İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Pazar günü Abu Dabi'ye sürpriz bir ziyaret gerçekleştirerek Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi. Üst düzey bir İsrail yetkilisinin Reuters'a verdiği bilgiye göre, görüşme kapalı kapılar ardında yapıldı ve içeriğine dair resmi bir açıklama yapılmadı. Ziyaret, İsrail ile BAE arasındaki normalleşme sürecinin 2020'de imzalanan İbrahim Anlaşmaları'ndan bu yana en üst düzey temaslardan biri olarak kaydedildi.
İbrahim Anlaşmaları'ndan Bugüne: İsrail-BAE İlişkileri
İsrail ile BAE arasındaki diplomatik ilişkiler, 15 Eylül 2020'de Washington'da imzalanan İbrahim Anlaşmaları ile tesis edildi. Anlaşma, BAE'nin İsrail'i tanıyan ilk Körfez ülkesi olmasını sağladı ve ardından Bahreyn, Sudan ve Fas da benzer adımlar attı. O tarihten bu yana iki ülke arasında ekonomi, teknoloji, tarım, sağlık ve savunma alanlarında çok sayıda iş birliği anlaşması imzalandı. Karşılıklı büyükelçilikler açıldı ve üst düzey ziyaretler karşılıklı olarak gerçekleştirildi.
Netanyahu'nun bu ziyareti, özellikle İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri operasyonlarının ardından bölgede artan tansiyon ortamında gerçekleşmesi bakımından dikkat çekici. BAE, İsrail ile ilişkilerini sürdürürken Filistin meselesinde dengeli bir söylem izlemeye özen gösteriyor. Ziyaretin zamanlaması, İsrail'in bölgesel müttefikleriyle bağlarını güçlendirme ve İran'a karşı ortak bir cephe oluşturma çabası olarak yorumlanıyor.
BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed, 2022'de göreve gelmesinden bu yana İsrail ile ilişkileri stratejik bir öncelik olarak görüyor. Ülkesi, bölgesel istikrar ve ekonomik çeşitlilik hedefleri doğrultusunda İsrail ile iş birliğini derinleştirirken, aynı zamanda Filistinlilere yönelik insani yardımları da sürdürüyor. Netanyahu ile görüşmesinde Gazze'deki insani durum ve ateşkes müzakerelerinin ele alındığı tahmin ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İran, ABD ve Yeni Dengeler
Ziyaret, Orta Doğu'da değişen ittifak yapılarının bir yansıması. İsrail, BAE ve Suudi Arabistan arasında İran'a karşı gayri resmi bir güvenlik iş birliği ağı bulunuyor. ABD'nin bölgeden kısmen çekilme eğilimi, bölge ülkelerini kendi güvenlik mimarilerini kurmaya itiyor. Bu bağlamda İsrail-BAE hattı, Washington'ın da desteklediği bir denge unsuru olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, BAE'nin İsrail ile ilişkileri, Arap dünyasında eleştirilere de yol açıyor. Filistin yanlısı kesimler, normalleşmenin Filistin davasına zarar verdiğini savunuyor. BAE yönetimi ise ilişkilerin Filistinlilere ekonomik ve insani fayda sağladığını, ayrıca bölgesel istikrara katkı sunduğunu belirtiyor.
Netanyahu'nun ziyareti, İsrail'in uluslararası alanda izolasyonunu kırma çabalarının bir parçası. Son aylarda İsrail, bazı Avrupa ülkeleri ve Asya ülkeleriyle ilişkilerini onarmaya çalışıyor. Ancak Gazze'deki savaş ve yerleşim faaliyetleri, bu çabaları gölgeliyor. BAE gibi önemli bir aktörle yapılan görüşme, İsrail'in Körfez'deki tek müttefikiyle bağlarını koruduğunu gösteriyor.
Ziyaretin somut çıktıları henüz açıklanmadı. Ancak uzmanlar, görüşmede ekonomik iş birliği, teknoloji transferi ve istihbarat paylaşımının öne çıktığını düşünüyor. Ayrıca, Suudi Arabistan ile İsrail arasında olası bir normalleşme anlaşması için BAE'nin arabuluculuk yapabileceği konuşuluyor. Riyad yönetimi, Filistin devleti konusunda somut adımlar görmeden anlaşmaya yanaşmıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Netanyahu'nun Abu Dabi ziyareti, Türkiye'nin bölgesel denklemdeki konumunu doğrudan etkiliyor. Türkiye, İsrail ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde olsa da Gazze savaşı nedeniyle tansiyon yüksek. BAE ise Türkiye'nin Körfez'deki önemli ekonomik ortağı. İsrail-BAE yakınlaşması, Türkiye'nin bölgede yalnızlaşma riskini artırabilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesinde BAE'nin İsrail ile enerji iş birliği, Türkiye'nin enerji güvenliği hesaplarını etkileyebilir. Türkiye, bu dengeyi gözeterek hem Körfez hem de İsrail ile ilişkilerini dikkatli yönetmek durumunda.