Oslo, 29 Eylül – Norveç, sürgün edilen Ukraynalı çocuklar, tutuklu siviller ve savaş esirlerine yönelik insani yardım çabalarına desteğini artırdığını duyurdu. İskandinav ülkesi, söz konusu yardımların UNICEF ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) aracılığıyla kanalize edileceğini bildirdi. Açıklama, Norveç hükümetinin Ukrayna'daki insani krize yönelik taahhütlerini genişlettiği bir dönemde geldi.
İnsani yardımın kapsamı ve öncelikli alanlar
Norveç'in ek desteği, özellikle Rusya'nın Ukrayna'dan zorla sürgün ettiği çocukların durumuna odaklanıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Mart 2023'te Vladimir Putin ve Rusya'nın çocuk haklarından sorumlu yetkilisi Maria Lvova-Belova hakkında çıkardığı tutuklama emri, bu çocukların yasa dışı şekilde Rusya'ya götürülmesini savaş suçu olarak nitelendirmişti. Norveç, bu çocukların aileleriyle yeniden birleştirilmesi, psikososyal destek sağlanması ve eğitim haklarının korunması için fon ayırdı.
UNICEF verilerine göre, savaşın başlangıcından bu yana en az 19.000 Ukraynalı çocuk Rusya'ya veya Rusya kontrolündeki bölgelere sürgün edildi; bunların yalnızca bir kısmı geri dönebildi. Norveç'in desteği, bu çocukların tespiti, izlenmesi ve geri getirilmesi süreçlerine katkı sağlayacak. Ayrıca, Rusya'da gözaltında tutulan siviller ve savaş esirleri için ICRC aracılığıyla tıbbi yardım, aile iletişimi ve hukuki destek sağlanacak.
Norveç Dışişleri Bakanlığı, yardımın toplam miktarını net olarak açıklamadı ancak önceki taahhütlerin üzerine eklendiğini belirtti. Norveç, 2023 yılında Ukrayna'ya yönelik insani yardım için yaklaşık 2 milyar Norveç kronu (yaklaşık 190 milyon dolar) ayırmıştı. Yeni desteğin bir kısmı, ICRC'nin savaş esirlerine yönelik ziyaret programlarına ve UNICEF'in çocuk koruma birimlerine aktarılacak.
Uluslararası hukuk ve insani boyut
Ukraynalı çocukların sürgün edilmesi, uluslararası hukuk açısından ciddi bir ihlal olarak değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, bu uygulamanın soykırım suçu kapsamında olabileceğini belirtiyor. Norveç'in ICRC ve UNICEF üzerinden sağladığı destek, doğrudan askeri müdahale içermese de, uluslararası toplumun bu konudaki baskısını artırıyor. ICRC, savaş esirlerine erişim konusunda tarafsızlık ilkesiyle hareket ediyor; ancak Rusya'nın bazı bölgelerde erişimi kısıtladığı biliniyor.
Norveç, NATO üyesi olarak Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılıyor ve Ukrayna'ya askeri destek de sağlıyor. Ancak bu son adım, insani boyutu öne çıkararak Oslo'nun çatışmada insani koridorların açılması ve çocuk haklarının korunması konusundaki kararlılığını gösteriyor. UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell, daha önce yaptığı açıklamada, sürgün edilen çocukların geri döndürülmesi için uluslararası işbirliğinin şart olduğunu vurgulamıştı.
Ukrayna hükümeti, çocukların geri getirilmesi için "Bring Kids Back UA" adlı bir girişim yürütüyor. Norveç'in desteği, bu girişime dolaylı katkı sağlayacak. Ayrıca, Norveç'in finansmanı, savaştan etkilenen çocuklar için travma sonrası stres bozukluğu tedavisi ve eğitim materyalleri gibi alanlara yönlendirilecek.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Norveç'in bu adımı, Avrupa'da insani yardım taahhütlerinin arttığı bir dönemde geldi. AB ülkeleri de benzer programlara fon sağlıyor. Ancak Rusya'nın sürgün politikası, uluslararası toplumun en hassas noktalarından biri olmaya devam ediyor. Norveç gibi ülkelerin ICRC ve UNICEF'e destek vermesi, Rusya'nın bu konudaki izolasyonunu derinleştirebilir. Öte yandan, insani yardım kuruluşlarının Rusya ile temasları sınırlı; bu da yardımların etkinliğini azaltabilir.
Norveç, 2022'den bu yana Ukrayna'ya toplamda 10 milyar dolardan fazla destek sağladı. Bu destek hem askeri hem insani hem de ekonomik alanları kapsıyor. Ülke, aynı zamanda Rusya'ya yönelik yaptırımların sıkılaştırılmasını savunuyor. Bu son hamle, Norveç'in Ukrayna politikasında insani boyutu önceliklendirdiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasında denge politikası izlerken, insani konularda aktif rol almaya çalışıyor. Norveç'in sürgün edilen çocuklara yönelik desteği, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarına dolaylı katkı sağlayabilir. Türkiye, daha önce savaş esirlerinin takası ve tahıl koridoru anlaşmalarında kritik rol oynamıştı. Bu tür insani girişimler, Ankara'nın bölgesel barış ve istikrar için uluslararası işbirliğine açık olduğunu gösteriyor. Ayrıca, sürgün edilen çocukların geri dönüşü, Karadeniz bölgesindeki istikrarı da olumlu etkileyebilir. Türkiye'nin insani diplomasi alanındaki etkinliği, Batı ile ilişkilerinde de yumuşama yaratabilir.