Himalayalar'daki bir buzul gölünün ani patlaması, Nepal'in kuzeybatısındaki Thame köyü yakınlarında büyük bir sel felaketine yol açtı. 16 Ağustos 2024'te meydana gelen olayda, Thyanbo buzul gölünün seti çöktü ve milyonlarca metreküp su ile moloz, aşağı vadilere doğru hızla aktı. Yetkililer, en az 20 kişinin hayatını kaybettiğini, 100'den fazla kişinin kaybolduğunu ve yüzlerce evin yıkıldığını bildirdi. Bölge halkı, sel sularının sabahın erken saatlerinde büyük bir gürültüyle geldiğini ve kaçacak zaman bulamadıklarını ifade etti.
Buzul Gölü Patlamasının Anatomisi
Buzul gölü patlaması (GLOF), bir buzul gölünün doğal setinin (moren veya buzul) ani bir şekilde yıkılması sonucu meydana gelir. Thyanbo Gölü, Thyanbo buzulunun erimesiyle oluşmuş ve son yıllarda iklim değişikliği nedeniyle hızla büyümüştü. Uydu görüntüleri, gölün 2015'ten bu yana iki kat genişlediğini gösteriyordu. Bilim insanları, artan sıcaklıkların buzulun alt kısmını zayıflattığını ve setin dayanıklılığını yitirdiğini belirtiyor. Patlama sırasında açığa çıkan enerji, bir atom bombasınınkinin yüzde biri kadar olmasa da, yamaçlardan aşağıya doğru saatte 60 kilometre hızla ilerleyen bir çamur ve kaya akışına neden oldu.
Olay, Nepal'de son 30 yılda görülen en ölümcül GLOF felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti. 2021'de Melamchi Vadisi'nde benzer bir olay yaşanmış, 2016'da ise Tibet'te bir başka GLOF meydana gelmişti. Uzmanlar, Himalaya bölgesinde 2.000'den fazla buzul gölü bulunduğunu ve bunların yüzde 20'sinin potansiyel tehlike arz ettiğini vurguluyor. Nepal hükümeti, erken uyarı sistemlerinin yetersizliğini kabul ederken, uluslararası yardım çağrısında bulundu.
İklim Değişikliğinin Rolü ve Bölgesel Etkiler
Himalayalar, dünyada kutup bölgelerinden sonra en hızlı ısınan bölge. Son 50 yılda ortalama sıcaklık 1,5 derece arttı. Bu ısınma, buzulların erimesini hızlandırıyor ve buzul göllerinin sayısını ve hacmini artırıyor. Nepal, Hindistan, Bhutan ve Çin'i kapsayan Hindu Kuş-Himalaya bölgesi, 240 milyon insanın su kaynağı olan 10 büyük nehri besliyor. Ancak bu nehirler, hem su temini hem de ani sel riski açısından kritik. GLOF'lar, sadece can kaybına değil, aynı zamanda tarım arazilerinin yok olmasına, hidroelektrik santrallerinin hasar görmesine ve ulaşım yollarının kapanmasına neden oluyor. Nepal ekonomisi, tarım ve turizme bağımlı olduğu için bu tür felaketler kalkınmayı ciddi şekilde sekteye uğratıyor.
Uluslararası toplum, Nepal'e destek gönderdi. Hindistan ve Çin, arama-kurtarma ekipleri ve insani yardım malzemeleri yolladı. Birleşmiş Milletler, iklim değişikliğine uyum projeleri için ek fon sağlanması çağrısında bulundu. Ancak eleştirmenler, gelişmiş ülkelerin iklim finansmanı taahhütlerini yerine getirmediğini ve kırılgan dağlık bölgelerin yeterli desteği almadığını belirtiyor. Nepal, 2021'de Glasgow'daki COP26'da kayıp ve zarar mekanizmasının kurulmasını desteklemişti, ancak somut adımlar hâlâ yetersiz.
Bilim insanları, GLOF riskini azaltmak için buzul göllerinin izlenmesi, erken uyarı sistemlerinin kurulması ve setlerin güçlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Ancak bu önlemler yüksek maliyetli ve zorlu arazi koşullarında uygulanması güç. Nepal hükümeti, uluslararası işbirliği olmadan bu mücadelenin üstesinden gelemeyeceğini kabul ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğrudan Himalaya bölgesine komşu olmasa da, iklim değişikliğinin yol açtığı benzer felaketlerle karşı karşıya. Türkiye'de de buzul gölleri ve ani sel riski taşıyan bölgeler mevcut; Doğu Karadeniz'deki sel felaketleri ve Erciyes, Ağrı gibi dağlardaki buzul erimeleri yakından izlenmeli. Ayrıca Türkiye, iklim finansmanı ve afet yardımları konusunda uluslararası platformlarda aktif rol alarak hem bölgesel hem de küresel dayanıklılığa katkı sağlayabilir. Nepal'e yapılacak yardımlar, Türkiye'nin insani diplomasi ve iklim liderliği imajını güçlendirebilir.