İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te kaçırdığı tüm sivil rehineleri serbest bırakma teklifini reddettiğine dair iddialar giderek güçleniyor. İsrailli yetkililer ve uluslararası istihbarat kaynaklarına dayandırılan haberlere göre, Hamas'ın ateşkes karşılığında tüm sivil rehineleri serbest bırakma önerisi, İsrail hükümeti tarafından kabul edilmedi. Bu gelişme, Gazze'deki insani krizin derinleşmesine ve rehine ailelerinin protestolarının artmasına yol açtı.
Rehine Krizi ve Müzakerelerin Arka Planı
Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırıda yaklaşık 240 kişi rehin alınmıştı. Bu kişiler arasında İsrailliler, çift uyruklular ve yabancı işçiler bulunuyordu. Katar ve Mısır'ın arabuluculuğuyla yürütülen görüşmelerde, Hamas önce kadın, çocuk ve yaşlı rehinelerin serbest bırakılmasını, ardından tüm sivil rehinelerin bırakılmasını teklif etti. İddialara göre bu teklif, İsrail'in askeri operasyonlarını durdurması ve daha fazla Filistinli mahkumun serbest bırakılması karşılığında yapılmıştı. Ancak İsrail hükümeti, Hamas'ın taleplerini kabul etmeyerek askeri baskı stratejisini sürdürme kararı aldı.
İsrailli yetkililer, Hamas'ın elindeki tüm rehinelerin serbest bırakılması için önce askeri baskının artırılması gerektiğini savunuyor. Netanyahu, birçok kez "Hamas yok edilene kadar operasyonlar durmayacak" açıklaması yapmıştı. Öte yandan, rehine aileleri ve muhalefet partileri, hükümetin rehinelerin hayatını riske attığını ve müzakere yolunu tıkadığını belirtiyor. Kasım 2023'te varılan geçici ateşkes anlaşmasıyla 105 rehine serbest bırakılmıştı, ancak o tarihten bu yana yeni bir anlaşma sağlanamadı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İsrail'in Hamas teklifini reddettiği iddiaları, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, Gazze'deki sivillerin durumunun her geçen gün kötüleştiğini vurguluyor. ABD yönetimi, İsrail'e askeri desteğini sürdürse de, rehinelerin serbest bırakılması için diplomatik çabaların artırılması çağrısı yapıyor. Avrupa Birliği ülkeleri ise ateşkes çağrılarını yineliyor. Bölgesel aktörlerden Katar ve Mısır, arabuluculuk rolünü sürdürmeye çalışıyor. İran ve Hizbullah, İsrail'in tutumunu kınayarak gerilimi tırmandırabilecek açıklamalarda bulunuyor.
Uzmanlar, rehine krizinin çözülememesi halinde çatışmanın daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. Lübnan sınırında Hizbullah ile yaşanan çatışmalar, Kızıldeniz'deki Husilerin saldırıları ve İran'ın vekil gruplar üzerinden artan etkisi, Ortadoğu'da istikrarsızlığı derinleştiriyor. Ayrıca, Gazze'deki insani felaket, küresel kamuoyunda İsrail'e yönelik eleştirileri artırıyor ve bazı ülkelerde diplomatik ilişkilerin gözden geçirilmesine yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hamas-İsrail çatışmasında aktif diplomasi yürütüyor ve rehinelerin serbest bırakılması için arabuluculuk çabalarına destek veriyor. İsrail'in Hamas teklifini reddetmesi, Türkiye'nin bölgesel barış girişimlerini zorlaştırıyor. Ankara, ateşkesin sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması için uluslararası baskıyı artırma çağrısı yapıyor. Ayrıca, Türkiye-İsrail ilişkileri bu süreçte daha da gerilirken, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek ve Hamas ile olan temasları, Batılı müttefikleriyle arasında gerilim yaratıyor. Uzun vadede, çatışmanın çözümsüzlüğü Türkiye'nin güvenlik ve enerji politikalarını da olumsuz etkileyebilir.