Norveç hükümeti, Ukrayna'ya 2027 mali yılı için 85 milyar Norveç kronu (yaklaşık 9,2 milyar dolar) tutarında yeni bir mali destek paketi açıkladı. Pazar günü yapılan resmi açıklamaya göre bu miktar, 2026 yılı için öngörülen yardımla aynı seviyede. İskandinav ülkesi, Rusya'nın işgaline karşı mücadelede Ukrayna'ya uzun vadeli taahhütlerini sürdürüyor. Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre, yaptığı açıklamada, “Ukrayna'nın yanında durmaya devam edeceğiz. Bu destek, ülkenin savunma kapasitesini güçlendirmeye ve ekonomik istikrarını korumaya yardımcı olacak” ifadelerini kullandı. Ancak paketin detayları, hangi alanlara öncelik verileceği ve fonların nasıl dağıtılacağı henüz netlik kazanmadı.
Gelişmenin Arka Planı
Norveç, Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı geniş çaplı işgalden bu yana Ukrayna'ya en cömert destek veren ülkelerden biri oldu. Ülke, özellikle enerji sektöründen elde ettiği yüksek gelirler sayesinde Ukrayna'ya hem askeri hem de insani yardım sağlıyor. Norveç hükümeti, 2023 yılında Ukrayna'ya beş yıllık bir destek programı başlatmış ve bu program kapsamında toplam 75 milyar kronluk bir bütçe ayrılmıştı. Ancak savaşın uzaması ve Ukrayna'nın artan ihtiyaçları, bu rakamların yukarı çekilmesine yol açtı. 2027 için açıklanan 85 milyar kronluk paket, ülkenin gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) yaklaşık %5'ine denk geliyor. Bu oran, Norveç'i Ukrayna'ya en fazla yardım eden ülkeler arasında ilk sıralara yerleştiriyor.
Norveç'in bu cömertliğinin arka planında, ülkenin enerji ihracatından elde ettiği rekor düzeydeki karlar yatıyor. Rusya'nın gaz arzını kesmesi sonrası Norveç, Avrupa'nın ana gaz tedarikçilerinden biri haline geldi. Bu durum, ülkenin bütçesine olağanüstü gelirler olarak yansıdı. Norveç hükümeti, bu gelirlerin bir kısmını Ukrayna'ya aktarma kararı aldı. Ancak bu durum, ülkede de tartışmaları beraberinde getirdi. Bazı muhalefet partileri, bu kadar yüksek miktarların yurt içi harcamalara ayrılması gerektiğini savunurken, hükümet bu yardımların bir “zorunluluk” olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Norveç'in bu yeni taahhüdü, Avrupa ülkelerinin Ukrayna'ya verdikleri desteğin süreceğine dair güçlü bir işaret olarak değerlendiriliyor. Özellikle ABD'deki siyasi belirsizlikler ve Avrupa'da yükselen aşırı sağ hareketlerin Ukrayna'ya desteği sorguladığı bir dönemde, Norveç gibi ülkelerin uzun vadeli taahhütleri, Kiev yönetimi için kritik önem taşıyor. Uzmanlar, bu tür açıklamaların Ukrayna'nın moralini yüksek tuttuğunu ve Batı ittifakının kararlılığını gösterdiğini belirtiyor. Ayrıca, Norveç'in bu yardımı bir “mali yıl” bazında planlaması, uzun vadeli bir perspektife sahip olduğunu ve Ukrayna'nın yeniden inşasına yönelik desteklerin süreceğini gösteriyor.
Öte yandan, Norveç'in bu açıklaması, Rusya tarafından da yakından takip ediliyor. Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, geçmişte Norveç'in Ukrayna'ya yaptığı yardımları “ülkesinin çıkarlarına aykırı” olarak nitelendirmiş ve bu durumun ikili ilişkileri olumsuz etkilediğini söylemişti. Ancak Norveç hükümeti, bu tür baskılara rağmen Ukrayna'ya destek politikasını sürdüreceğini açıkça ifade ediyor. Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, “Ukrayna'nın zaferi, Avrupa'nın güvenliği için hayati öneme sahip. Bu nedenle desteğimiz kesintisiz devam edecek” dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Norveç'in Ukrayna'ya yönelik bu kapsamlı mali desteği, Türkiye açısından dolaylı ancak önemli etkiler barındırıyor. Ankara, savaşın başından bu yana hem Ukrayna'ya insani ve askeri destek sağlarken hem de Moskova ile dengeli bir ilişki yürütmeye çalışıyor. Norveç gibi ülkelerin Ukrayna'ya uzun vadeli taahhütleri, savaşın uzayacağı ve Batı'nın desteğinin süreceği anlamına geliyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgesel güvenlik dengelerini gözden geçirmesini gerektirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Karadeniz'deki stratejik konumu nedeniyle savaşın seyrindeki her değişiklik, doğrudan Ankara'yı etkiliyor. Norveç'in enerji gelirlerini Ukrayna'ya aktarması, Avrupa'nın enerji bağımsızlığına yaptığı katkı açısından da Türkiye'nin enerji koridorlarındaki rolünü dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak Ankara'nın bu gelişmelere yönelik resmi bir açıklaması henüz bulunmuyor.