Dünya genelinde obezite vakaları en hızlı şekilde genç yetişkinler arasında artış gösteriyor. Uzmanlar, bu endişe verici eğilimin arkasında yaşam maliyetindeki yükseliş, koronavirüs pandemisinin etkileri ve sağlıksız gıdalardaki patlamanın yattığını belirtiyor. Özellikle 18-35 yaş arası bireylerde görülen bu artış, küresel sağlık sistemleri için yeni bir tehdit oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2023 itibarıyla dünya genelinde 1 milyardan fazla insan obezite ile mücadele ediyor ve bu sayının 2030 yılına kadar 1,5 milyara ulaşması bekleniyor.
Ekonomik zorluklar ve pandemi etkisi
Uzmanlara göre artan yaşam maliyeti, genç yetişkinlerin sağlıklı beslenme seçeneklerine erişimini kısıtlıyor. Düşük gelirli gruplar, daha ucuz ancak besin değeri düşük işlenmiş gıdalara yöneliyor. Örneğin Birleşik Krallık'ta yapılan bir araştırma, en düşük gelirli hanelerin sağlıklı beslenmek için gelirlerinin %40'ından fazlasını harcamak zorunda kaldığını gösteriyor. Pandemi sürecinde ise evde kalma zorunluluğu, fiziksel aktivite azlığı ve stres kaynaklı aşırı yeme davranışları obezite riskini daha da artırdı. COVID-19 sonrası birçok ülkede yaygınlaşan evden çalışma modeli de günlük hareket miktarını önemli ölçüde düşürdü.
Sağlıksız gıda endüstrisindeki patlama da genç yetişkinleri hedef alıyor. Yüksek şeker, tuz ve doymuş yağ içeren abur cubur ürünleri, özellikle dijital platformlarda yoğun reklamlarla pazarlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü, bu ürünlerin tüketimini azaltmak için daha sıkı düzenlemeler ve vergilendirme politikaları öneriyor. Ancak birçok ülkede gıda endüstrisinin lobi faaliyetleri bu reformları yavaşlatıyor.
Küresel boyut ve çözüm arayışları
Obezite salgını artık sadece yüksek gelirli ülkelerin değil, düşük ve orta gelirli ülkelerin de sorunu haline geldi. Afrika'da obezite oranları 1990'dan bu yana iki katına çıkarken, Güney Asya'da üçe katlandı. Bu artış, diyabet, kalp hastalıkları ve bazı kanser türleri gibi obeziteyle bağlantılı kronik hastalıkların yükünü de ağırlaştırıyor. Küresel sağlık uzmanları, hükümetleri gıda etiketlemesini netleştirmeye, sağlıksız gıdalara vergi koymaya ve şehir planlamasında fiziksel aktiviteyi teşvik edecek düzenlemelere çağırıyor. Ayrıca okullarda beslenme eğitiminin zorunlu hale getirilmesi, dijital pazarlamanın denetlenmesi ve sağlıklı gıdalara sübvansiyon sağlanması gibi önlemler de önerilen çözümler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de obezite oranları benzer bir yükseliş eğiliminde. Sağlık Bakanlığı verilerine göre her dört Türk yetişkinden biri obezite sınırında. Genç nüfus arasında sağlıksız hazır gıda tüketimi ve dijital bağımlılığa bağlı hareketsizlik artıyor. Bu durum, kronik hastalıklara bağlı sağlık harcamalarını yükseltirken işgücü verimliliğini de düşürüyor. Türkiye'nin bu küresel eğilimden olumsuz etkilenmemesi için sağlıklı beslenme politikalarını güçlendirmesi, gıda etiketlemesini iyileştirmesi ve kentsel alanlarda fiziksel aktiviteyi artıracak altyapı yatırımlarına hız vermesi gerekiyor.