Güney Asya'yı vuran muson yağmurlarının yol açtığı ani sel felaketi, Nepal ile Çin'in Tibet Özerk Bölgesi sınırındaki bölgelerde büyük yıkıma neden oldu. Yetkililerin açıklamalarına göre, Çarşamba günü meydana gelen ani sel ve beraberinde getirdiği toprak kaymaları sonucu en az 170 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi ise hâlâ kayıp. Bölgede kurtarma ekiplerinin ulaşmaya çalıştığı onlarca köy sular altında kalırken, altyapı büyük hasar gördü.
Felaketin boyutu ve kurtarma çalışmaları
Nepal'in başkenti Katmandu'nun yaklaşık 100 kilometre kuzeydoğusunda, Himalayalar'ın eteklerindeki Sindhupalchok bölgesi ve Tibet'in Nyingchi kenti ile Zhangmu kasabası çevresinde etkili olan ani seller, nehir yataklarını aniden taşırarak yerleşim yerlerini sular altında bıraktı. Nepal İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ölü sayısının artabileceği, kayıp kişilerin bulunması için arama kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdüğü belirtildi.
Bölgede görev yapan yerel yetkililer, özellikle kırsal kesimdeki birçok köyün dış dünyayla bağlantısının kesildiğini, yolların ve köprülerin yıkıldığını rapor etti. Himalaya nehirlerinden Bhote Koshi ve Trishuli'nin taşması sonucu bazı hidroelektrik santralleri de zarar gördü. Nepal ordusu ve polisi, helikopterlerle hava desteği sağlayarak mahsur kalanları tahliye etmeye çalışıyor; ancak olumsuz hava koşulları çalışmaları güçleştiriyor.
Çin tarafında ise Tibet’in güneyindeki Zhangmu kasabası, sınır ticaretinin önemli noktalarından biri olmasıyla biliniyor. Çin resmi haber ajansı Xinhua, bölgede en az 45 kişinin öldüğünü, 20'den fazla kişinin kayıp olduğunu duyurdu. Çin yönetimi, bölgeye arama kurtarma ekipleri ve insani yardım malzemeleri gönderdi.
Bölgesel ve küresel boyut: İklim değişikliği ve Himalaya hassasiyeti
Bu yıl Güney Asya'da muson mevsimi normalden çok daha şiddetli geçiyor. Uzmanlar, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle Himalaya bölgesinde ani sel olaylarının sıklığının ve şiddetinin arttığını vurguluyor. Özellikle yüksek dağlık alanlarda, küresel ısınmaya bağlı olarak buzul göllerinin hacminin artması, ani taşkın riskini yükseltiyor. Nepal'in dağlık bölgeleri, tektonik hareketler ve dik yamaçları nedeniyle heyelanlara karşı da son derece hassas.
Bu felaket, bölgedeki iklim değişikliği politikalarını yeniden gündeme getirirken, Nepal ve Çin arasındaki sınır hattının altyapı direncinin artırılması gerekliliğini ortaya koyuyor. Özellikle 2015'teki yıkıcı depremin ardından yeniden inşa edilen bölgede, bu kez seller ulaşım ve iletişim hatlarını büyük ölçüde tahrip etti. Nepal hükümeti, afet yönetimi konusunda uluslararası yardım çağrısında bulundu.
Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, bölgeye acil durum ekipleri sevk ederken, komşu ülkeler Hindistan ve Çin’den de yardım teklifleri geldi. Bilim insanları, bu tür olayların önüne geçmek için erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve bölgesel iş birliğinin artırılması gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Güney Asya'daki bu doğal afetten doğrudan etkilenmemekle birlikte, bölgesel istikrar ve insani yardım bağlamında gelişmeleri yakından izliyor. Türkiye, geçmişte Pakistan ve Bangladeş'teki sellerde olduğu gibi, bu tür felaketlere karşı uluslararası dayanışma çağrılarına destek vererek, arama kurtarma ve insani yardım ekipleri gönderebilir. Ayrıca, Himalaya bölgesindeki buzul gölleri ve iklim değişikliği kaynaklı riskler, Türkiye'nin de içinde olduğu Doğu Akdeniz ve Orta Doğu gibi su kaynakları hassas bölgeler için bir uyarı niteliği taşıyor. Bu felaket, iklim değişikliğine uyum ve afet yönetimi konularında küresel iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.