Northwell Health Başkanı ve CEO'su Dr. John D’Angelo, Bloomberg This Weekend programında yaptığı açıklamada, geleneksel ABD sağlık modelinin sürdürülemez olduğunu belirterek, sağlık hizmetlerinde uygun fiyatlılığın sağlanması için koruyucu sağlık, hastalıklardan korunma ve kronik hastalık yönetimine daha fazla odaklanılması gerektiğini ifade etti. D’Angelo, konuk sunucular David Gura ve Lisa Mateo ile yaptığı görüşmede, mevcut sistemin uzun vadede ayakta kalamayacağını vurguladı.
Arka Plan: ABD Sağlık Sisteminin Yapısal Sorunları
ABD sağlık sistemi, dünyanın en pahalı sistemlerinden biri olmasına rağmen, sağlık sonuçları açısından gelişmiş ülkeler ortalamasının altında kalıyor. Kişi başına sağlık harcamaları 12.000 doları aşarken, hâlâ milyonlarca Amerikalı sigortasız ve temel sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşıyor. Kronik hastalıkların yaygınlığı ve obezite gibi faktörler, sistem üzerindeki maliyet baskısını artırıyor. D’Angelo’nun açıklamaları, COVID-19 pandemisi sonrası sağlık sisteminin kırılganlığının daha görünür hale geldiği bir dönemde geldi. Northwell Health, New York eyaletinin en büyük sağlık kuruluşu olarak, sistemdeki dönüşüm ihtiyacına dikkat çekiyor.
Koruyucu Sağlık ve Maliyet İlişkisi
D’Angelo, sağlık hizmetlerinin sadece hastalık tedavisine odaklanmasının yanlış olduğunu, koruyucu sağlık hizmetlerine yatırım yapılması gerektiğini belirtti. Kronik hastalıkların erken teşhisi ve yönetimi, uzun vadede maliyetleri düşürebilir. Ancak ABD’de sağlık sigortası sisteminin parçalı yapısı, koruyucu hizmetlere erişimi kısıtlayabiliyor. Uzmanlar, önleyici hizmetlerin yaygınlaşması için sigorta şirketlerinin ve hükümetin teşviklerini artırması gerektiğini söylüyor. D’Angelo’nun vurgusu, sağlık ekonomisi tartışmalarında önemli bir yer tutan “değer bazlı bakım” modeline işaret ediyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
ABD’deki sağlık harcamalarındaki artış, küresel sağlık piyasalarını da etkiliyor. İlaç fiyatları, tıbbi cihazlar ve sağlık teknolojileri alanında ABD’nin politikaları, dünya genelinde fiyat belirleme mekanizmalarını etkiliyor. Türkiye gibi ülkeler, sağlık turizmi ve ilaç tedariki konusunda ABD ile ilişkilerini bu çerçevede yönetiyor. Ayrıca, ABD’nin sağlık sistemindeki dönüşüm arayışı, diğer ülkeler için de bir referans noktası oluşturabilir. Ancak ABD’nin kendine özgü sigorta ve ilaç fiyatlandırma sistemi, modelin doğrudan transfer edilmesini zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda sağlık alanında önemli reformlar gerçekleştirerek genel sağlık sigortası kapsamını genişletti ve hastane altyapısını güçlendirdi. Ancak artan maliyetler ve yaşlanan nüfus, Türkiye’nin de benzer sürdürülebilirlik sorunlarıyla karşılaşabileceğini gösteriyor. ABD’deki tartışma, koruyucu sağlık hizmetlerine yatırımın önemini ortaya koyarken, Türkiye’nin mevcut aile hekimliği sistemi ve kronik hastalık yönetimi programlarını daha etkin kılması için bir fırsat sunuyor. Ayrıca, ABD’li sağlık devlerinin maliyet baskısı, ilaç fiyatlandırması ve sağlık turizmi gibi alanlarda Türkiye ile iş birliği ve rekabet dinamiklerini etkileyebilir.