California Valisi Gavin Newsom, eski ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in 2028 başkanlık seçimlerinde tekrar aday olması durumunda kendisinin yarışa girmeyeceğini söyledi. Newsom, CNN'e verdiği ve Pazartesi günü paylaşılan röportajda, Demokrat Parti içinde 2028 için potansiyel bir aday olarak görülmesine rağmen, Harris'in adaylığı halinde geri adım atacağını belirtti. Newsom, "Eğer o aday olursa, kesinlikle yarışmam" dedi.
Harris'in olası adaylığı ve parti içi dinamikler
Gavin Newsom'un bu açıklaması, Demokrat Parti'nin 2028 başkanlık seçimleri öncesindeki adaylık yarışının şimdiden şekillenmeye başladığını gösteriyor. 2024 seçimlerinde Başkan Joe Biden'ın çekilmesiyle yarışa giren ve Donald Trump'a karşı kaybeden Kamala Harris, parti içinde hâlâ önemli bir figür olarak öne çıkıyor. Harris, yenilgiye rağmen Demokrat seçmenin önemli bir kesiminden destek görüyor ve 2028 için potansiyel bir aday olarak anılıyor.
Newsom ise uzun süredir ulusal siyasette adı geçen isimlerden biri. 2019'dan bu yana California Valisi olarak görev yapan Newsom, özellikle pandemi dönemindeki yönetimi, çevre politikaları ve sosyal konulardaki liberal duruşuyla dikkat çekti. Ancak Harris'in olası adaylığı, Newsom'un ulusal hedeflerini ertelemesine neden olabilir. Newsom, Harris'e duyduğu saygıyı dile getirerek, onun aday olması halinde kendisinin yarışa girmesinin doğru olmayacağını ima etti.
CNN sunucusu Jake Tapper'a konuşan Newsom, "Kamala Harris'i çok seviyorum ve ona derin saygı duyuyorum. Eğer aday olursa, ona destek olurum" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Demokrat Parti içindeki birlik mesajı olarak yorumlandı. Parti, 2024 yenilgisinin ardından toparlanma sürecinde ve 2028 için güçlü bir aday çıkarmayı hedefliyor.
Harris ve Newsom arasındaki siyasi ilişki
Kamala Harris ve Gavin Newsom, Kaliforniya siyasetinin iki önemli ismi olarak uzun yıllardır tanınıyor. Harris, 2011-2017 yılları arasında Kaliforniya Başsavcısı olarak görev yaparken, Newsom aynı dönemde San Francisco Belediye Başkanı ve ardından Vali Yardımcısıydı. İkili, Kaliforniya'daki Demokrat yapı içinde zaman zaman rakip olarak görülse de, genel olarak aynı siyasi çizgide yer aldılar. Harris'in 2020 başkanlık ön seçimlerinde yarışması ve ardından Biden'ın yardımcısı olması, Newsom'un ulusal siyaset için beklemesine neden oldu.
Newsom'un bu son açıklaması, Harris'in 2028'de aday olma niyetini henüz resmen açıklamamasına rağmen, parti içi dengeleri gözeterek yapılmış bir hamle olarak değerlendiriliyor. Harris, 2024 yenilgisinden sonra siyasi geleceği hakkında net bir açıklama yapmadı, ancak kamuoyu yoklamaları onun Demokrat seçmen arasında hâlâ en güçlü isimlerden biri olduğunu gösteriyor.
2028 seçimleri ve Demokrat Parti'nin stratejisi
Demokrat Parti, 2024'te Trump'a karşı kaybettikten sonra 2028 için yeni bir strateji belirlemeye çalışıyor. Parti içinde ilerici kanat ile merkez kanat arasındaki gerilim devam ederken, Harris ve Newsom gibi isimlerin yanı sıra Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg, Michigan Valisi Gretchen Whitmer ve Pennsylvania Valisi Josh Shapiro gibi isimler de potansiyel adaylar arasında gösteriliyor. Newsom'un açıklaması, Harris'in adaylığı durumunda diğer potansiyel adayların da benzer bir tavır alıp almayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Harris'in 2028'de aday olup olmayacağı henüz netleşmiş değil. Ancak Newsom'un bu açıklaması, Harris'in parti içindeki ağırlığını koruduğunu ve Demokrat yarışının şimdiden şekillendiğini gösteriyor. Newsom, 2026'da California Valiliği görevinin sona ermesinin ardından ulusal siyasete atılabilir, ancak Harris faktörü onun planlarını etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki Demokrat Parti içi adaylık dinamikleri, Türkiye-ABD ilişkilerini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Kamala Harris'in 2028'de aday olması halinde, Biden döneminde şekillenen Türkiye politikalarına yakın bir çizgi izlemesi beklenebilir. Newsom ise daha önce Türkiye ile ilgili net bir duruş sergilemedi; ancak Kaliforniya Valisi olarak Ermeni diasporasıyla yakın ilişkileri ve insan hakları vurgusu, olası bir başkanlık yarışında Türkiye karşıtı söylemleri beraberinde getirebilir. Harris'in adaylığı, Türkiye açısından öngörülebilirlik sağlarken, Newsom'un yarışa girmemesi Demokrat Parti içinde daha az sürprizli bir süreç anlamına geliyor. Türkiye, ABD'deki siyasi gelişmeleri yakından takip ederek, 2028'e yönelik diplomatik ve ekonomik stratejilerini şimdiden planlamalı.