Nijerya'da Şubat ayında yapılacak genel seçimler öncesinde kampanya süreci resmen başladı. Ülke, Başkan Bola Tinubu'nun uygulamaya koyduğu ekonomik reformların sancılarıyla boğuşurken, artan yaşam maliyetleri halk arasında büyük bir öfke dalgası yaratıyor. Tinubu'nun siyasi makinesi güçlü görünse de, muhalefet partilerindeki bölünmeler ve ekonomik hoşnutsuzluk seçim sonuçlarını öngörülemez kılıyor. Bu kritik seçim, yalnızca Afrika'nın en büyük ekonomisi ve en kalabalık ülkesi için değil, aynı zamanda kıtanın demokratik geleceği ve küresel güvenlik mimarisi açısından da belirleyici olacak.
Reformların Bedeli ve Toplumsal Öfke
Başkan Tinubu'nun geçen yıl göreve gelmesiyle birlikte akaryakıt sübvansiyonlarını kaldırması ve döviz kurunu serbest bırakması, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası tarafından uzun süredir önerilen yapısal reformların hayata geçirilmesi anlamına geliyordu. Ancak bu adımlar, benzin fiyatlarının üç kattan fazla artmasına, yerel para birimi nairanın değer kaybetmesine ve enflasyonun yüzde 33'ün üzerine çıkmasına yol açtı. Gıda fiyatlarındaki astronomik artış, özellikle düşük gelirli kesimleri ve genç nüfusu derinden etkiliyor. Ülkede son aylarda yaşanan gösteriler, hükümetin ekonomik politikalarına karşı hoşnutsuzluğun ne kadar yaygın olduğunu gözler önüne seriyor.
Tinubu yönetimi, reformların uzun vadede Nijerya ekonomisini canlandıracağını ve dış yatırımı çekeceğini savunuyor. Ancak kısa vadede toplumun geniş kesimleri bu dönüşümün bedelini ağır bir şekilde ödüyor. Ülkenin kuzeydoğusunda devam eden güvenlik krizi, orta bölgelerdeki çiftçi-çoban çatışmaları ve güneydeki petrol bölgelerindeki huzursuzluk, seçim atmosferini daha da gerginleştiriyor. Bu sorunlar, seçmenlerin oy tercihlerini doğrudan etkileyecek temel başlıklar arasında yer alıyor.
Muhalefetin Bölünmüşlüğü ve Tinubu'nun Gücü
Seçimlere sayılı aylar kala muhalefet cephesinde yaşanan bölünmeler dikkat çekiyor. Ana muhalefetteki İşçi Partisi'nde (LP) liderlik krizi ve Halkların Demokratik Partisi'nde (PDP) iç çekişmeler, Tinubu'ya avantaj sağlıyor. 2023 seçimlerinde Tinubu'ya en güçlü rakip olan Peter Obi, bu kez farklı bir ittifak arayışında. Ancak muhalefetin oy tabanını birleştirememesi, iktidar partisi APC'nin elini güçlendiriyor. Tinubu, güneybatıdaki güçlü siyasi ağını, kuzeydeki geleneksel ittifakları ve devlet kaynaklarını etkin kullanarak seçim kampanyasını yürütüyor. Bununla birlikte, ekonomik hoşnutsuzluğun derinliği, seçim günü sandığa yansıyıp yansımayacağı büyük bir soru işareti.
Nijerya'daki seçimler yalnızca ülke içi dinamiklerle sınırlı değil. Batı Afrika'nın hegemon gücü olarak Nijerya, bölgedeki demokratik istikrarın da teminatı konumunda. Son yıllarda Mali, Burkina Faso ve Nijer'de yaşanan askeri darbeler, Sahel bölgesinde demokrasinin gerilemesine yol açtı. Nijerya'nın güçlü ve meşru bir hükümetle seçim sürecini tamamlaması, bölgeye istikrar sinyali verecek. Ayrıca Nijerya, Gana ve Fildişi Sahili gibi komşu ülkelerle ekonomik entegrasyon süreçlerinde de kilit rol oynuyor. Seçim sonuçları, Batı Afrika Ekonomik ve Parasal Birliği (UEMOA) ve ECOWAS gibi bölgesel örgütlerin geleceğini de etkileyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nijerya'daki seçimler, Türkiye'nin Afrika açılımı politikaları açısından da kritik bir öneme sahip. Türkiye, son yıllarda savunma sanayii, enerji ve inşaat sektörlerinde Nijerya ile güçlü ekonomik bağlar kurdu. Nijerya, Türkiye'nin Afrika'daki en büyük ticaret ortaklarından biri olma potansiyeline sahip. Tinubu hükümetinin seçimleri kazanması durumunda, mevcut reform sürecinin devamı, Türk yatırımcıların önünü açabilir. Ancak seçim sonrası olası bir siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve diplomatik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Nijerya'daki güvenlik durumu, Türkiye'nin savunma sanayii ihracatı açısından yeni fırsatlar doğurabilir veya mevcut anlaşmaları riske atabilir. Bu nedenle, Nijerya'daki seçimlerin sonuçlarını ve sürecin demokratik olgunluğunu yakından takip etmek, Ankara'nın bölge stratejisi açısından büyük önem arz ediyor.