Nijer'in başkenti Niamey'de, 18 Mart 2025 tarihinde askeri bir darbe girişimi yaşandığı ve bu girişimle bağlantılı olduğu düşünülen onlarca askerin gözaltına alındığı bildirildi. Ülkenin askeri yönetimi tarafından yapılan açıklamada, güvenlik güçlerinin darbe planını önceden tespit ederek müdahale ettiği ve duruma hâkim olduğu belirtildi. Gözaltına alınanlar arasında üst düzey subayların da bulunduğu, soruşturmanın devam ettiği ifade ediliyor. Bu olay, 2023'teki askeri darbeden bu yana ülkede artan siyasi istikrarsızlığın bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Darbe girişiminin arka planı
Nijer'de son yıllarda siyasi çalkantılar yaşanıyor. 26 Temmuz 2023'te Cumhurbaşkanı Mohamed Bazoum, kendi muhafız birliği tarafından görevden alınmış ve ülke yönetimine el koyan askeri cunta, General Abdourahamane Tchiani önderliğinde iktidarı ele geçirmişti. Bu darbe, Batı Afrika'daki Sahel bölgesinde art arda yaşanan askeri müdahalelerin bir parçasıydı. Mali, Burkina Faso ve Gine'de de benzer iktidar değişimleri yaşanmıştı.
Son darbe girişimi, cunta yönetiminin içerideki muhalefeti bastırma çabalarının ortasında geldi. Yetkililer, girişimin arkasında olduğu iddia edilen kişilerin, ülkenin demokratik düzene dönüşü için baskı yapan gruplarla bağlantılı olabileceğini öne sürüyor. Ancak muhalefet kaynakları, bu iddiaların cunta yönetiminin meşruiyetini güçlendirmek için kullandığı bir bahane olabileceğini belirtiyor. Olayın ardından başkentte askeri araçların hareketliliği gözlemlenirken, halkın sokağa çıkması kısıtlandı.
Uzmanlar, bu tür darbe girişimlerinin ordunun içindeki hizipler arasındaki güç mücadelesinden kaynaklandığına dikkat çekiyor. Nijer ordusu, cihatçı gruplarla mücadele ve ülkenin doğusundaki yabancı askeri varlıkların konuşlanması konularında bölünmüş durumda. Özellikle Fransa'nın askerlerini çekmesinin ardından Rusya'nın bölgede artan nüfuzu, ordu içindeki denklemleri değiştirmiş durumda.
Bölgesel ve küresel boyut
Nijer, Sahel bölgesinde Batı'nın son müttefiki konumundayken 2023 darbesiyle bu özelliğini kaybetmişti. Ülke, Fransa'nın askeri varlığını sona erdirmesinin ardından Rusya ile yakınlaşma sinyalleri vermişti. Bu durum, bölgede etkisini artıran Rusya'nın, Batılı ülkelerin çekilmesiyle oluşan güç boşluğunu doldurma çabasının bir parçası olarak görülüyor.
ABD'nin bölgede askeri üsleri bulunuyor ve Nijer'deki gelişmeler, ABD'nin Afrika'daki terörle mücadele stratejisini doğrudan etkiliyor. Son darbe girişimi, Batılı ülkelerin Nijer'deki askeri ve diplomatik varlığını yeniden gözden geçirmesine yol açabilir. Öte yandan, Ecowas (Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu), Nijer'deki cunta yönetimini tanımıyor ve demokratik düzene dönüş çağrısında bulunuyor. Bu tür istikrarsızlık, bölgesel güvenliği tehdit ederken, cihatçı grupların da işine yarıyor.
Nijer'deki siyasi belirsizlik, uranyum zenginliği ve göç yolları üzerindeki konumu nedeniyle küresel aktörlerin ilgisini çekiyor. Ülke, Fransa'nın nükleer enerji ihtiyacı için kritik bir uranyum tedarikçisi. Bu kaynakların kontrolü, bölgesel ve küresel güç mücadelesinin merkezinde yer alıyor. Ayrıca, Nijer üzerinden Avrupa'ya yönelen düzensiz göç akınları, bu ülkedeki istikrarın Avrupa Birliği için de önemli olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Nijer dahil Sahel ülkeleriyle son yıllarda askeri ve ekonomik iş birliğini artırmıştı. Özellikle savunma sanayii alanında yapılan anlaşmalar ve askeri eğitim desteği, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğini güçlendirmişti. Nijer'deki siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin bu ülkeyle olan ilişkilerini doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Sahra Altı Afrika'da nüfuzunu genişletmek isterken, darbe girişimleri ve askeri yönetimlerle iş birliği yapmak zorunda kalabiliyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki uzun vadeli çıkarları açısından risk oluşturuyor. Ayrıca, Nijer'deki istikrarsızlık, bölgesel terörizmin artmasına yol açarak Türkiye'nin güvenliğini de dolaylı olarak etkileyebilir.