Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Sistemi (NHS), sosyal medyada yayılan besin takviyesi dezenformasyonuyla mücadele etmek için yeni bir önlem paketi hazırlıyor. Kanser yardım kuruluşu Macmillan Cancer Support'a göre, klinisyenler artık neredeyse her gün zerdeçal, sarı kantaron ve magnezyum gibi takviyelerin mucizevi faydalarına dair sosyal medyada dolaşan asılsız iddiaları çürütmek zorunda kalıyor. Sağlık Bakanlığı'na bağlı bir birim, bu yanlış bilgilerin hastaların tedavi süreçlerini olumsuz etkilediğini ve kaynakların verimsiz kullanılmasına yol açtığını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Sosyal medyada 'doğal' ve 'yan etkisiz' olarak sunulan bu takviyelerin, kanser tedavisi gören hastalar tarafından doktora danışmadan kullanıldığı tespit edildi. Özellikle TikTok ve Instagram'da yayılan içeriklerde, zerdeçalın kemoterapi ilaçlarının etkisini artırdığı veya sarı kantarondan yapılan çayın tümörleri küçülttüğü gibi bilimsel temeli olmayan iddialar yer alıyor. NHS uzmanları, bu takviyelerin bazı ilaçlarla etkileşime girerek tedavinin etkinliğini azaltabileceğini hatta toksik etkilere yol açabileceğini vurguluyor. Macmillan, kliniklerde her gün en az bir hastanın bu tür yanlış bilgilerle geldiğini ve doktorların bu iddiaları çürütmek için ortalama 10-15 dakika harcadığını açıkladı.
Sağlık otoriteleri, besin takviyesi sektörünün küresel pazar büyüklüğünün 2028 yılına kadar 300 milyar dolara ulaşmasının beklendiğine dikkat çekiyor. Bu devasa pazar, influencer pazarlaması ve sosyal medya algoritmaları sayesinde daha da genişliyor. Örneğin, magnezyum takviyelerinin uykusuzluk ve anksiyeteye iyi geldiği yönündeki iddialar, son bir yılda Birleşik Krallık'ta magnezyum satışlarını yüzde 40 artırdı. Oysa NHS, magnezyum eksikliği olmayan bireylerde bu takviyelerin herhangi bir fayda sağlamadığını ve aşırı tüketimin ishal ve mide kramplarına yol açtığını belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Benzer dezenformasyon dalgası Avrupa ve Kuzey Amerika'da da yaşanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2022'de yayımladığı bir raporda, sağlıkla ilgili yanlış bilgilerin aşı karşıtlığından sonra en hızlı yayılan dezenformasyon türü olduğunu açıklamıştı. ABD'de FDA, bu yıl içinde üç büyük takviye üreticisine 'yanıltıcı sağlık beyanı' nedeniyle ceza kesti. Avrupa Birliği ise 2024'te kabul edilen Dijital Hizmetler Yasası kapsamında platformları sağlıkla ilgili yanlış bilgileri kaldırmaya zorluyor. Ancak uygulama sürecinde yetersizlikler olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, bu durumun sağlık sistemlerine ek yük getirdiğini ve hasta-hekim güvenini zedelediğini ifade ediyor. Özellikle kronik hastalığı olan bireyler, alternatif tedavi yöntemlerine yönelerek tıbbi yardım almayı geciktirebiliyor. Bu da hastalığın ilerlemesine ve sağlık harcamalarının artmasına neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de sosyal medyada besin takviyeleriyle ilgili benzer bir dezenformasyon dalgası yaşanıyor. Özellikle Covid-19 pandemisi sonrası 'doğal bağışıklık güçlendirici' olarak pazarlanan ürünlerin satışı ciddi oranda arttı. Sağlık Bakanlığı, 2023'te bu tür takviyelerin denetimini artırsa da sosyal medyadaki kontrolsüz reklamlar devam ediyor. Türkiye'deki sağlık sistemi de NHS gibi ek kaynak harcamak zorunda kalabilir. Bu nedenle, halkın sağlık okuryazarlığının artırılması ve sosyal medya platformlarının denetlenmesi kritik önem taşıyor. Küresel bir sorun olan bu dezenformasyonla mücadelede Türkiye'nin uluslararası iş birliğine katılması faydalı olacaktır.