ABD merkezli hukuk ve güvenlik odaklı düşünce kuruluşu Just Security, ordunun iç güvenlikte kullanımına ilişkin mevcut yasal yetkilerin güncellenmesi için kapsamlı bir öneri paketi yayımladı. "Reinvention Blueprint No. 4: Building Authorities for Domestic Use of the Military that Work" başlıklı çalışma, mevcut yetkilerin çağ dışı kaldığını ve kötüye kullanıma açık olduğunu savunarak, tek bir modern kanun, uygulanabilir sınırlamalar ve yargı denetimi çağrısında bulunuyor. Öneri, ordunun iç güvenlik operasyonlarında görev almasının demokratik denetim altında yeniden yapılandırılmasını hedefliyor.
Mevcut Yetkilerin Sorunları ve Önerilen Çözümler
Just Security'nin analizine göre, ABD'de ordunun iç güvenlikte kullanımını düzenleyen yasalar 19. yüzyıldan kalma ve birbirinden kopuk düzenlemelerden oluşuyor. Bu durum, askeri gücün iç güvenlik amacıyla kullanılmasında keyfiliğe ve potansiyel suistimale yol açıyor. Özellikle 1878 tarihli Posse Comitatus Act ve çeşitli istisnalar, hangi durumlarda ordunun kolluk görevlerinde kullanılabileceğini belirsiz bırakıyor. Son yıllarda artan iç güvenlik tehditleri ve toplumsal olaylar karşısında bu belirsizlik, hem askeri hem de sivil makamlar için risk oluşturuyor.
Önerilen yeni yasal çerçeve, tek bir kapsamlı kanunla ordunun iç güvenlikte kullanımını net kurallara bağlamayı amaçlıyor. Bu kanun, askeri birliğin hangi koşullarda, hangi süreyle ve hangi yetkilerle görevlendirilebileceğini açıkça tanımlayacak. Ayrıca, başkanlık emirleriyle sınırsız yetki verilmesinin önüne geçilmesi için kongre onayı şartı getirilmesi öneriliyor. Yargı denetimi ise, ordunun iç güvenlik operasyonlarının hukuka uygunluğunun bağımsız mahkemelerce denetlenmesini sağlayacak. Böylece, askeri müdahalelerin keyfi kullanımı engellenirken, gerçek acil durumlarda hızlı hareket edebilme imkanı da korunacak.
Çalışmada, mevcut sistemin en büyük zaaflarından birinin, başkanın geniş takdir yetkisi olduğu vurgulanıyor. Başkan, ulusal acil durum ilan ederek orduyu iç güvenlikte kullanabiliyor; ancak bu ilanın süresi ve kapsamı konusunda ciddi sınırlamalar bulunmuyor. Bu durum, siyasi amaçlarla askeri gücün kullanılması riskini doğuruyor. Öneri, acil durum ilanının süresini sınırlamayı ve her uzatma için kongre onayı alınmasını şart koşuyor. Ayrıca, ordunun iç güvenlikte kullanılması durumunda, askeri personelin sivil mahkemelerde yargılanabilmesinin önünün açılması gerektiği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu öneri, yalnızca ABD için değil, ordunun iç güvenlikte kullanımı konusunda benzer sorunlar yaşayan diğer ülkeler için de örnek teşkil ediyor. Son yıllarda birçok ülkede artan toplumsal protestolar, terör saldırıları ve doğal afetler, hükümetleri askeri güçleri iç güvenlikte daha fazla kullanmaya itti. Ancak bu kullanım, demokratik denetim ve insan hakları açısından ciddi endişeleri beraberinde getirdi. Örneğin, Fransa'da 2015 terör saldırılarının ardından ilan edilen olağanüstü hal döneminde ordunun iç güvenlikte kullanılması tartışmalara yol açtı. Benzer şekilde, Latin Amerika ve Asya'daki bazı ülkelerde askeri güçlerin kolluk görevlerinde kullanılması, insan hakları ihlalleriyle ilişkilendirildi.
Just Security'nin önerisi, bu tür uygulamaların demokratik çerçevede nasıl yeniden düzenlenebileceğine dair somut bir yol haritası sunuyor. Tek bir kanun, uygulanabilir sınırlar ve yargı denetimi üçlüsü, askeri gücün iç güvenlikte kullanımının hem etkili hem de hesap verebilir olmasını sağlayabilir. Bu model, uluslararası hukuk ve insan hakları standartlarıyla da uyumlu. Ayrıca, askeri ve sivil otoriteler arasındaki görev paylaşımının netleştirilmesi, olası çatışmaları önleyecek ve kamu güvenliğini artıracaktır.
Küresel ölçekte, ordunun iç güvenlikte kullanımına ilişkin reform çağrıları son yıllarda artış gösteriyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi gibi kuruluşlar, askeri güçlerin kolluk görevlerinde kullanılmasının ancak çok istisnai durumlarda ve sıkı denetim altında olması gerektiğini vurguluyor. Just Security'nin önerisi, bu uluslararası çağrılarla da örtüşüyor. Özellikle genç demokrasiler için, ordunun iç güvenlikte kullanımının keyfi ve baskıcı yönetimlere dönüşmemesi adına bu tür yasal güvenceler hayati önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ordunun iç güvenlikte kullanımı konusunda uzun bir tartışma geçmişine sahip. Özellikle 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında ilan edilen olağanüstü hal döneminde ordunun iç güvenlikteki rolü ve yetkileri yeniden düzenlendi. Just Security'nin önerisi, Türkiye'nin kendi iç güvenlik yasalarını gözden geçirmesi için bir fırsat sunuyor. Tek bir kanun, kongre yerine TBMM onayı, ve yargı denetimi gibi unsurlar, Türkiye'de de askeri yetkilerin demokratik denetimini güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki sınır ötesi operasyonları düşünüldüğünde, iç güvenlik ve dış güvenlik arasındaki ayrımın netleştirilmesi, askeri gücün hukuki çerçevede kullanılmasına katkı sağlayabilir. Bu tür reformlar, Türkiye'nin AB ve diğer uluslararası aktörlerle güvenlik işbirliğini de olumlu etkileyebilir.