İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkenin kuzeyindeki toplulukları canlandırmak ve güvence altına almak amacıyla 13 milyar şekel (yaklaşık 5,84 milyar ABD doları) tutarında bir "mega plan" duyurdu. Plan, Lübnan sınırı boyunca yer alan ve son dönemde Hizbullah ile artan gerilim nedeniyle boşaltılan yerleşim bölgelerini hedefliyor. Netanyahu'nun bu hamlesi, hükümetin savaş sonrası stratejisine yönelik artan eleştiriler ve kuzeydeki güvenlik açığına dair endişeler üzerine geldi. Plan, konut inşaatı, altyapı yatırımları ve ekonomik teşvikleri içeriyor.
Arka plan: Kuzey İsrail'deki kriz
7 Ekim 2023'teki Hamas saldırısının ardından İsrail'in kuzey sınırında Hizbullah ile çatışmalar yoğunlaştı. On binlerce İsrailli, roket ve füze tehdidi nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı. Netanyahu'nun açıkladığı plan, bu bölgelerin yeniden iskan edilmesini ve bölgesel kalkınmayı amaçlıyor. Ancak plan, savaşın bitmemesi ve güvenlik garantilerinin yetersizliği nedeniyle eleştiriliyor. Muhalefet, planın yalnızca bir seçim vaadi olduğunu ve gerçek bir çözüm sunmadığını öne sürüyor
Netanyahu, düzenlediği basın toplantısında "Kuzeyi terk etmeyeceğiz" diyerek planın başta konut olmak üzere ulaşım, sağlık ve eğitim yatırımlarını içerdiğini belirtti. Ancak uzmanlar, bu tür bir planın başarılı olması için güvenlik koşullarının iyileştirilmesi gerektiğine vurgu yapıyor
Bölgesel boyut: Hizbullah tehdidi ve uluslararası baskı
İsrail'in kuzeyindeki bu hamle, bölgesel dengeler açısından kritik. Hizbullah'ın İran destekli askeri kapasitesi, İsrail için ciddi bir güvenlik sorunu oluşturuyor. Planın açıklanması, uluslararası toplumda da yankı buldu. ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını tanırken, sivil yerleşimlerin güvenliği konusunda endişelerini dile getirdi. Öte yandan Lübnan hükümeti, İsrail'in bu girişimini "provokasyon" olarak nitelendirdi. Avrupa Birliği ise tarafları itidale çağırdı.
Plana yönelik tepkiler sadece uluslararası düzeyde değil, İsrail iç siyasetinde de yoğun. Aşırı sağcı koalisyon ortakları planı yetersiz bulurken, barış yanlısı gruplar diplomatik çözüm çağrısı yapıyor. Netanyahu, bu planla hem iç muhalefeti susturmayı hem de savaş sonrası bir vizyon ortaya koymayı hedefliyor
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in kuzey planı, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de bölgesel istikrar açısından önemlidir. Türkiye, İsrail ve Lübnan arasındaki gerginlikte dengeli bir politika izlemektedir. Bu plan, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanları tartışmalarını da etkileyebilir. Ayrıca, İran destekli Hizbullah'ın varlığı, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki nüfuz mücadelesinde dikkate alması gereken bir faktördür. Ankara'nın, bölgesel barışı teşvik etme ve tansiyonu düşürme yönündeki girişimleri bu bağlamda daha da önem kazanmaktadır.