ABD’de nesli kritik düzeyde tehlike altında bulunan sağ balinaların korunmasına yönelik moratoryum, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Kongre’de önemli bir aşamayı geride bıraktı. Temsilciler Meclisi’nde yapılan ön oylamada, deniz trafiğini ve balıkçılığı sınırlayan yasa tasarısı komiteden geçerek genel kurula sevk edildi. Bu yaz içerisinde yapılması beklenen nihai oylamada, Cumhuriyetçi çoğunluğun tasarıyı onaylamasına kesin gözüyle bakılıyor. Uzmanlar, mevcut 360 civarındaki sağ balina popülasyonunun her yıl ortalama yüzde 2 oranında azaldığını ve acil önlem alınmazsa türün 20 yıl içinde yok olabileceğini belirtiyor.
Moratoryumun Arka Planı ve Detayları
Kuzey Atlantik sağ balinası (Eubalaena glacialis), dünyanın en nadir deniz memelilerinden biri olarak kabul ediliyor. Atlantik kıyısındaki yoğun gemi trafiği, balina-çarpışmalarına ve olta takımlarına dolanma vakalarına neden oluyor. Moratoryum, 2026 yılına kadar ticari balıkçılıkta belirli ağ türlerinin yasaklanmasını, gemilerin hız sınırlamalarını ve göç rotalarında tampon bölgeler oluşturulmasını öngörüyor.
Cumhuriyetçi Parti içinde denizcilik ve balıkçılık endüstrilerinin yoğun lobi faaliyetlerine rağmen, tasarı iki partili bir uzlaşma ile komiteden geçti. Ancak başta Maine ve Massachusetts’ten gelen temsilciler, bu düzenlemelerin yerel ekonomileri olumsuz etkileyeceğini savunarak değişiklik önergeleri vermişti. Meclis Başkanı Kevin McCarthy, tasarının bu yaz sonuna kadar yasalaşması için çalışacaklarını açıkladı.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Sağ balinaların korunması, yalnızca ABD’nin değil, uluslararası deniz ekosisteminin de bir parçası. Kanada’nın doğu kıyılarında da benzer önlemler alınmış, ancak Amerika sularındaki denetim eksiklikleri türün kuzeye göçünü engellemişti. Çevre örgütleri, moratoryumun yalnızca bir adım olduğunu, küresel ölçekte deniz koruma alanlarının artırılması gerektiğini vurguluyor.
Öte yandan, ABD Başkanı Joe Biden’ın iklim politikaları kapsamında okyanus koruma hedefleri bulunuyor. Ancak Cumhuriyetçilerin enerji ve balıkçılık sektörlerine yönelik baskıları, bu tür düzenlemeleri siyasi bir tartışma konusu haline getiriyor. Tasarı yasalaşırsa, ABD’nin 2030 yılına kadar deniz alanlarının yüzde 30’unu koruma altına alma hedefine katkıda bulunabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz ve Ege’de deniz memelileri (yunus, Akdeniz foku) için benzer tehditlerle karşı karşıya. ABD’deki bu moratoryum, uluslararası deniz koruma standartlarının yükseldiğini gösteriyor. Türkiye’nin özellikle turizm ve balıkçılık sektörlerinde sürdürülebilirlik adımları atması, AB ile müzakerelerde çevre faslını ilerletebilir. Ancak ABD’deki siyasi kutuplaşma, koruma kararlarının seçim dönemlerinde kolayca tersine çevrilebileceğini de hatırlatıyor. Türkiye, yerel balina ve yunus popülasyonları için benzer yasal düzenlemeleri ivedilikle hayata geçirmeli, uluslararası sözleşmelere uyumu artırmalıdır.