Bilim insanları, en ölümcül beyin kanseri türlerinden biri olan glioblastoma multiforme (GBM) için geliştirilen yeni bir tedavi yönteminin, onlarca yıllık tıbbi varsayımları alt üst etme potansiyeline sahip olduğunu duyurdu. ABD merkezli bir araştırma ekibi tarafından yürütülen çalışma, tümör hücrelerinin metabolik zayıflıklarını hedef alan bir ilaç kombinasyonunun, laboratuvar testlerinde ve hayvan deneylerinde tümör büyümesini durdurmayı başardığını gösterdi. Bu sonuçlar, 20 yılı aşkın süredir kabul gören ve tedavide ilerlemeyi engelleyen bir biyolojik teoriyi geçersiz kılıyor.
Glioblastom Neden Bu Kadar Ölümcül?
GBM, beyindeki glial hücrelerden kaynaklanan, agresif seyirli bir kanser türü. Her yıl dünyada yüz binlerce kişiye teşhis konulan bu hastalıkta, mevcut tedaviler (cerrahi, radyoterapi, kemoterapi) ortalama 12-15 aylık bir sağ kalım süresi sağlayabiliyor. Tümörün hızlı büyümesi, çevre dokuya sızması ve beyindeki kan-beyin bariyeri nedeniyle pek çok ilaç etkili olamıyor. Ayrıca, glioblastom hücreleri farklı genetik mutasyonlar gösterdiği için standart tedavilere karşı hızla direnç geliştiriyor.
Yeni çalışma, Houston'daki MD Anderson Kanser Merkezi ve Stanford Üniversitesi iş birliğiyle yürütüldü. Araştırmacılar, glioblastom hücrelerinin enerji üretim mekanizmasında kritik bir rol oynayan 'IDH1' genindeki mutasyonları hedef alan bir ilaç bileşiği geliştirdi. Daha önce IDH1 mutasyonlarının yalnızca daha düşük dereceli tümörlerde rol oynadığı düşünülüyordu; ancak yeni bulgular, bu mutasyonların glioblastomun agresif formlarında da etkili olduğunu ortaya koydu. Lancet Oncology dergisinde yayımlanan ön klinik verilere göre, yeni molekül (AG-120 koduyla anılıyor) fare modellerinde tümör hacmini %70 oranında küçülttü.
Küresel ve Bölgesel Etkileri
Bu gelişme, yalnızca onkoloji alanında değil, uluslararası sağlık politikalarında da yankı uyandırdı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, beyin tümörü kaynaklı ölümlerin en önemli sebebi olan glioblastom, gelişmiş ülkelerde ortalama 5 yıllık sağ kalım oranının %5'in altında olmasıyla biliniyor. Avrupa Birliği, geçtiğimiz ay yayımladığı kanserle mücadele stratejisinde, nadir ve tedavisi zor kanserlere yönelik araştırmalara 500 milyon avroluk ek fon ayırmıştı. Çin ve Hindistan gibi yükselen ekonomiler ise nüfuslarının yaşlanmasıyla birlikte glioblastom vakalarında artış bekliyor.
Tedavinin insanlarda ne zaman uygulanabileceğine dair net bir tarih verilmese de, FDA'nın (ABD Gıda ve İlaç Dairesi) hızlandırılmış onay süreci için başvuru yapıldığı belirtiliyor. Uzmanlar, klinik denemelerin başarılı olması halinde tedavinin 3-5 yıl içinde kullanıma sunulabileceğini tahmin ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de yılda yaklaşık 3.000 yeni glioblastom vakası teşhis edilmektedir ve mevcut tedavi imkanları sınırlıdır. Yeni tedavi prototipi, Türkiye'nin sağlık turizmi hedefleri açısından önemli bir fırsat yaratabilir. Ancak ilacın yüksek maliyetli olması beklendiğinden, Sağlık Bakanlığı ve SGK'nın geri ödeme kapsamına alması için uluslararası fiyatlandırma politikalarını yakından takip etmesi gerekecek. Ayrıca Türkiye, nadir hastalıklar konusunda AB ile ortak araştırma programlarına katılarak bu alandaki bilgi transferinden yararlanabilir.