Singapur'da bir sosyal hizmet uzmanı olan Kevin See, iş hayatına ara vererek okula dönmenin kendisine yalnızca teorik bilgi değil, aynı zamanda pratiğini derinleştirme fırsatı sunduğunu belirtiyor. See, Ulusal Singapur Üniversitesi'nde (NUS) uygulamalı öğrenme, mentorluk ve yetişkin öğrencilerden oluşan bir topluluk sayesinde ailelere hizmet verme, ekipleri yönetme ve geleceğin uygulayıcılarını yetiştirme becerilerini önemli ölçüde geliştirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Kevin See, on yılı aşkın süredir sosyal hizmet alanında çalışıyor. Ancak kariyerinin belirli bir noktasında, uygulamalarını daha kanıta dayalı hale getirmek için akademik bilgiye ihtiyaç duyduğunu fark etti. NUS’un Sosyal Hizmet Yüksek Lisans programına kaydolan See, derslerin yanı sıra uygulamalı projeler ve süpervizyon desteği aldı. Özellikle aile terapisi ve kriz müdahalesi konularında kazandığı yeni bakış açıları, sahadaki çalışmalarına doğrudan yansıdı. See, “Okula dönmek, sadece bilgi tazelemek değildi; aynı zamanda farklı bir perspektif kazanmak ve deneyimli akademisyenlerle birlikte çalışarak kendimi geliştirmek anlamına geldi” dedi.
Program kapsamında See, çeşitli ailelerle çalışma fırsatı buldu ve bu ailelerin karşılaştığı sorunlara yönelik yenilikçi müdahale yöntemleri geliştirdi. Aynı zamanda, bir sosyal hizmet kuruluşunda ekip lideri olarak görev yapan See, aldığı eğitim sayesinde ekip üyelerini daha etkili bir şekilde yönlendirebildiğini ve onlara mentorluk yapabildiğini ifade ediyor. “Öğrencilere sadece teorik bilgi vermek yeterli değil; onların sahadaki deneyimlerini destekleyecek pratik araçlar sunmak gerekiyor” diye ekledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kevin See’nin hikayesi, Asya-Pasifik bölgesinde sosyal hizmet eğitiminin ve uygulamasının dönüşümünü yansıtıyor. Singapur, yaşlanan nüfus, artan ruh sağlığı sorunları ve aile yapısındaki değişimler gibi zorluklarla karşı karşıya. Bu bağlamda, sosyal hizmet uzmanlarının lisansüstü eğitim yoluyla kendilerini geliştirmesi, toplumun ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verilmesini sağlıyor. Küresel çapta da benzer bir eğilim var; birçok ülkede sosyal hizmet uzmanları, sürekli eğitim ve uygulamalı öğrenme programlarına yöneliyor. Özellikle COVID-19 salgını sonrası, aile içi şiddet ve ruh sağlığı sorunlarının artması, bu alana olan yatırımı artırdı. See’nin deneyimi, okula dönüşün sadece bireysel kariyer gelişimi değil, aynı zamanda toplumsal fayda sağladığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de sosyal hizmet alanı, benzer şekilde artan taleplerle karşı karşıya. Özellikle depremzedeler, mülteciler ve dezavantajlı gruplar için sosyal hizmet uzmanlarına duyulan ihtiyaç giderek büyüyor. Kevin See’nin hikayesi, Türkiye’deki sosyal hizmet eğitimi ve uygulaması için önemli bir ders barındırıyor: Uygulamalı öğrenme ve mentorluk, sahadaki profesyonellerin yetkinliğini artırabilir. Türkiye’deki üniversitelerin sosyal hizmet bölümleri, benzer programları yaygınlaştırarak hem bireysel kariyer gelişimini hem de toplumsal hizmet kalitesini iyileştirebilir. Ayrıca, Türkiye’nin Asya-Pasifik bölgesiyle artan ilişkileri göz önüne alındığında, bu tür eğitim modellerinin transferi, iki ülke arasında bilgi alışverişini de teşvik edebilir.