Kuzey Makedonya'da 2001 çatışmasını sona erdiren Ohri Çerçeve Anlaşması'nın imzalanmasının üzerinden çeyrek asır geçti. Ancak analistler, ülkedeki etnik topluluklar arasındaki barışın hâlâ kırılgan olduğu ve derinleşen siyasi kutuplaşma ile ekonomik zorlukların bu barışı tehdit ettiği konusunda uyarıyor. Anlaşma, Arnavut azınlığa daha fazla hak tanıyarak silahlı çatışmayı bitirmiş, ancak bugün gelinen noktada toplumsal uyumun ne kadar sağlandığı tartışmalı.
Ohri Anlaşması'nın Arka Planı
Ohri Çerçeve Anlaşması, 13 Ağustos 2001'de, ülkenin batısında Arnavut isyancılar ile Makedon güvenlik güçleri arasında yaşanan ve yüzlerce kişinin ölümüne yol açan çatışmaların ardından imzalandı. Anlaşma, Arnavutçanın resmi dil olarak tanınması, etnik topluluklara adil temsil garantisi verilmesi ve yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması gibi önemli düzenlemeleri içeriyordu. Bu düzenlemeler, ülkenin NATO üyeliği ve AB üyelik sürecinin de önünü açtı.
Ancak 25 yıl sonra, anlaşmanın vaat ettiği eşitlik ve bütünleşme hedeflerinin tam olarak gerçekleşmediği görülüyor. Özellikle eğitim, istihdam ve adalet gibi alanlarda etnik gruplar arasındaki uçurum devam ediyor. Arnavut siyasi partileri, anlaşmanın bazı maddelerinin uygulanmadığını veya yalnızca kağıt üzerinde kaldığını savunuyor. Makedon tarafında ise anlaşmanın ülkenin egemenliğini zedelediğine dair bir algı mevcut.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kuzey Makedonya'nın istikrarı, Batı Balkanlar'ın geneli için kritik önem taşıyor. Ülke, 2020'de NATO'ya tam üye olarak kabul edildi ve AB ile üyelik müzakerelerine başladı. Ancak bölgede artan Rusya ve Çin etkisi, etnik milliyetçiliğin yeniden yükselişi ve Kosova-Sırbistan gibi komşu anlaşmazlıklar, Kuzey Makedonya'daki kırılgan barış üzerinde baskı oluşturuyor.
Analistler, Ohri Anlaşması'nın sağladığı barış mekanizmalarının günümüz koşullarına uyarlanması gerektiğini, aksi takdirde toplumsal huzursuzluğun artabileceğini belirtiyor. Özellikle genç nüfus arasında artan işsizlik ve göç eğilimi, etnik gruplar arası diyaloğu zayıflatıyor. Ayrıca, ülkedeki siyasi partilerin etnik kimlik üzerinden kutuplaşması, anlaşmanın ruhuna aykırı bir tablo çiziyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kuzey Makedonya'daki barış ve istikrarı yakından izliyor; bu ülke, Balkanlar'daki Türk varlığının ve etkisinin merkezinde yer alıyor. Ohri Anlaşması'nın başarısı, bölgesel güvenlik açısından Türkiye için de önem taşıyor. Türkiye, Kuzey Makedonya ile askeri işbirliği ve ekonomik ilişkilerini geliştirirken, ülkedeki etnik barışın korunması, Türkiye'nin Balkan politikalarının da öncelikleri arasında. Ayrıca, Kuzey Makedonya'da yaşayan Türk azınlığın haklarının korunması ve ülkenin AB üyelik sürecinin ilerlemesi, Türkiye'nin bölgesel istikrar hedefleriyle örtüşüyor. Bu nedenle, Ankara'nın Ohri Anlaşması'nın uygulanması ve diyaloğun güçlendirilmesi yönündeki çabaları desteklemesi bekleniyor.