Avustralya siyaseti, Pauline Hanson liderliğindeki aşırı sağcı One Nation partisinin yükselişiyle derin bir dönüşüm geçiriyor. Geleneksel olarak İşçi Partisi ve Liberal-Ulusal Koalisyon arasında sıkışan ülke siyaseti, artık popülist ve milliyetçi söylemlerin gölgesinde şekilleniyor. One Nation'ın oy oranı son seçimlerde yüzde 5'i aşarken, Senato'da kritik bir denge unsuru haline geldi. Bu gelişme, mevcut iki partili sistemi eriterek yeni bir siyasi oluşumun doğma ihtimalini gündeme getiriyor.
Gelişmenin arka planı
One Nation, 1997 yılında Pauline Hanson tarafından kuruldu. Hanson, göçmen karşıtı, korumacı ve İslam karşıtı söylemleriyle tanınıyor. Parti, özellikle kırsal kesimde ve işçi sınıfı arasında güçlü bir tabana sahip. 2022 federal seçimlerinde One Nation, Senato'da iki sandalye kazanmayı başardı. Bu, partinin federal düzeydeki en güçlü performansı oldu. Hanson'ın popülist mesajları, küreselleşmeden rahatsız olan ve geleneksel partilere yabancılaşan seçmenlerde yankı buluyor. Partinin yükselişi, Avustralya'daki siyasi kutuplaşmayı derinleştiriyor.
Son anketler, One Nation'ın oy oranının yüzde 10'a yaklaştığını gösteriyor. Bu, partinin ana akım partiler için ciddi bir tehdit oluşturduğu anlamına geliyor. Özellikle Liberal Parti, sağ kanat seçmenlerini Hanson'a kaptırma riskiyle karşı karşıya. Bu durum, Liberal Parti içinde de çatlaklara yol açıyor. Bazı liberal milletvekilleri, Hanson'ın söylemlerine yaklaşırken, diğerleri ondan uzak durmaya çalışıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
One Nation'ın yükselişi, küresel popülizm dalgasının bir parçası olarak görülüyor. ABD'de Trump, Avrupa'da Le Pen ve Salvini gibi isimlerle benzerlikler taşıyan Hanson, göçmenlik ve kimlik politikaları üzerinden seçmenleri mobilize ediyor. Bu durum, Avustralya'nın çok kültürlü yapısını tehdit ediyor. Ayrıca, One Nation'ın çevre politikalarına karşı şüpheci yaklaşımı, iklim değişikliğiyle mücadeleyi de zorlaştırıyor. Parti, kömür ve madencilik sektörlerini savunurken, yenilenebilir enerji yatırımlarını eleştiriyor. Bu, Avustralya'nın uluslararası iklim taahhütlerini yerine getirmesini engelleyebilir.
One Nation'ın yükselişi, aynı zamanda Avustralya'nın Asya-Pasifik bölgesindeki itibarını da etkileyebilir. Çin ile ilişkilerin gerilimli olduğu bir dönemde, Hanson'ın Çin karşıtı söylemleri, ticaret ortaklarıyla ilişkileri daha da karmaşık hale getirebilir. Partinin milliyetçi ve korumacı politikaları, Avustralya'nın küresel ticaret ağlarından kopma riskini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
One Nation'ın yükselişi, Türkiye açısından doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, küresel popülizm dalgasının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Partinin İslam karşıtı söylemi, Avustralya'daki Müslüman toplumları ve Türk kökenli Avustralyalıları hedef alabilir. Bu durum, Türkiye'nin yurtdışındaki vatandaşlarının haklarını koruma politikası açısından dikkatle izlenmelidir. Ayrıca, One Nation'ın çevre ve ticaret karşıtı politikaları, küresel iklim değişikliği ve serbest ticaret müzakerelerinde Türkiye'nin çıkarlarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak, Türkiye'nin Avustralya ile ikili ilişkileri genel olarak olumlu seyretmektedir ve bu gelişmelerin kısa vadede büyük bir etkisi beklenmemektedir.