelerindeki ekonomik gelişmeleri ele aldı. Programda, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, bölgesel ticaret anlaşmaları ve altyapı yatırımları gibi konular masaya yatırıldı. Küresel ekonomiyle entegrasyon sürecinde olan bölge ülkeleri, son dönemde artan jeopolitik risklere rağmen büyüme potansiyellerini korumaya çalışıyor. Uzmanlar, özellikle Körfez ülkelerinin ekonomik çeşitlendirme çabalarının ve Afrika'daki genç nüfus dinamiklerinin önümüzdeki dönemde belirleyici olacağını vurguluyor.
Enerji Piyasaları ve Petrol Fiyatlarındaki Dalgalanmalar
Orta Doğu, küresel petrol arzının önemli bir kısmını elinde bulunduruyor. Son aylarda petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar, bölge ekonomilerini doğrudan etkiliyor. Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler, petrole bağımlılığı azaltmak için yenilenebilir enerji ve teknoloji yatırımlarına yöneliyor. Ancak, bu geçiş sürecinde karşılaşılan zorluklar ve finansman ihtiyacı, ekonomik reformların hızını belirliyor. Öte yandan, Afrika kıtasında yeni keşfedilen doğal gaz rezervleri, bölgesel enerji dengelerini değiştirebilir. Mozambik ve Tanzanya gibi ülkelerdeki gaz projeleri, uluslararası yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor.
Programda ayrıca, OPEC+ ülkelerinin üretim politikaları ve bu politikaların küresel piyasalara etkisi tartışıldı. Üretim kısıtlamalarının, petrol fiyatlarını destekleyerek bölge ülkelerinin bütçe açıklarını kapatmasına yardımcı olduğu, ancak uzun vadede piyasa payını koruma açısından riskler taşıdığı belirtildi. Enerji uzmanları, yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımların artmasıyla birlikte, önümüzdeki on yılda petrol talebinin zirve yapabileceğini öngörüyor.
Bölgesel Ticaret Anlaşmaları ve Ekonomik İşbirlikleri
Orta Doğu ve Afrika ülkeleri arasında imzalanan ticaret anlaşmaları, ekonomik entegrasyonu güçlendirmeyi amaçlıyor. Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Anlaşması (AfCFTA), kıta içi ticaretin artırılması ve ekonomik çeşitlendirme için önemli bir fırsat olarak görülüyor. Ancak, altyapı eksiklikleri ve sınır ticaretindeki bürokratik engeller, anlaşmanın potansiyelini sınırlayabiliyor. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ise, Asya ve Avrupa ile ticari ilişkilerini derinleştirme çabasında. Özellikle Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında bölgede artan yatırımları, ekonomik dengeleri etkiliyor.
Programda, bölgesel ticaretin önündeki yapısal sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Gümrük işlemlerinin dijitalleştirilmesi, lojistik altyapısının iyileştirilmesi ve sınır ötesi ödemelerin kolaylaştırılması gibi adımların ticaret hacmini artırabileceği vurgulandı. Ayrıca, özel sektörün ve KOBİ'lerin bu süreçte daha aktif rol alması gerektiği ifade edildi.
Altyapı Yatırımları ve Kalkınma Perspektifi
Orta Doğu ve Afrika'da altyapı yatırımları, ekonomik büyümenin itici gücü olarak öne çıkıyor. Ulaşım, enerji ve su altyapısına yapılan yatırımlar, bölge ülkelerinin rekabet gücünü artırıyor. Suudi Arabistan'ın NEOM projesi, BAE'nin uzay programı ve Mısır'ın yeni başkent projesi gibi büyük ölçekli girişimler, sadece ekonomik değil aynı zamanda jeopolitik açıdan da dikkat çekiyor. Afrika'da ise, Çin ve ABD gibi küresel güçlerin altyapı yatırımları rekabeti kızıştırıyor. Çin'in Afrika'daki borçlandırma politikaları, bazı ülkelerde sürdürülebilirlik endişelerine yol açıyor.
Uzmanlar, altyapı yatırımlarının sadece fiziki yapılarla sınırlı kalmaması gerektiğini, beşeri sermaye ve teknolojiye de yatırım yapılması gerektiğini belirtiyor. Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimin iyileştirilmesi, uzun vadeli kalkınma için kritik öneme sahip. Programda ayrıca, özel sektörün altyapı projelerine katılımını artırmak için kamu-özel işbirliği modellerinin önemi vurgulandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Orta Doğu ve Afrika'daki ekonomik gelişmeleri yakından takip ediyor. Bölge ülkeleriyle ticari ilişkilerini güçlendirmek ve yatırım fırsatlarını değerlendirmek isteyen Türkiye için bu gelişmeler önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Anlaşması, Türk müteahhitlik ve ticaret firmaları için yeni pazarlar açabilir. Ancak, bölgedeki istikrarsızlıklar ve rekabet ortamı, riskleri de beraberinde getiriyor. Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından, Doğu Akdeniz'deki gaz keşifleri ve bölgesel işbirlikleri kritik önem taşıyor. Ayrıca, Türk savunma sanayii için Orta Doğu ve Afrika ülkeleriyle yapılan anlaşmalar, ekonomik ve stratejik kazanımlar sağlayabilir. Türkiye'nin bölgedeki ekonomik varlığını güçlendirmesi, küresel rekabette konumunu sağlamlaştırmasına yardımcı olacaktır.