Nobel ödüllü iktisatçılar ve dünyanın önde gelen üniversitelerinden akademisyenlerin de aralarında bulunduğu 200'den fazla uzman, yapay zekanın (YZ) küresel ekonomi üzerinde yaratabileceği yıkıcı etkileri önlemek için acil ve somut adımlar atılması çağrısında bulundu. Asya merkezli düşünce kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin koordine ettiği bu girişim, YZ teknolojilerinin hızla yayılmasının özellikle gelişmekte olan ülkelerde gelir adaletsizliğini derinleştireceği ve milyonlarca kişiyi işsiz bırakabileceği uyarısını içeriyor. Uzmanlar, mevcut sosyal güvenlik ağlarının bu dönüşümle başa çıkmak için yetersiz olduğunu belirterek hükümetlere çağrıda bulundu.
Uzmanlar ne diyor?
Çağrı metnine imza atanlar arasında Nobel Ekonomi Ödülü sahipleri Joseph Stiglitz ve Paul Krugman gibi isimlerin yanı sıra Oxford ve Harvard gibi prestijli üniversitelerden akademisyenler yer alıyor. Uzmanlar, yapay zekanın üretkenlik artışı sağlama potansiyelini kabul etmekle birlikte, bu teknolojinin meyvelerinin adil dağıtılmaması halinde toplumsal huzursuzluğa yol açabileceği konusunda uyarıyor. Çağrıda, başta dijital altyapının yetersiz olduğu ülkeler olmak üzere, gelişmekte olan ekonomilerin YZ devriminin dışında kalma riski taşıdığına dikkat çekiliyor.
Özellikle imalat ve hizmet sektörlerinde otomasyonun hız kazanmasıyla birlikte, düşük vasıflı işgücünün işsiz kalma olasılığının yüksek olduğu vurgulanan çağrıda, “YZ’nin ekonomik faydaları, onu yaratan ve kontrol eden bir avuç şirket ve ülkede yoğunlaşıyor. Bu durum, küresel eşitsizliği daha da artıracaktır” ifadelerine yer verildi. Uzmanlar, bu durumla mücadele için evrensel temel gelir (ETG) gibi radikal sosyal politika önlemlerinin tartışılmasını da öneriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
YZ’nin ekonomik etkilerine karşı alınacak önlemler konusunda Asya ülkeleri kritik bir kavşakta bulunuyor. Çin, teknoloji şirketlerine yönelik regülasyonları sıkılaştırırken; Hindistan, YZ altyapısına büyük yatırımlar yapıyor. Güney Kore ise robot vergisi gibi uygulamalarla sektörü düzenlemeye çalışıyor. Ancak uzmanların çağrısı, bu tür ulusal çabaların küresel bir koordinasyon olmadan yetersiz kalacağını savunuyor. Küresel kuzey ve güney arasındaki dijital uçurumun YZ çağında daha da belirginleşeceği endişesi, çağrının ana temalarından biri.
AB ve ABD de benzer tartışmalar yürütüyor. Avrupa Birliği, Yapay Zeka Yasası ile risk temelli bir düzenleme getirirken; ABD’de Biden yönetimi, YZ’nin işgücü piyasasına etkilerini araştırmak üzere uzman komiteler kurdu. Ancak imzacı uzmanlar, bu girişimlerin hız ve kapsam açısından yetersiz olduğunu belirtiyor. Çağrıda, “YZ, tarım ve sanayi devrimlerinden çok daha hızlı bir dönüşüm yaratıyor. Bu nedenle, geçmişteki deneyimlerden ders çıkararak proaktif politikalar geliştirmeliyiz” deniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yapay zeka alanında ulusal stratejiler geliştirse de henüz kapsamlı bir sosyal güvenlik reformu yapmamıştır. Genç nüfus yapısı ve yüksek işsizlik oranı, YZ’nin işgücü piyasasına etkilerini Türkiye için kritik kılmaktadır. Özellikle tekstil, otomotiv gibi istihdam yoğun sektörlerde otomasyonun yaygınlaşması, mevcut işsizlik sorununu derinleştirebilir. Uzmanların çağrısındaki ETG gibi politikalar, Türkiye’de henüz gündeme gelmemiş olsa da, dijital dönüşümün sosyal boyutunun ihmal edilmesi uzun vadede toplumsal maliyetleri artırabilir. Bu nedenle, küresel tartışmalara paralel olarak Türkiye’nin de kendi özgül koşullarını dikkate alan kapsayıcı politikalar geliştirmesi kritik önemdedir.