Nepal'de meydana gelen şiddetli sellerde en az 1.429 kişi hayatını kaybederken, 5.640'tan fazla kişi kayboldu. Bu yıkıcı afetin ardından bir hidroelektrik santrali tünelinde mahsur kalan işçi Sanjay Sah, günler süren çalışmaların ardından sağ olarak kurtarıldı. Sah'ın hayatta kalması, ülkedeki felaketin boyutları düşünüldüğünde ender bir umut ışığı oldu.
Afetin Arka Planı ve Kurtarma Çalışmaları
Nepal, son yılların en ölümcül doğal afetlerinden birini yaşadı. Muson yağmurlarının neden olduğu sel ve toprak kaymaları, özellikle ülkenin dağlık bölgelerinde büyük yıkıma yol açtı. Altyapı tesisleri, köprüler ve yollar tahrip oldu; binlerce insan evsiz kaldı. Kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanlara ulaşmak için yoğun çaba harcadı. Ancak olumsuz hava koşulları ve arazinin engebeli olması, çalışmaları güçleştirdi.
Sanjay Sah, bir hidroelektrik santralinin inşaatında çalışırken sel sularının tüneli doldurması sonucu mahsur kaldı. Günlerce karanlık ve soğuk bir ortamda, sınırlı yiyecek ve suyla hayatta kalmayı başardı. Kurtarma ekipleri, tünelin konumunu tespit ederek özel ekipmanlarla ulaşmayı başardı. Sah, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra ailesine kavuştu. Yaşadığı deneyimi 'ikinci bir hayat' olarak tanımlayan Sah, kurtarma ekiplerine minnettarlığını dile getirdi.
Nepal hükümeti, afetin yol açtığı hasarı tespit etmek ve yaraları sarmak için uluslararası yardım çağrısında bulundu. Birçok ülke ve uluslararası kuruluş, arama kurtarma ekipleri ve insani yardım malzemeleri göndererek destek verdi. Ancak kayıp sayısının her geçen gün artması, ülkedeki durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nepal, iklim değişikliğinin etkilerini en şiddetli hisseden ülkelerden biri. Himalaya bölgesindeki buzul erimesi, muson yağışlarının düzensizleşmesi ve aşırı hava olaylarının sıklığı, ülkeyi her yıl daha kırılgan hale getiriyor. Bu afet, Güney Asya'da benzer risklerle karşı karşıya olan diğer ülkeler için de uyarı niteliğinde. Hindistan, Bangladeş ve Pakistan gibi komşu ülkeler, benzer sel felaketleriyle mücadele ediyor.
Uluslararası toplum, iklim değişikliğiyle mücadelede daha etkin adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Gelişmiş ülkelerin, iklim finansmanı konusunda daha fazla sorumluluk alması bekleniyor. Nepal gibi gelişmekte olan ülkeler, altyapılarını iklim dirençli hale getirmek için kaynağa ihtiyaç duyuyor. Bu tür afetler, küresel işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'de yaşanan sel felaketi, Türkiye'nin de sık sık karşılaştığı doğal afet risklerini hatırlatıyor. Türkiye, deprem, sel ve heyelan gibi afetlere karşı hassas bir coğrafyada yer alıyor. Bu tür olaylar, afet yönetimi ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda uluslararası işbirliğinin gerekliliğini gösteriyor. Türkiye, insani yardım ve arama kurtarma kapasitesiyle bölgesel bir aktör olarak öne çıkıyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı göç hareketleri ve güvenlik riskleri, Türkiye'nin dış politikasını da etkiliyor. Nepal'e yapılacak yardımlar, Türkiye'nin yumuşak gücünü artırabilir.