Guatemala'nın kuzeyindeki Maya Biyosfer Rezervi'nde, yasadışı ağaç kesimi ve tarım alanı açma tehdidine karşı yerel topluluklar, sürdürülebilir ormancılıkla hem geçimlerini sağlıyor hem de orman örtüsünü artırıyor. Uzaktan gelen alçak bir uğultu giderek yükseliyor ve dev bir hasat makinesi açıklığa çıkıyor, arkasında bir ağaç gövdesini sürükleyerek. Bu, bölgedeki yasal tomrukçuluk faaliyetlerinden biri. Ancak bu tomrukçuluk, ormanları yok etmiyor; aksine, orman örtüsünün genişlemesine katkıda bulunuyor. Rezervdeki topluluklar, düzenlenmiş kesim ve yeniden ağaçlandırma ile 'yeşil adalar' oluşturuyor. Bu model, doğanın en iyi şekilde ona bağımlı olan insanlar tarafından korunduğunu gösteriyor.
Sürdürülebilir ormancılık nasıl işliyor?
Maya Biyosfer Rezervi, 2,1 milyon hektarlık bir alanı kaplıyor ve yasadışı yerleşim, hayvancılık ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi tehditlerle karşı karşıya. Ancak rezervin bazı bölgelerinde, yerel topluluklara uzun vadeli imtiyazlar verilerek sürdürülebilir ormancılık yapmaları sağlanıyor. Bu imtiyazlar, toplulukların ağaçları kesmesine, işlemesine ve satmasına izin veriyor; ancak karşılığında ormanın yenilenmesini sağlamak zorundalar. Kesilen her ağacın yerine yenisi dikiliyor veya doğal yenilenme destekleniyor. Bu sayede, orman örtüsü yılda ortalama %0,8 artarken, çevredeki korumasız alanlarda bu oran %2,5 azalıyor. Proje, 12 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor ve yılda 200 milyon doların üzerinde gelir elde ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Orta Amerika'da ormansızlaşma hızla devam ederken, Maya Biyosfer Rezervi'ndeki bu model, biyolojik çeşitliliğin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Bölge, jaguar, tapir ve quetzal gibi nesli tükenmekte olan türlere ev sahipliği yapıyor. Ayrıca, ormanlar karbon yutağı olarak atmosferdeki karbondioksiti emiyor. Bu model, diğer gelişmekte olan ülkeler için de ilham kaynağı olabilir. Ancak, yasadışı faaliyetler ve iklim değişikliği tehditleri devam ediyor. Topluluklar, orman koruma ile ekonomik kalkınmayı birleştirerek sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de orman yangınları ve yasadışı ağaç kesimi önemli sorunlar arasında. Guatemala'daki bu topluluk temelli ormancılık modeli, Türkiye'deki köylü ve yerel halkın orman koruma çabalarına katılımını artırabilecek bir örnek sunuyor. Türkiye, Orman Genel Müdürlüğü aracılığıyla benzer sürdürülebilir ormancılık uygulamalarını yaygınlaştırabilir. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadelede karbon yutak alanlarının korunması, Türkiye'nin yeşil kalkınma hedefleriyle uyumlu. Bölgesel olarak, Akdeniz havzasındaki ormansızlaşma tehdidine karşı bu tür topluluk temelli modellerin değerlendirilmesi faydalı olacaktır.