İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'nin baskısıyla İran ve Lübnan'a yönelik saldırıları durdurmak zorunda kalmasının ardından, seçim kampanyasını Türkiye karşıtı söylemler üzerinden yürütmeye başladı. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, yolsuzluk iddialarıyla anılan ve partisinin kamuoyu yoklamalarında gerilediği görülen Netanyahu, iç siyasetteki kaybını telafi etmek için dış politikada yeni bir düşman arayışına girdi.
Netanyahu'nun Yeni Kampanya Stratejisi
İsrail'de yaklaşan seçimler öncesinde Netanyahu, Likud Partisi'nin oy kaybını durdurmak ve tabanını konsolide etmek amacıyla Türkiye'yi hedef alan bir söylem geliştirdi. Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamalarda, Türkiye'nin bölgesel politikaları sert bir dille eleştirilirken, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve Filistin meselesindeki tutumlar öne çıkarılıyor.
Uzmanlara göre Netanyahu, İran ve Hizbullah'a yönelik saldırılardan geri adım atmak zorunda kalmasının yarattığı hayal kırıklığını, Türkiye karşıtı bir söylemle bastırmaya çalışıyor. Likud'un seçim kampanyasında kullanılan afiş ve videolarda, Türkiye'nin İsrail için güvenlik tehdidi oluşturduğu iddiası işleniyor.
Anketlerde Likud Geriliyor
Son kamuoyu yoklamaları, Likud Partisi'nin seçmen desteğinde ciddi bir düşüş olduğunu gösteriyor. Netanyahu'nun kişisel popülaritesi, devam eden yolsuzluk davaları ve ekonomik sorunlar nedeniyle erozyona uğrarken, partisi de bu durumdan olumsuz etkileniyor. Netanyahu'nun Türkiye karşıtı çıkışları, geleneksel seçmen tabanını harekete geçirmeyi amaçlıyor.
Ancak siyasi analistler, bu stratejinin uzun vadede işe yaramayacağını, çünkü İsrail kamuoyunun asıl olarak ekonomi, güvenlik ve adalet konularına odaklandığını belirtiyor. Netanyahu'nun dış düşman yaratma taktiği, geçmişte de kullandığı bilinen bir yöntem olsa da, bu kez seçmenin tepkisi beklenenden farklı olabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Netanyahu'nun Türkiye karşıtı söylemi, Doğu Akdeniz'deki gerilimleri artırma riski taşıyor. Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler, son yıllarda inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Enerji kaynaklarının paylaşımı, Filistin politikası ve bölgesel ittifaklar, iki ülke arasındaki temel anlaşmazlık alanlarını oluşturuyor.
ABD'nin bölgedeki arabulucu rolü ve son dönemdeki itidalli mesajları, Netanyahu'nun Türkiye karşıtı tutumunu sınırlandırıcı bir faktör olarak görülüyor. Washington yönetimi, müttefikleri arasındaki gerginliklerin azaltılmasından yana. Ancak Netanyahu'nun iç siyasi hesapları, bu dengeleri zorlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'deki seçim kampanyalarının geçici bir nitelik taşıdığını ve bu tür söylemlerin ilişkilere kalıcı zarar vermemesi gerektiğini savunuyor. Ankara, Doğu Akdeniz'deki haklarından vazgeçmeyeceğini ancak diyalog kapısının açık olduğunu vurguluyor. Netanyahu'nun Türkiye'yi hedef alan söylemi, iki ülke arasındaki normalleşme çabalarını olumsuz etkileyebilir. Ancak Türkiye, bölgesel istikrar için yapıcı bir tutum benimsiyor ve kışkırtmalara karşı sükuneti koruyacağını sinyalini veriyor.