İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cuma günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Gazze'deki savaşın "soykırımın tam tersi" olduğunu öne sürdü. Konuşma sırasında 77 ülkeden onlarca delege salonu terk etti. Netanyahu, İsrail'in Hamas'a karşı yürüttüğü savaşta sivilleri korumak için önlemler aldığını savunarak uluslararası toplumun eleştirilerine yanıt verdi.
Konuşmanın arka planı ve tepkiler
Netanyahu'nun BM kürsüsünden yaptığı konuşma, Gazze'deki insani krizin derinleştiği bir dönemde geldi. İsrail'in aylardır süren askeri operasyonları sonucunda binlerce sivil hayatını kaybetti, altyapı büyük ölçüde yıkıldı. Uluslararası kuruluşlar ve birçok ülke İsrail'i soykırımla suçlarken, Netanyahu bu suçlamaları reddederek İsrail'in kendini savunduğunu vurguladı. Konuşmasında, "İsrail soykırım yapmıyor, soykırımı önlemek için savaşıyor" ifadelerini kullandı. Ancak bu sözler salondaki birçok delege tarafından protesto edildi. Delegelerin salonu terk etmesi, İsrail'in uluslararası arenada artan izolasyonunu gözler önüne serdi.
Uluslararası toplumun bölünmüşlüğü
BM Genel Kurulu'ndaki bu protesto, İsrail'in politikalarına yönelik küresel öfkenin bir göstergesi. 77 ülkeden delegelerin konuşmayı terk etmesi, özellikle Global Güney ülkelerinin ve bazı Avrupa ülkelerinin İsrail'e karşı tutumunun sertleştiğini gösteriyor. Öte yandan ABD ve bazı Batılı müttefikler İsrail'in yanında durmaya devam ediyor. Netanyahu'nun konuşması, İsrail'in meşruiyetini koruma çabası olarak yorumlanırken, muhalifleri bu söylemin gerçekleri çarpıttığını savunuyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, daha önce yaptığı açıklamalarda Gazze'deki durumun "insanlık krizi" olduğunu belirtmişti. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin İsrail yetkilileri hakkında yürüttüğü soruşturma da gerginliği artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Netanyahu'nun BM'deki konuşması ve 77 ülkenin protestosu, Türkiye'nin İsrail'e yönelik eleştirel tutumunu haklı çıkarıyor. Türkiye, başından beri Gazze'deki saldırıları soykırım olarak nitelendiriyor ve ateşkes çağrısı yapıyor. Bu olay, Türkiye'nin uluslararası platformlarda İsrail'e karşı yürüttüğü diplomatik mücadelede yalnız olmadığını gösteriyor. Ayrıca, İsrail'in izolasyonu, Türkiye'nin bölgesel liderlik iddiasını güçlendirebilir. Ancak Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde denge gözetmesi gerekiyor; zira ABD ve AB'nin tutumu farklı. Ekonomik ve güvenlik açısından, Gazze'deki istikrarsızlık Türkiye'nin enerji güvenliğini ve bölgesel ticaretini olumsuz etkiliyor.