Nikaragua'nın uzun süredir iktidarda olan Devlet Başkanı Daniel Ortega'nın kontrolündeki parlamento, otoriter liderin seçimleri askıya alma emrini uygulamak için bir "çalışma planı" duyurdu. ABD Dışişleri Bakanı, uluslararası toplumun Nikaragua'daki "Ortega rejimine" karşı "güçlerini birleştirmesi" gerektiğini söyledi. Muhalefetin sindirildiği ve yargı bağımsızlığının ortadan kalktığı ülkede, hükümet yanlısı sandalye çoğunluğuna sahip Ulusal Meclis, Ortega'nın talimatıyla yaklaşan genel seçimleri iptal etmek için yasal zemin hazırlıyor. Plan, anayasa değişikliği veya olağanüstü hal ilanı gibi araçlarla seçimlerin ertelenmesini ve Ortega'nın fiilen süresiz iktidarını garanti altına almayı hedefliyor. Muhalefet ve sivil toplum örgütleri, bu hamleyi "darbe" ve "demokrasinin sonu" olarak nitelendiriyor.
Gelişmenin arka planı: 18 yıllık Ortega iktidarı ve demokratik gerileme
1980'lerde Sandinista Devrimi'nin liderlerinden olan Daniel Ortega, 2007'de yeniden iktidara geldikten sonra ülkeyi giderek otoriter bir yöne sürükledi. Eşi Rosario Murillo'nun fiilen başkan yardımcılığına yükseldiği rejim, 2018'deki kitlesel protestoları şiddetle bastırmış, yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş, binlerce muhalif sürgüne gitmek zorunda kalmıştı. 2021 seçimlerinde tüm muhalif adaylar tutuklanırken, Ortega yüzde 75 oyla yeniden seçildi; seçim uluslararası toplum tarafından "hileli" ve "meşruiyetten yoksun" olarak nitelendirildi. Şimdi ise iktidarını sağlamlaştırmak için seçimleri tamamen ortadan kaldırmayı planlıyor. Kongre sözcüsü Dr. Gustavo Porras Cortés, planın "siyasi istikrar ve ülkenin kalkınması için gerekli olduğunu" savunurken, muhalefet bunu "sivil darbe" olarak adlandırıyor. Nikaragua'da anayasa, başkanın iki dönem üst üste seçilebilmesine izin verse de, seçimlerin tamamen iptali anayasa krizine yol açabilir.
2023 itibarıyla Ortega yönetimi, Katolik Kilisesi'ni hedef almış, piskopos ve rahipleri tutuklamış, kilise yayınlarını kapatmıştır. Sivil toplum örgütleri yasaklanırken, bağımsız medya ya susturulmuş ya da hükümet yanlısı yayın yapmaya zorlanmıştır. Ekonomik zorluklar ve uluslararası yaptırımların etkisiyle ülke, bölgenin en yoksul ülkelerinden biri haline gelmiştir.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD ve Latin Amerika’nın tepkisi
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Nikaragua halkının demokratik haklarını kullanmasına izin verilmelidir. Ortega rejiminin bu son girişimi, ülkeyi bir polis devletine dönüştürme çabalarının bir parçasıdır. Uluslararası toplum bu otoriter gidişe karşı güçlerini birleştirmelidir" dedi. ABD, 2021'den bu yana Ortega ailesine ve üst düzey yetkililere yönelik yaptırımları artırarak devam ettiriyor. Avrupa Birliği de benzer şekilde, seçimlerin askıya alınmasını kınadığını ve "Nikaragua'da demokrasinin yok edilmesine tolerans göstermeyeceğini" duyurdu. Latin Amerika ülkelerinden farklı sesler yükseliyor: Venezuela ve Küba gibi sol hükümetler Ortega'ya destek verirken; Brezilya, Kolombiya ve Şili gibi ülkeler demokratik gerilemeyi eleştiriyor. Nikaragua'nın bu hamlesi, bölgedeki otoriter eğilimleri güçlendirebilir ve ABD'nin Latin Amerika'da nüfuzunu sınırlama çabalarını tetikleyebilir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nde de Nikaragua'daki durum eleştiriliyor; konsey, bağımsız bir soruşturma başlatılmasını talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nikaragua'nın siyasi krizi, Türkiye için doğrudan güvenlik veya ekonomik tehdit oluşturmamakla birlikte, küresel demokrasi endekslerindeki düşüşün bir parçası olarak değerlendirilebilir. Türkiye, Latin Amerika'da özellikle ticaret ve diplomatik ilişkilerini geliştirme çabasında; Ortega rejiminin istikrarsızlığı, bu bölgedeki Türk yatırımlarını ve ilişkilerini sınırlayabilir. Ayrıca, ABD ve AB'nin Nikaragua'ya yönelik yaptırımları, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ticaretinde dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, uluslararası hukuka ve demokratik ilkelere saygılı bir duruş sergileyerek, Nikaragua'da diyaloğu teşvik eden girişimlere destek verebilir. Ancak Ankara'nın mevcut politikası, iç işlerine karışmama ilkesine dayandığından, doğrudan bir müdahalede bulunması beklenmez.