Nepal'in dağlık bölgelerinde etkili olan şiddetli muson yağışlarının yol açtığı sel ve heyelanlarda, aralarında 2 Singapurlu'nun da bulunduğu 47 kişinin kaybolduğu bildirildi. Bölgede faaliyet gösteren bir yürüyüş (trekking) şirketi, kayıplar arasında 15 Avustralyalı, 10 Kanadalı, 9 Nepal vatandaşı, 8 Amerikalı, 2 İngiliz ve 1 Rus-Amerikan çifte vatandaşının da yer aldığını açıkladı. Yetkililer, hava koşullarının olumsuz olması nedeniyle arama kurtarma çalışmalarının güçlükle yürütüldüğünü, ekiplerin bölgeye sevk edildiğini duyurdu.
Kurtarma Çalışmaları ve Bölgedeki Durum
Kaybolan grubun, Nepal'in popüler yürüyüş rotalarından biri olan Manaslu bölgesinde bulunduğu sırada ani sel ve toprak kaymasıyla karşı karşıya kaldığı tahmin ediliyor. Nepal polisi ve ordu birlikleri, helikopterler ve köpek ekipleriyle arama çalışmalarını sürdürüyor. Ancak bölgede etkili olan yoğun yağış ve sis, helikopter operasyonlarını sekteye uğratıyor.
Trekking şirketi yetkilileri, grupla son iletişimlerinin iki gün önce kurulduğunu ve kayıpların bulunabilmesi için umutlu olduklarını ifade etti. Nepal hükümeti, felaketin ardından bölgeye acil yardım ekipleri gönderirken, turizm sektörü temsilcileri bu tür olayların, ülkenin dağcılık ve doğa yürüyüşü turizmine olan güveni sarsabileceği endişesini dile getirdi.
Yetkililer, muson mevsiminin etkisini artırarak sürdüğü Nepal'de, özellikle dağlık bölgelerdeki köylerde sel ve heyelan riskinin yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Bölgede daha önce de benzer olaylar yaşanmış, 2014 yılında meydana gelen çığ ve fırtına felaketinde çok sayıda turist hayatını kaybetmişti.
Bölgesel ve Küresel Etkileri
Nepal'deki bu felaket, iklim değişikliğinin Himalaya bölgesindeki etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın etkisiyle Himalayalar'daki buzulların eridiğini, bunun da ani sel ve taşkın riskini artırdığını belirtiyor. Bu durum, yalnızca Nepal'i değil, Bhutan ve Hindistan'ın kuzey bölgelerini de tehdit ederken, bölge ülkelerini iklim değişikliğine uyum politikaları geliştirmeye zorluyor.
Öte yandan, kayıplar arasında çok sayıda yabancı turistin bulunması, Nepal'in turizm sektörünü doğrudan etkileyebilecek bir kriz olarak değerlendiriliyor. Nepal ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturan turizm gelirlerinin, bu tür olaylar sonrasında azalabileceği endişesi yaşanıyor. Ülke, doğa turizmi ve dağcılık için dünyanın önde gelen destinasyonlarından biri olarak biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki bu felaket, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir gelişme olmasa da, küresel ölçekte iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini gösteren önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, benzer şekilde sel ve orman yangınları gibi iklim kaynaklı afetlerle mücadele eden bir ülke olarak, bu tür olaylardan dersler çıkarabilir. Ayrıca, bölgede yaşanabilecek insani krizlere karşı Türkiye'nin afet müdahale kapasitesi ve insani yardım tecrübesi, bu tür durumlarda uluslararası iş birliğine katkı sağlayabilir. Nepal'deki arama kurtarma çalışmalarına destek vermek, Türkiye'nin küresel insani diplomasideki rolünü güçlendirebilir.